top of page

KAİNATIN RÜCU SİSTEMİ

  • 13 Tem
  • 8 dakikada okunur

Bu dersimizi kuranımızın nüzul sırasına göre 51. Ayetten 57. Ayete kadar olan Tarık suresinin 11,12,13,14,15,16,17. ayetleri ışığında işlemeye devam edeceğiz.

Rabbimiz Tarık suresinin 11. Ayetinde Bismillah Ves semai zatir rec'i, dönüşlü olan semaya and olsun, buyurmaktadır. Ayetin sonundaki Er reci’i kelimesi Kur'an'ımızda tam 140 defa geçer. Cenabı Hakkın kelimeyi bu kadar çok tekrarlamasından ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Biz şimdi bu 140 ayet içerisinden hayatımıza ait 4 tanesinin önemini birlikte dinleyelim.

Cenabı hak Bismillah Ves semai zatir rec'i ayetinde Yağmur bulutunu tekrar tekrar, döndürüp döndürüp taşıyan buyurmuştur. Rabbimiz yağmuru nereye verecekse oraya sürekli bulutlar gönderiyor.

İkinci anlamı da tekrar tekrar semadan yağmur yağdıran anlamına gelir. Üçüncü olarak ise kullarının rızkını tekrar tekrar veren demektir. Yağmur bereketiyle toraktan sürekli rızık veren semanın ve göğün sahibine hamd olsun. Sema kelimesi kuranımızda arz kelimesiyle içe geçer. Cenabı Hak Kur'an'ımızda tam 381 kez sema kelimesini önümüze koyar. Bu dersimizde bizi daha çok yağmurlar ilgilendirdiği için rücu ettirilen yağmurları işleyeceğiz.

Yağmur kuranımızda el edga, el gays ve el matar olarak geçer. Cenabı Hakk'ın bu yağmurla ilişkili bir esması El gıyas’tır. Peygamber efendimizin yağmur dualarında el gıyas esma-ı şerifi kullandığını görüyoruz. Bu esma imdadımıza yetiş anlamına gelir.

Demek ki bir kişi ülkemiz için yağmur duası yapacaksa Ya Rabbi el ğiyas esma-i şerifenin hürmetine bize bol ve hayırlı yağmur ver, diye dua etmelidir. Yağmur sonucunda ne tür musibetler yaşandığını bildiğimiz için hayırlısını istemek zorundayız.  

Yağmurun Farsça adı barandır. Bahtı baran yağmuru olarak bizler de kullanırız. Biz de kültürümüzde yağmur yerine en çok rahmet kullanırız. Kur'an'ımız rahmet kelimesini 10 yerde teyit eder. Rahmet kelimesinin ruhaniyeti şudur ki; Her yağmur taneciğini bir melek mübarek avuçları ile yeryüzüne indirmesinden dolayıdır. Zaten öyle olmasa kaç kilometre yukarıdan inen bir suyun hızı ve şiddetinin yere düştüğü andaki etkisini hepimiz tahmin edebiliriz.

Yine Kur'an'ımızda üç kez midraran geçer ki bol yağdırılan anlamına gelir. Kaf suresinde de bereket adı tek başına geçer.

         1-Yağmurlar Rızıklarımızın Müsebbibidir

Cenabı Hak Ankebüt suresinin yağmurla ilgili ayetin sonunda; Yağmur yağınca elhamdülillah derler, buyurur. Yani şuurlu Müslümanlar yağmur yağmaya başlayınca elhamdülillah demelidir. Bu ayetin emridir. Hazreti Peygamberimiz bu ayetin tefsiri niteliğinde; Yağmur yağarken yapılan dua asla ret olunmaz buyurarak bizlere yol gösteriyor.

Resulullah efendimizin vefatından sonra Hazreti Ayşe annemizin ümmete talim terbiye yaptığı dönemde Medine’ de kıtlık oldu. Halk Ayşe annemize gelip bize bir yol göster, dediler. Ayşe (ra) annemiz de; Gidin Mescid-i Saadette Peygamberimizin (sav) kabrinin üzerinden semaya bir pencere açın, buyurdu. Onlar da hemen acilen gelip bu durumu tatbik ettiler. Bunun üzerine öyle bir bol yağmur yağdı ki o yıla çatlama yılı ismi verildi. O pencere yeşil kubbenin üzerinde güneydoğu tarafında halen mevcuttur. Kabirlerin yer aldığı hücre-i saadete giren tek ışık orasıdır. Bunun dışında hiçbir kapısı yoktur.

