top of page

ÖMRÜ UZATAN AMELLER


ÖMRÜMÜZÜ NELER UZATIR?

Bize emanet edilen ve tasarrufu bize bırakılan Hayatı rahimi yaşadık, hayatı şehadeti yaşıyoruz Ve Hayatı berzahı da yaşayacağız. Her daim farkında olmamız gereken 24 saat kesintisiz hayatın ikazları vardır. Üzerimize kesintisiz musibet yağmurları yağar. Kalplerimize, nefislerimize, bedenlerimize ve yaşamımıza isabet eder. Musibetlerin bu damlalarını kimileri müspet olarak hazmederler. Kimileri karamsar ve kötümser olarak hazmederler. Kimileri de şuursuzca hazmederler. İlk gruptakiler imtihan olarak düşünürler ve firasetlice derslerini alırlar. Taşlaşmış kalpleri yontulur. Demirleşmiş kalpleri dövülür. Çiğ, ham ve gafil kalmış kalpleri pişirilir. Hamd ve şükrederler. İkinci gruptakiler fitneye düşer, isyan ederler, cahil ve ahmak oldukları için ders alamazlar ve batağa saplanırlar. Üçüncü gruptakiler ise fitne de olduklarını dahi anlayamazlar. Ne yapılması gerektiğini dahi bilemezler. Cehaletin ahmaklığın ve etkiye kapılmanın bedelini oradan oraya yuvarlanıp durmakla öderler.

1-Ana babaya itaat

Geçen haftaki sohbetimizde ömür çeşitlerini ömrün nasıl uzadığını? Ömrümüzün uzatılmasının ilk sebebinin ana babaya itaat etmek olduğunu öğrenmiştik. Kısaca tekrar bu 1. Maddeye değinelim ki kopukluk olmasın. Hazreti peygamberimiz (sav.) buyuruyor ki Ana ve babaya iyilik etmek ömrü uzatır. Ana ve babamıza arif hane bir yaklaşımla dua ederken ne demesi gerektiğini öğretmeliyiz. Onlar ilimsiz yetiştikleri için alışılmışlıkla dünyevi kazançlar için dua ederler. Bizim istediğimiz şekilde dua etmeyi arif hane onlara verelim. Asla beddualarını almayalım. Onlara bir hizmet yaptıktan sonra Ya Rabbi yattığım hizmetimi kabulü ile hizmetimin hürmetine ömrümü hayırlı, uzun ve sağlıklı eyle diye mutlaka dua edelim. Yoksa talep olmadan ömür asla uzatılmaz. İşte bu talep ömrü uzatan tüm amellerde yapılacak. Cenabı hak kendine minnet etmeyenin ömrünü uzatmaz. Çoğumuz anne baba olduk. Kendi çocuklarımızın hepsine asi olsa dahi dua etmeliyiz Birine dua eder birine etmezsek adil olamayız, zalim oluruz. Zalim kişinin sevdiği çocuğuna yaptığı duası zaten geçersiz olur. Bizim her gün bir dua saatimiz olmalı bunu hiç aksatmadan yapmalıyız. Çocuklarımızın hepsine ömürlerinin hayırlı, uzun ve sağlıklı -bu 3 kelime çok önemli-olmasına mutlaka ve mutlaka dua edelim. Ana babaya emanet edilen çocuğa ömrü içerisindeki ilk vazifemiz budur.

2-Silayı Rahim Yapmak

Ömrümüzü uzatan 2. madde sılayı rahim yapmaktır. Peygamberimiz (sav.) buyurdu ki, kimin ömrünün uzatılması kendini sevindirirse sılayı rahimi yapsın. Sılayı rahim yapılması vacip olan akrabalar kimlerdir? Bu arada buradaki vacip hükmü farz anlamındadır. Namaz içindeki vacipler gibi değil bu itikâdi vaciptir. Ayetlerimizin tefsirlerinden çıkan hüküm ki bizim ilmihâllerdeki bildiğimiz farz niteliğinde olan vaciplerdendir. Biz hangi akrabaları arayıp sorma ve sılayı rahim yapmalıyız? Ana ve baba, Dedemiz ve yukarısı, Ninemiz ve yukarısı, Kendi evlatlarımız ve torunlarımız, Ana ve baba tarafından evlenilmesi caiz olmayan yakınlarımız. Hala, teyze, ,amca ve dayılarımız. Peygamber efendimiz buyururlar ki; Teyze anne yerindedir. Kişinin amcası da babası yerindedir. Amcanın, halanın dayının ve teyzenin çocuklarına yönelik bir sorumluluğumuz yoktur.

