top of page

RUHUN CEZALANDIRILMASI VE TEVKİF EDİLMESİ


Müslüman'ın kabir azabı kabre konulduktan sonra ilk cuma günü veya cuma gecesinde kaldırılır. Eğer cuma günü veya gecesinde ölmüş ise sadece bir saat azap görür. Peygamberimiz bir hadisi şerifte tevkif süresi bitenler ibaresini kullanırken muhaddis ulemamızın bu hadisi şerifi detayıyla incelemesine baktığımızda ise; Kabirdeki ceza Müslüman için en uzun 7 gün, tevkif hali ise bundan farklı olarak 100, 200, 500 yıl sürebilir. Ölen kişinin tevkif halinin bitmesine yönelik değişik alametler vardır.

Hazreti Peygamberimiz (sav.) tevkif süresi bitenler ibaresinin sonunda vefat edenlerin tevkif süresi bitmiş ise kendi aralarında birbiri ile ziyaretleşirler, buyuruyor.

Muhaddis ulamamız bununla ilgili olarak da;

Tevkif süresi bitmiş olanların ruhları birinci olarak yeşil veya beyaz renkli bir kısım kuşların bedenlerini kullanarak bizleri ziyaret ederler. Mesela penceremin önüne konarak kaçmadan tuhaf ve sevimli şekilde öterler. İkinci olarak bizi rüyalarımızda ziyaret ederler. Üçüncü olarak da cenabı hak onlara tanıdığımız veya tanımadığımız temsili bir beden verir ve o bendenle canlı olarak ziyaret ederler.

Hazreti Enes (ra.) aktarıyor; Hazreti Peygamberimizin önüne cenazesini kılması için vefat etmiş bir kişi getirildi. Peygamberimiz cenaze namazını kılmadan evvel kişinin borcunun olup olmadığını sordu. Borcu olduğunu öğrenince cenaze namazını kılmadı. Ruhu kabrinde rehin yani tevkif edilip göğe çıkamayan bir adama dua etmemiz yarar sağlamaz. Borç sahibi borcuyla esirdir. Kişi bu yalnızlığından ötürü halini Allah'a şikayet eder, buyurdular. Peygamberimiz kişinin kabirde uzun yıllar tevkif halde kalma sebebinin kul hakkı olduğunu bu hak ödenmedikçe kurtulmanın olmayacağını ve duadan faydalanamayacağını ifade ediyor.

İstiğfar 5 ana temel konudan tövbe ise 125 ana temel konudan oluşur. Burada istiğfar gerektiren bir durum olsaydı Hazreti Peygamberimizin duası yeterli olurdu. Ama tövbe gerektiren bir durum olduğunda günahı işleyenin tövbe etmesi gerekir. Ona Resulullah Efendimizin duası dahi yarar sağlamaz. 125 çeşit günahtan kurtulmanın tek yolu günahı işleyeninin tövbe etmesidir. Bunun dışında hiçbir kurtuluş yolu yoktur. Cenabı hak işlediğimiz günahları affeder veya affetmez ama kul haklarına dönük günahlarımıza müdahele etmez. İstiğfar gerektiren 5 temel konudaki olumsuzluklarda ise birbirimize olan dualardan faydalanabiliriz.

Saffat suresi 24. ayetinde Euzubillah bismillah, …Vakifuhum… onları tevkif edin, buyrulur ki kabirdeki bir müslüman'ın 7 günlük cezasından sonra 50 yıl, 100 yıl, 500 yıl, belki 1.000 yıl tevkif edilmesi bu ayetin içerisindedir.

.