Gelelim ikinci ayete; Cenabı Hak 3 surede Bismillah yerzukukum mines semâi, Sizi semadan rızıklandıran, buyurur.

Mülk suresinde de Bismillah in emseke rizgah, buyurur ki Rabbiniz semadan döndürüp döndürüp verdiği yağmuru tutuverse yani yağdırmasa sizi kim rızıklandıracak? Anlamına gelir.

Şimdi ilk bölümü toparlarsak; Cenabı Hak Munimi Hakikidir. Fatiha suresinde en'amte, derken munimi hakikiyi hatırlıyoruz. Yani Cenabı hak size nimeti ben veriyorum, buyuruyor. Cenabı hakkın verdiği bu nimetler afaki ve enfüsidir. Afaki vücudumuzun dışındaki nimetler, enfüsi de vücudumuzun iç organlarına verilen nimetlerdir. Bunlar Sünnetullah kanunu gereği yolunda bulunma, gayret etme, alın teri dökme neticesinde bize verilir. Önce karar verip bir şeyi istiyoruz ondan sonra da harekete geçip ve kesp yani onu kazanıyoruz.

Yağmur semadan rızıklandırılmadır ama bu rızıklandırılma sadece yağmur değildir. Uzay araçlarını yapan, onları bulan onunla irtibatlı olan insanların tümü oradan yararlanır. Müslüman 1500 yıl önce bu kelimeyi duyduğu zaman yağmurun dışı aklına gelmeyebilir. Ama şimdi bir tek yağmur olmadığını, ikinci bir alanda rızıklandığımızı gözümüzle görür hale geldik. Şu ana kadar dinlediklerimiz rızıklandırmaydı ikinci bir alana geçiyoruz.

2-Güneş ve Ay

Belki bize sıradan gibi geliyor ama güneş ve ay her gün geri döndürülüyor. Güneş geri dönmek için rabbimizden izin ister. Cenabı Hak geri dön buyurduğu anda o tekrar döner. Bunu bize Resulullah efendimiz öğretiyor. Bütün bu sistemin mükemmel şekilde işleyişi, tekrar tekrar rücu etmesi, ikinci anlamı ifade ediyor.

3-İstirca

İstirca; vefat eden bir kişi için ailesine başsağlığı dilerken Bismillah inna lillahi ve inna ileyhi raciun deriz. Ayetin sonundaki raciun rücudan gelir. Cenaze yakınlarına üzülmeye gerek yok, hepimiz oradan geldik ve oraya döneceğiz, demiş oluyoruz. İnsanlar ve cinniler olarak buraya asli vatanımızdan geldik. Burada misafiriz. Verilen süre dolduğunda asli vatanımıza geri döneceğiz.

Hazreti Peygamberimizin bu ayet ile ilgili olarak; Göz yaşarır, kalp hüzünlenir, buyuruyor. Bilinçli Müslümanın ağzından Rabbimizin razı olacağı sözler çıkar. Ona asilik içeren sözler çıkmaz. Öyle ağıtlar yakmak, ağıtçı tutmak vs kesinlikle doğru değildir. Kalbin hüzünlenmesi, gözün yaş indirmesi nimettir. Hatta gözyaşı sadece manevi değil zahiri bir nimettir. Çünkü gözden yaş akması gözdeki iltihapları dışarı akıtır ve göz sağlığını daha da aktif hale getirir.

4-Ricat

Cenabı Hak Talak konusunu ayetler ile açıklamıştır. Bu konuya fıkhi açıdan bakarsak Talak düğümlenmiş ipin çözülmesi anlamına gelir. Rabbimiz boşanma hukukunu 14 tane ayetle önümüze koyar. Nikah eşleri her biri bir nimet olan üç bağ ile birbirine bağlar. 