Ne yaparsak görevimizi yapmış yani sılayı rahim yapmış oluruz dersek; Onlarla telefonla konuşmak veya selam göndermek veya gidip sılada bulunmak yeterli oluyor. Bunu yaptık diye ömrümüz hemen uzamaz duamızı edeceğiz rabbimizden talep edeceğiz. Ya Rabbi ziyaretimin hürmetine ömrümü hayırlı, uzun ve sağlıklı eyle diye dua eder o duamızı da rabbimiz kabul ederse işte öyle uzar.

3-Sadaka Vermek

Sadaka vermek ömrümüzü uzatır. Bu konuda peygamberimizin iki uyarısıyla başlıyoruz. 1- Sadaka ömürlerinizi uzatır. 2-Hazret i Abdullah bin Ömer anlatır ki, Efendimiz (sav.) buyurdular ki; Sadaka ömrünüzün uzamasına vesile olur. Öyleyse diyelim ki komada bir hastamız var. Önce çok gizli bir sadaka vereceğiz. Öyle gidip de bir yerlerde bizim hastamız var, dua edin diye efendim medyatik dualarla medyatik isteklerle olmaz. Cenabı hak onu bizim yüzümüze çarpar. Peygamberimiz buyuruyor ki; Sadaka verin hastalarımızı sadaka ile tedavi edin. Muhakkak ki sadaka gelen arazlar, marazlı hastalıkları geri çevirir. Gizlice sadaka verdiğimiz kişiye diyeceğiz ki bizim şöyle bir hastamız var. Bunun ömrünün hayırlı, uzun ve sağlıklı olması için dua eder misin diye yazıp eline vereceğiz. Önce ömrünün hayırlı olması, uzun olması ondan sonra sağlıklı olması için dua edilir. Biz ne yapıyoruz hastamıza şifa diye dua ediyoruz. Ömrü uzun olmadığı için şifa bulur belki birkaç gün sonra birkaç ay sonra ölür. O yüzden hayırlı ve uzun olması için öncelikli dua edeceğiz sonra şifa diyeceğiz. Sadaka verdiğimiz kişinin gıyaben dua yaptığını kabul edip onun dua yapmış olduğu zamanı tahmin ederek arkadaşlar. Bizde Ya Rabbi sadaka verdiğim kişinin duasının kabul eyle diye tekrar onun duasını teyit ederiz. Onun duası eğer kabul edilirse hastamızın ömrü de uzar o hastalıktan da şifa bulur.

4- El Birr

El birr kuranı kerimde bu kelime 32 yerde geçer. 32 değişik alanda bizi bilgilendirir. Peygamberimiz bu 32 âyeti tefsir sadedinde buyurur ki; Ömrü ancak birr uzatır. Bu birr nedir 32 ayette Rabbimiz ne anlatmaya çalışıyor? Biz onlardan şöyle hepsini gözden geçirdik. 12 madde şeklinde gruplama yapabildik. 1. Anlamı iyilik 2.Anlamı Maruf bunu bazen işte emri maruf şeklinde duyarız. Sallallahu aleyhi ve sellem buyururlar ki; Maruf iyiliktir, yapılan bütün iyilikler ise birer sadakadır. 3. Anlamı Hasenat, 4.Anlamı Ahsen,5. Anlamı İhsan, 6.Anlamı Doğruluk, 7-.Anlamı Güzel huy, 8.Anlamı Akrabalık bağını gözetme 9.Anlamı Cenabı hakka itaat. Bizim burada kusurumuz ve eksiğimiz çok fazla. Farz olduğunu ve sorumlu olduğumuzu idrak ettiğimiz halde yapmadığımız görevlerimizden Cenabı Hakka itaat etmiyoruz. Bundan dolayı da bu el birr kapsamında olamıyoruz. 10. Anlamı taat, saygılı davranışlar demektir. Kalbimizden geçirip insanlara saygıyla yaptığımız her davranış taat kapsamına giriyor. 11. Anlamı karşımıza çıkan her şeyi iyi niyetle taata ve ibadete çevirme. Yine Hazreti Ebâ Zer radiyallahu anh peygamberimizden bizi aydınlatma sadedinde buyururlar ki, Yaptığınız her tesbihat bir sadakadır. Her hamd etmeniz bir sadakadır, iyiliği emretmeniz sadakadır. Kötülükten alı koymanız sadakadır.Her bir müslümanın eşi ile beraber olması sadakadır. İşte bu kadar iyi niyetle dünyevi olan yaşamımızın her bir adımını taata çeviriyoruz. 12. Anlamı ise takvadır. Bütün şerleri terk edip bir daha yapılmamasına takva denir. Bu 12 maddeden hangisini işleye bildik isek hemen ardından ya Rabbi nasip eylediğin el birr nimetinin hürmetine ömrümü hayırlı, uzun ve sağlıklı eyle diye talep edeceğiz.