Rabbimiz Bakara suresinin 228. Ayetinde bismillah Vel mutallakatu yeterabbasne bi enfusihinne selasete kuruin, ve la yahıllu lehunne en yektumne ma halakallahu fi erhamihinne in kunne yu'minne billahi vel yevmil ahır, ve buuletuhunne ehakku bi reddihinne fi zalike in eradu ıslaha, ve lehunne mislullezi aleyhinne bil ma'ruf, ve lir ricali aleyhinne dereceh, vallahu azizun hakim, buyurarak bu konuyu detaylıca açıklamıştır.

Ayete göre bu üç bağdan birincisi çözüldüğünde geri dönülebilir.  İkincide de dönülebilir ama üçüncüde artık dönüş yolu kapalıdır. Geri dönüldüğünde çözülmüş olan düğümler tekrar geri gelmez. Çözülmemiş olan diğer bağ ile devam edilir. Yani geri dönüş halinde o birinci bağ yeniden bağlanmaz. Bir kadınla ömür boyu üç düğümden fazla olmaz. 

Bunun adına rici’i boşanma denir. Geri dönme anlamına gelir. Bu dönmede yeniden nikah yapmaya gerek yoktur. Sadece bereket olsun diye yapılabilir.

Bir de bain talak vardır ki üç talağın üçü de kopmuş artık aralarında birleşme imkanı kalmamış demektir. 

Tecdidi-İ İman ve Tecdid-İ Nikah

Ricatta nikah bağı kopar. Tecditte ise din bağı kopar. İkisinin bağı ayrıdır. Yani evliliğin temelinde bir din bağı bir de nikah bağı vardır.  Müslüman ancak Müslüman biriyle evlenebilir. Cenabı Hak müslümanın gayrimüslimle evlenmesini yasaklamıştır. Erkek veya kadın küfür sözü söylediğinde din bağı kopar ama nikah bağı kopmaz. Din bağı koptuğu için de tecdid-i nikah yani yenileme gerekir. Çünkü eşlerden birisi bu küfür nedeniyle Müslümanlıktan çıkmış olur. Tecdid-i nikah ve tecdid-i iman ile o bağı güçlendirip yeniden yerine oturtuyoruz ki işte nikah tazelemenin anlamı budur. Günlük hayatta ne zaman hangi sözümüz küfre gittiğini bilemediğimiz için en az 4 ayda bir cami imamına gidip şahitler huzurunda eşimizden de vekalet alarak Tecdid-i nikah ve tecdid-i imanı yapmamız gerekir.

Rol İcabı Yapılan Nikahın Hükmü Nedir? 

Yukarıda hadis-i şerifimize göre bu kıyılan nikah geçerlidir. O zaman şuurlu Müslüman hassasiyet göstererek sahnenin çekimi bittikten sonra oradakilerin yanında ben seni boşuyorum sözünü kullanması gerekir.

Tenasüh (Reankarnasyon) İnancı

Şia'nın doğduğu zamandan beri devam eden bizim ülkemizde de rüzgarının etkisi görülen rücu dediğimiz geri dönüş inancıdır. Onlara göre bir kişi öldükten sonra onun ruhu yeni bir bedende, yeni bir kalıpla dünyaya tekrar döner. Buna azıcık meyletmek bile küfürdür. Çünkü bu Cenabı Hak ruhu yaratamıyor ve ruhları döndürüp döndürüp dünyaya geri gönderiyor diye Rsbbimize acziyet ifade etmektir. Halbuki bütün ruhlar insan, hayvanat, haşerat, cin, melaike, daha bu kainat yokken yaratılmıştır. Ruhlar hep vardı ve asli vatanda bekliyordu. Şimdi oradan gelip ömrü bitince geri dönüyor. Gelmeden önce loş ışıklı makamda iken geri döndükten sonra kırmızı, siyah ya da güneş yıldız gibi parlak olur. Kur’anımızda ölen kişinin geri dönemeyeceğini ifade eden 6 tane ayet vardır. Buna inanmış bir insan bu 6 ayeti inkar etmiş olur. 

Yeryüzüne inen 52. Ayet (Tarık/12)

Bismillah Vel ardı zatis sad, Yarılan yeryüzüne ant olsun, buyurur. Cenabı Hak geldiğinde yarılan toprağa yemin ediyor. Çatlama müsaadesi verilmese yerin altındaki minnacık yaprak o toprağı yarıp yukarı nasıl çıkacak? Biz neyle rızıklanırız? Cenabı Hak arzın sahibi benim, o bitkilerin arzı yarıp çıkmasına ben izin veriyorum, buyuruyor. 