5. Kerem, Cut, İsâr ve Sehavet Ehli Olmak.

Hazreti Amr (ra.) efendimiz den buyururlar ki; Müslümanın infak, ihsan, sehavet ve hayrı ömrünü tezzit eder (uzatır). Sui hatimeden (kötü sondan) muhafaza eder. Allah (cc.) onlarla yani verdiğimiz infak, ihsan sahaet ve hayırla bizim kibir ve övünmemizi giderir. Demek ki insan nefsinde ki kibirden ve övünmeden kurtulmanın tek çaresi, infak etmek, ihsan etmek, sahavet yapmak, hayır yapmaktır. Bunlar bizim kibrimizi de övünme, ucb dediğimiz kendimizi beğenmeyi de izale ediyor, yıkıyor.

Diğer hadisi şerifte ise Allahu teala tayyiptir, güzel ve hoş olanı sever. Temizdir, temizliği sever. Kerimdir, keremi sever. Cevattır, cömertliği, cuud ve sehayı sever. Burada geçen el Vacid (cc.) esmai şerifi Allahu teâlâ her şeyden müstağni bütün yarattıkları ise ona muhtaç anlamına gelir. El vacid esmasından seven anlamına gelen vecd diye duyduğumuz bir kelime çıkar. Cenabı hak bir kulunu sevdiğini bu esması ile tezahür ettirir. Onun lütfu keremini ve bağışlamasına sığınarak üzerimizdeki sevgisinden vücudumuza donattığı güzellikleri paylaşırız. Yukarda geçen şu 3 kelimeye sehavet, cuut, ishar. Bunlar üçü ayrı ayrı anlamlardadır. Sehavet, elimizdeki malın bir kısmını başkasıyla paylaşma cömertliğine denir. Cuut, Malımızın çoğunu dağıtıp az miktarını bırakmanın adıdır. İşar ise kendine gerekli olan şeyin bütün zarar ve sıkıntılarına katlanıp kullanma hakkını başkasına tercih ederek onun tamamını başkalarının istifadesine sunmaktır. Bu cömertliği ancak peygamberler başarabilir.

Rabbimiz, İnfitar suresinin 6. ayetinde kendisinin kerim olduğunu ifade eder. İşte bu ayetten esinlenerek peygamberimize Resuli Ekrem diye ifade ederiz. Ekrem, işte bu cömertliğin rabbimizden peygamberimize tecelli etmesinden ekrem sıfatı adeta onunla özdeşleşmiştir. Bizlerde çocuklarımızın adını Kerim, Cevat, Cevdet, Ekrem koyarak Cenabı hakkın sehavet ve ihsanını, insan fıtratına, karakterine etkisini görebiliriz. Her ismi bilerek anlamına göre koyduğumuz zaman karakterine büyük etkisi olacaktır. Bizler sehavetimizi yapabiliriz belki ancak cuut ve isardan bahsedemeyiz. Çünkü biz sahaveti başarırsak yeter.

Kuranımızda buna dair bazı ilkeler getiriyor. Haşır suresinin 9. ayetinde bu yardımı seve seve yapmamızı ifade ediyor. İnsan suresinin 8-9-10. âyetinde ise bu yardımlara mukabil yardım ettiğimiz kişilerden hizmet, mükafat, övgü ve teşekkür gibi herhangi bir maddi manevi karşılık beklememiz gerekiyor. Yani ne yapsak Allah için olacak.

Cenabı hak Bakara suresinin 261-265. ayetler arasındaki 4 ayette de. Bu yardımları yaparken gösteriş yapmayıp yardım ettiğimiz kişiyi rencide etmeden vermemiz gerektiğini ifade ediyor. Yine hem bakara suresi 267. Hem de Ali imran suresi 92. ayetinde yardım olarak sehavet ettiğimiz o malın evimizde gözümüzden çıkardığımız değersiz olan bir maldan değil En değerli malımızdan verilmesi gerektiğini ifade ediyor. Yine Haşır suresi 5. Hadid suresi 11-18, Maide suresi 13. Ayetlerinde de bu yardımın içimizden gelerek yapılması yani birinden utanarak etki altında kalarak ya da başkalarının teşvikleriyle onlardan geri kalmayayım. Benim de adım duyulsun. Ticaretime etki yapsın gibi değil içinden ve gönlünden gelerek yapılmasını ifade ediyor. Ve son olarak Leyl suresi 17- 20. ayet arası insan kalbine ancak bu sehavet ve cömertlikle temizlenebildiğini buyruluyor.

El birrin anlamlarından sonra birde hayır var, iyilikle hayır farklı şeyler Mali yardımlarımıza hayır diyoruz. Böyle bir hayır yaptık, Bu el birrin bütün maddelerini uyguladık. Katkı yaptığımız kişiden mütevazice bir dua isteyeceğiz. O kadar mütevazice olacak ki Sehavet ettiğimiz malın onun üzerindeki etkisini kullanarak değil, sanki bir dilenci tavrı gibi bir dilenci edasıyla dua isteyip onun duasının ardından da ya Rabbi şu garibanın yaptığı duanın hürmetine deyip biz de sehavetimizin hürmetine ömrümüzün hayırlı uzun ve sağlıklı olmasını rabbimizden talep edeceğiz.

6. Yalan Söylememek

Peygamberimiz buyuruyor ki Yalan rızıkları eksiltir ve noksanlaştırır. Öyle yalanlar var ki söylendiğinde öyle acılara sebep olur ki, Yuvaları dağıtır. Ölümlere sebep olur. Namusları tarumar eder. Bunun neticesinde yalan söyleyen kişiye yuvası dağılan, namusu tarumar olan, acıları yaşayan kişiler haliyle beddua edecek. Bu bedduayı da Cenabı hakkın kabul ettiğini düşünelim. Bu kişinin ömrü fitneye döner bu fitne yalancının ömrünü kısaltır. Veya rızkını bereketsizleştirir. Yalancı 3 yerden zarar görür; Hayatı fitneye döner, Ömrü kısalır, rızkı bereketsizleşir.

Yalanın tam zıttı olan doğruluk ise ömrümüzü uzatır. Eğer doğruluk bizim karakterimiz olursa. Bize adil olma adaletli olma bereketi verilirse. Biz mazlumun yanında yer alırsak bunun sonunda da Ya Rabbi adil olup zulmün karşısında durmamın hürmetine, mazlumun duasının hürmetine ömrümü hayırlı, uzun ve sağlıklı eyle diye dua ettiğimizde Rabbimiz duamızı kabul ederse ömrümüz uzamış olur. Hadisi şerifin derinliğindeki feraset bu.

Müslüman ülkesini savunuyor, şehit oluyor. Kâfir de ülkesini savunuyor, o niye şehit olmuyor?

Müslüman ülkesini savundu veya bir yeri fethetti. Orada 3 tane nitelik ortaya çıkıyor.1-Mazlumu korumak yerdeki mazlumu korumak, 2-O ülkede adaleti ikame etmek. 3- Ve hakkı hâkim kılmak. İşte biz bilmediğimiz bu 3 unsuru 3 şerefi üzerimizde taşıdığımız için şehit oluyoruz.