Yukarıdan da inen yağmur bereketi ile bitkiler buluştuğu zaman bize rızık vermek için toprağın içinden kendini gösteriyor. Bir insanın aklını durduracak bir olayken biz sıradan sanki çok basit bir şeymiş gibi geliyor. Ama ayet-i celilede yemin halini gördüğümüz zaman öyle olmadığının farkına varıyoruz. 

Bir ailedeki babayı güneşe ve yağmura Anayı toprağa bizlere lütfu ile verdiği evladı da o arzın aralarını yarıp çıkan bitkilere benzetelim. Yağan yağmur bitkiye nasıl can suyu olduysa insan ruhuna da can suyudur. Çünkü ruhumuz oradan gelen nimetleri yiyerek enerji elde eder. Ruhumuzun asli vatandan gelip bedenimize girmesini toprağa giren yağmur damlaları gibidir. Toprağın inşikakı ile bedenimizin inşikakı aynıdır. Sadece arzda ruh yoktur. Cenab-ı Hakkın bu kudretullah'ını Hazreti Peygamberimiz bize şöyle ifade buyuruyor. Allah'ın izni ile yer yarılır ve içindeki bütün bitkileri dışa fışkırtır. 

Yeryüzüne inen 53. Ayet (Tarık/13)

Bismillah İnnehu le kavlun fasl,  O Kur'an ki hak ile batılı ayırt eden kati bir sözdür, buyuruyor.

Cenabı Hak buraya kadar hiç ibadet emretmiyor. Hep kendi kudretullah'ını anlatıyor. Yani insanın ezbere taklidi bir iman etmesini değil derin tefekkürle hakiki iman etmesini istiyor. Kur'an her ayetiyle insanların problemlerine adaletli bir hükümdür. Hak ile batılı ayırt eden kelamdır. Furkan suresinde bu ayetin derinliğini anlatır. Furkan kelimesi Kur'an'ımızda dört kez geçer. Faruk ismi de aynı kökten gelir. Tecellisi Hazreti Ömer efendimizde görülmüş ve ona Faruk denilmiştir.

Hazreti Peygamberimiz Kur'an'ımız hakkında Kur'an ne kadar çok tekrarlanırsa tekrarlansın bıkkınlık vermez, buyuruyor. Yeter ki kalpte birazcık iman nuru olsun. Kur’an okurken belli bir yerden sonra artık yeter dememize gerek yoktur. Yeter olsun diye gönlümüzde durum oluşur. O bıkkınlık kelimesinin sırrı orada tahakkuk eder. Bıkkınlık olmasın diye yeter der. Kaldığınız yerinizi işaretleyin. Kapatın, zorlamayın.

Yeryüzüne inen 54. Ayet (Tarık/14)

Bismillah Ve ma huve bil hezl, O Kur'an boş ve anlamsız sıradan bir söz değildir. Her harfinde bir hikmet vardır. Cenabı Hakk'ın tecellisi vardır. Hiç usanmamamız da bundan dolayıdır. 

Eğer bir kişi Kur'an'ımızla eğlenirse, alay ederse, tef çalarak o tefin ritmi eşliğinde okumaya kalkarsa haşa küfre düşer. Onu hezl denilen bir noktaya sürüklemiş olur. Ve o noktaya kendi eliyle düşmüş olur.

Yeryüzüne inen 55. Ayet (Tarık/15)

Bismillah İnnehum yekidune keyda. Kur'an'ı engellemek için tuzak üstüne tuzak kuracaklar, buyuruyor. Keyd kelimesi tuzak anlamına gelir ve Kur'an'ımızda 35 kez geçer. Bir de Mekr geçer ki keyd ile eş anlamlıdır. Kişi kendini güvende gördüğü bir anda kendi iradesiyle o boşluğa düşüp helaka gidebilir. Bu nefsin inadından kaynaklanır. Nefsinin ahirette yanacağını dikkate almayıp nefsine acımayan zalimleri anlatır. 