7-Günah İşlememek

Yine peygamberimiz buyurur ki Bir adam işlediği günah yüzünden rızkından mahrum kalır. 11 hadisi şerifte geçen bu konu ömrünüzün uzamasına nasıl isabet edecek? Günah 3 türlüdür.1-Rabbimize karşı işlediğimiz günahlar var. 2-Kullar olarak birbirimize karşı işlediğimiz günahlar var. 3- Mahlukata karşı işlediğimiz günahlar var. Demek ki rabbimize karşı işlediğimiz günahlar nefsimizle ilgilidir. Kullar olarak birbirimize dönük işlediğimiz günahlara rabbimiz dahi helalleşmeden bizi affetmiyor. 3- En ağır da mahlukata karşı işlediğimiz günahlardır. Çünkü mahlukat ile bir hayvanat ile helalleşmek çok zordur. Onlarla hiçbir ortak noktamız yok. Ne onun üzerine günah verebiliriz ne onun bir sevabını alabiliriz. İkinci ve üçüncü maddedekiler öyle acılara sebep olur ki işlediğimiz günahlar, insanların, cinlilerin ve hayvanatın bedduasını alırız. Hayvanat vücut dili ile beddua eder, diğerleri de normal bildiğimiz lisanı talakat ile beddua eder. Cenabı hak bu bedduayı kabul ederse o kişinin ömrü kısalır. Ömrü bereketsizleştirir ve rızkı illetlendirir. Cenabı hak verdiği rızkı almaz ama illetlendirir. Halk arasında işte bu yıl poyraz çıktı kayısıları yaktı. Bu illettir, günahlarımız yüzünden olur. Sel felaketi oldu, her şeyi aldı götürdü, günahlarımızın yüzünden olur. Gibi örnekleri çoğaltabiliriz.

Ömrümüzü uzatılma olayında burada nasıl yararlanacağız?

Nefsimize gücümüz yetmez. Rabbimize karşı hepimiz günah işleriz. Peygamberler dışında günah işlemeyen insan yoktur. Ancak bu işlediğimiz günah rabbimize karşı yani yukarıdaki 1. maddede olan gruptan ise gözyaşı dökeriz, af dileriz. 2. grup kullara veya 3. grup mahluka da dönük ise Bunlardan rabbimize sığınmalıyız. Yoksa insan nefsi öyle bir nefistir ki bizi gözümüz bakarak onun günah olduğunu bilerek bize onu işletir, gücümüz yetmez. Bütün bu gayretler yani nefsimizi o günahlara karşı koruma çabası cihadı ekberdir. Böyle günahlardan rabbimiz bizi koruduğu zaman önce cihadı ekberin hürmetine hamd ederiz. Ömrümü hayırlı uzun ve sağlıklı eyle ittikalı eyle diye dua ederiz. İttika yani Hazreti Yusuf (as.) gibi her nefsin tahammül edemeyeceği günahı işlemekten rabbimizin muhafazası ile korumasına ittika denir. Onu günahtan uzak durmanın ittikası götürdü bir devletin başında sultan eyledi.

8- Dua Ehli Olmak

Yine Resulullah efendimiz buyurur ki, Dua kazayı ve belâyı reddeder ve önler. Diğer hadisi şerifte de duadan başka hiçbir şey kaderi geri döndürmez. Bu adi şerifler tam 14 hadis kitabında geçer. Şimdi yukarıda biz 7 maddenin sonunda dua anahtarını kullanmamız gerektiğini ve o dua anahtarı ile ömrümüzün hayırlı olması, uzun olması için talep etmemiz gerektiğini işledik. Şimdi bu dua kapısı burada öyle bir belirgin hale geldi ki gerek doğal kapısı diyelim gerek imdat kapısı diyelim. Kadere karşı bütün kapılar kapanırken tek açık kapı imdat kapısı dediğimiz dua kapısıdır. Biz bu kapıyı kullandığımızda diyelim ki kaderimizde şu bardak bizim başımıza düşecek olarak muallakı hükmü kaza dediğimiz şekilde yazılı olduğu halde öyle bir dua ile iltica ettik ki, bu bardak başımıza düşmez. Hadisi Şerifte Kadere Karşı Koyar, o kaderi durdurur denilen dua sayesinde bu bardak gene düşer ama başımıza değil ya önümüze düşer ya ardımıza düşer. Öyleyse biz bu dua anahtarını imdat kapısını şu 10 alandan özellikle aklımızda tutup tevessül ederek onu hep lehimize çevirelim. 1- Kelamullahı tevessül ederek dua edelim. 2-Kur anımızı tevessül ederek dua edelim. 3-Esmai hüsnayı tevessül edelim. 3- İsmi azamı şerifi tevessül edelim. 4-Cuma gününü hassaten o gün imamın hutbeye çıkmak için adım attığı andan aşağı yukarı ikindiye kadar olan vakit içerisinde onun hürmetine onu tevessül ederek. 5-Ramazan ayının hürmetine 6-Kadir gecesi hürmetine onu tevessül ederek. 7- Peygamberlerin tümünü tevessül edebiliriz. 8- Verileri tevessül ederiz. 9- Mübarek mekânları tevessül ederiz. 10-Yağmur ve kar yağdığı anı tevessül ederek dua etmeliyiz. Ayrıca her gün ister sabah namazına uyandığımızda ister gece teheccüd için uyandığımızda ister sabah işine gitmek için uyandığımızda mutlaka Ya Rabbi bugün bana, aile efradıma ömrümüzü iade ettin diye şükretmeliyiz. Kamer suresinin 35.âyetinde Rabbimiz buna işaret buyurarak Esteuzibillah, Şükredenleri biz böyle mükâfatlandırırız. Yani bir sonraki günün ömrü daha hayırlı verilir, daha bereketli verilir. Biz her sabah kalkıp uyandık sanıyoruz. aslında uyanmadık bize ömür verildi. Her gün bunları vesile ederek ya Rabbi ömrümün hayırlı, uzun ve sağlıklı eyle diye dua etmeliyiz. Hazreti peygamberimiz bize israiloğullarında yaşanmış bir olayı anlatarak bu konuda bizi aydınlatıyor. Yakub aleyhisselamla başlayıp İsa aleyhisselama kadar devam eden dünya milletleri içinde en uzun ömür verilen millettir. İsrailoğulları en çok peygamber gönderilen millettir. Onun için onlardaki kıssa çok fazladır. Peygamberimizin anlatacakları bu menkibe imam suyuti hazretlerinin tefsirinde geçiyor. Kardeş olan komşu iki devlet başkanından birisi çok adil, diğeri çok zalimdi. O günün peygamberine rabbimiz vahyediyor. Adil olan devlet başkanının 3 yıl, zalim olanın ise 30 yıl ömrü kaldığını buyuruyor ki; Bunu hem o devlet başkanlarının hem de halklarının duyması için o nebiyi rabbimiz görevlendiriyor. O nebi 2 başkana ve halklara bu bilgiyi ifade edince o âdil olan devlet başkanının halkı bir açık alana çıkıp orada 3 gün yemeyip içmediler dua ettiler. Orada çocukları annelerinden ayırıp ağlasınlar diye uzak tutuldu. Onların ağlaması hürmetine duaları kabul edildi. 3 günden sonra tekrar o peygambere rabbimiz ifade buyurdu ki 3 yıl ömrü kalanın ömrü 30 yıla, 30 yıllık ömrü olan zaliminki de 3 yıla indirildi. Görüyoruz ki dua edildiği zaman ömrün kısalma ve uzamasına peygamberimizin anlattığı bu örnekten daha öte bir örnek kalmıyor.

9 -Vefa Ehli Olmak

Önce Resulullah efendimizi dinleyelim, İyiliğin en faziletlisi kişinin babasının sevdiklerine sıla yapmasıdır. Vefasızlık ömrü bereketsizleştirir. Ziyaret ettiğimiz baba dostunun duasını aldığımız anda bizde orada amin amin diyerek o duanın kabulü için cenabı haktan istimdat eylediğimiz gibi o nu ziyaret edip ayrılırken de Ya Rabbi babamın dostunun hürmetine ömrümü hayırlı uzun ve sağlıklı eyle diye mutlaka dua yapalım.

Ömür Nasıl Kısalır?