Bu İslam düşmanları Kur'an'ımıza iftira atarlar. ki Mustafa Asım Köksel hoca Efendi İtalyan tarihçisi Keyatani isimli bir müşriğe cevap olsun diye o devasa İslam tarihini yazmıştır. Keyateni gibi müşrikler Müslüman gibi görünüp İslam dininin bütün detaylarını inceleyerek kendilerince açık bulmaya çalışırlar. Bunu da devlet desteğiyle yaparlar. 

Başta İsveç, Danimarka ve Hollanda'da devletin polisinin koruması altında Kur'an yaktılar. Ve bu tür şeyleri genelde Ramazan ayında yaparlar. Filistin'deki olaylar başladığından beri en az 100.000 kişi katlettiler. Bu batı ülkeleri İsrail'i telin etmedikleri gibi protesto etmeye kalkan bir avuç vicdanlılara da izin vermeyerek üzerlerinde mobbing uyguladılar. Üniversite hocalarını üniversitelerden attılar. Buna dayanamayan bir iki Amerika askeri kendini yaktı ve yanarak öldü. 

Eski bakanlarımızdan Fatih Dönmez 6 Ocak 2023'te bir canlı yayında anlattı. Karadeniz'deki filos gazı yeni çıkarılmaya başlanmıştı. Onun için Avrupa'da mühendisler getirildi. O mühendislerin ailelerine kendi ülkelerinde baskı uygulandı. Türkiye ile irtibatını kesmeleri ve geri dönmeleri istendi. O yakınlarınıza söyleyin orada çalışmasınlar yoksa biz sizin burada birçok haklarınızı yok edeceğiz diye tehdit ettiler. Bunlar da işin içinden çıkamayıp ailelerini gezdirmeye getirir gibi getirdiler ve ülkemize iltica ettiler. Biz de onların ilticasını kabul edip vatandaşlık hakkı verdik, dedi. 

Yeryüzüne inen 56. Ayet (Tarık/16)

Bismillah Ve ekidu keyda, onların bütün bu tuzaklarını boşa çıkaracağız, buyuruyor. Yani zalimlere verdiğimiz ömür bittiği gün bu yaptıklarının mislini ödeteceğiz. Cenabı hak kainat yaratılmadan önce herkese ömür vermiştir. Hepimizin ömrü bellidir.Cenabı hak hükmü onayladığı için verdiği ömrü geri almıyor.  Zulümde, zalimlikte, gaddarlıkta ne kadar ileri gitseler dahi onu geri almıyor. Verilen süre bitince onlara keyitlerinin, mekırlerinin, tuzaklarınının bedelini ahirette ödeteceğiz, buyuruyor.

Kur'an'ımızda 10 yerde bismillah Ve mekeru ve mekara Allahu vallahu hayrul mekerin, halkı aldatmak için dini duygularını ve değerlerini istismara kalkışan zalim güçlerin tuzaklarını kendi başlarına saracaktır. Kafirlerin hileleri ve düzenleri mutlaka boşa çıkacaktır, buyurur. Yani Cenab-ı Hak biz onlara tuzak kurmuyoruz. Onlar kendi elleriyle kendi sonlarını hazırlıyorlar, buyuruyor. 

Yeryüzüne inen 57. Ayet (Tarık/17)

Bismillah Fe mehhilil kafirine emhilhum ruveyda, onları kendi hallerine bırak, o verilen ömürlerini tamamlasınlar, hesap üzerimizedir, buyuruyor. Cenabı Hak size desteğimiz gelecek. Bir gün bu zulüm bitecek, diyor.

Cenabı hak Lokman suresinde de Bismillah Numettiuhum kalilen summe nadtarruhum ila azabin galiz. biz onları dünyada belli bir süre bir nimetle faydalandırırız. Sonra ağır bir azaba maruz bırakırız. Onların refahı adım adım verilecek cezaya gider, buyuruyor. 

Rabbimiz bizi nefsimize, ailemize, mümin kardeşlerimize, ülkemize zulmeden zalimlerden eylemesin. 

Amin. Amin. Amin. El fatiha. 

 

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

  • YouTube
  • Facebook
  • Instagram

©2022, ELAZIĞ AZİZ MAHMUD HÜDAYİ DERNEĞİ tarafından  kurulmuştur.

bottom of page