Fatır suresinin 11. ayetinde Esteuzibillah, Kendisine ömür verilenin ömründen kısaltılması bir kitapta yazılıdır. Bakın Cenabı Hak kanun koymuş. Ömrü uzattığı gibi kısalttığını da ifade ediyor. Yukarıdaki peygamberimizin anlattığı örnekle bunu çok bedihi bir şekilde gözümüzün önüne seriyor. Bir kişi akrabaları ile ilgisini keserse ömrü 70 ise bir den 60 a düştüğünü Müslim, Riyazus salihin, Bulugul Meram, Fıkhı ekber, İslam akaidi, Maturidi akaidi Bunların hepsinde bu hüküm geçer. Beddua aldık kabul edildi. Allah korusun işte o beddua zalimlerin ömürlerini kısaltır. Bütün Müslümanlar bu konuda eşit hak sahibidir. Yeter ki biz yukarıda 9 ameli yapalım ve onların hürmetine Cenabı hakka iltica edip talep edelim. O zaman ömrümüz uzar yapmazsak tam tersi kısalır.

Peygamber efendimiz 4 tane hadisi şerif ile konuyu daha anlaşılır hale getirelim. 1. Hadisi şerif; Mümin kişinin ömrünü hayırları ziyadeleştirir, zenginleştirir. Ömrü kısa ise o hayrı ziyadeleşmez, artmaz. 2. Müninin ömrünün uzun olması hayrını artırır. 3. Hazreti Abdullah bin bu anlatır. Efendimiz buyuruyorlar ki; İnsanların en hayırlıları. Ömrü uzun ameli güzel olandır. Bunun için işte ömrümüzün uzamasını isteriz.

Bir kıssa var ki dördüncü hadisi şerifimiz onunla ilgili. Hazreti Ümmi Kays (ra.) nın küçük yaşta oğlu öldü. O kadar çok üzüldü ki Oğlunun cenazesini yıkayana rica ederek Oğlumu soğuk suyla yıkama. Halbuki vefat etmiş soğuk olsa ne olur, Sıcak olsa ne olur? Hayır, öyle değil. Bu serzenişine oradaki sahabe efendilerimiz ilk kez duydukları bu cümle karşısında irkildiler. Hazreti peygamberimiz haber verdiler. Peygamberimiz Ümmi Kays (ra.) ya Rabbim O annenin ömrünü uzun eyle diye dua etti. İşte 9 maddelik 3 derstir anlattığımız ömrüm uzun olma duasının temeli burası. Peygamberimizi görüp sahabi olmak nimetine erişen kadınların en uzun ömürlüsü bu sahebe annemiz olmuştur. Erkeklerden en uzun yaşayan sahabe ise Hazreti Enes (ra.) dır. Peygamberimize 10 yıllık hizmetinde o kadar çok duasını aldı ki 250 yıl yaşadı. Böyle ömrü uzun olanlara Muammer'in uzun ömürlü deriz. Hazreti Ümmi Kays (ra.) Oğluna şefkat ve merhametinden dolayı peygamberimizin bu duasına nail oldu. İşte Merhamet böyle yüce bir şey. Güncel olarak hani günümüzde de böyle? Eline mikrofonu alan halkın arasına iniyor. Böyle uzun yaşamış bir amca teyze gördüğü zaman soruyor. Diyor ki ya amca sen ne yaptın da böyle uzun yaşadın? Geç ahmak uzun yaşamanın yeme ile içme ile alakası yok. Bunu kafanızdan silin. Yeme içme ne kadar kaliteli olursa olsun ömrü bir saniye uzatmaz. Sadece sağlıklı yaşatır. Ömrü anlattığımız bunlar uzatır. Onun için itikadınızı böyle bir kelime ile bir cümle ile altüst olur. Bütün bu anlattığımız bu kadar ayet bu kadar hadis bir kenara gider ve biz itikatta her şeyimizi kaybederiz.

Bismillah subhaneke la ilme lena illa ma allem tena inneke entel alimul hakim. Sadakallahul azim . Subhansın Ya Rab senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen her şeyi hikmetle yapan sensin. Amenna ve saddakna velhamdülillahi rabbil âlemin el Fatiha.

74 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page