AHİRET HAYATININ 8 BASAMAĞI

1. Basamak, Sura üflenmesi

İsrafil (as.) sura üfürdükten sonra tekrar dirilme olur. Bu sur kuranımız da 19 kez geçer. İnsanların, cinlerin ve melaikenin ruhları sur dediğimiz ilahi araçta mevcuttur. Kâinatın ömrünün bittiği ana kadar ne kadar canlı yaratılmışsa o sur içerisinde her birisine ait birer delik vardır. Her delikte de yaşamış ölmüş her canlının ruhları vardır. Bu üfleme olduğunda sur dediğimiz ilahi aracın ihya gücüyle kabirlerinde toprak haline gelmiş o zerreciklerden bir tanesine ulaşacak ve dirilme olacak. Bu dirilme de kuranımızda 67 kez geçer.

Hazreti Peygamberimiz (sav.) bir hadisi şerifte, İnsan da çürümeyecek olan parça hardal tanesi kadar olan kuyruk sokumu kemiğidir, buyuruyor. Yani o gün herkes kuyruk sokumu kemiğinden yeniden inşaa olunacak.

Hazreti İsrafil (as.) sura üfledikten sonra yeryüzüne süt benzeri bir yağmur yağacak. Bu yağmur topraktaki bedenlerin hepsinin ihya olmasına yani hayat bulup canlanmasına sebep olacak. Peygamberlerin, şehitlerin bedenleri asla çürümeyecek. Ya rabbi! Bizleri şehitlik rütbesiyle taltif eylediğin kullarından eyle diye dua etmemizin nedeni bundandır. Biz hükmi olarak şehit diye toprağa veririz ama gerçek şehidi ancak rabbimiz bilir.

İlk olarak arşı rahmanı taşıyan 8 büyük melaike dirilecek. İnsanlar içerisinde ise kabrinden ilk kalkacak insan Hazreti Peygamberimiz olacak. Herkes kabirden 33 yaşında olarak dirilecek. Cennet hayatının sonsuz süresi içerisinde hep 33 yaş olarak kalacak.

Biz müminlerin ruhları bal arısı şeklinde kendi bedenlerine doğru uçuşacak ve geniz dediğimiz çıktığı yerden tekrar girecek.


Kafirlerin ruhları ise çekirge şeklinde olacak. Cenabı hak kamer suresinde ceradun kelimesiyle kâfirlerin ruhlarının çekirge şeklinde halk edeceğini ifade buyurur.

Hazreti Peygamberimiz (sav.) bir hadisi şerifte; Kul hangi hal üzere vefat etti ise o hal üzere dirilir, buyuruyor. Bazı kişilerin ölmeden önce sürekli aynı kelimeleri tekrar ettiğine şahit oluruz.

Haşr ve Mahşer; Haşr, bir kişinin kılavuzlandığı belli yere gitmesi demektir. Mahşer ise kişilerin tamamının toplanmasıdır. Haşr ve mahşer kuranımızda eş anlamlılarıyla birlikte 43 kez geçer. Mahşer yerine giderken dünyadaki amellerimizin makbul olmuş olanları kadar el feneri gibi nurumuz olacak. Kabul olmak sorumluluktan kurtulmak, makbul olmak ise rabbimizin hoşnutluğunu kazanmaktır. Mü’minler bu nurların ışığında hızla yol alırken kâfirlerde bu nurlar olmayacağı için mü’minlerin yanında yürümek isteyecekler. Ancak melekler onların Müslümanların yanında yürümelerine müsaade etmeyecek. Biz yürürken dünya masa gibi düz bir hale getirilecek. Yeryüzü sathı bembeyaz kireç şeklinde olacak. Onun üzerinde yürüdükçe tozu nedeniyle susuzluk artacak. Mahşer alanına varıncaya dek herkes susuzluktan bitkin bir hale gelecek. Ameli salih olanlar bu denli susuzluğu yaşamayacak.

Yalın ayak ve üzerimizde hiçbir giysi olmadan mahşer yerinde toplanılacak. Herkes bu dünyadaki yaptığı istiğfarlık ve tövbelik amellerinin karşılığı olarak her insanın vücudundan çıkan ter silindirik şekilde bir kap gibi ağzına kadar dolacak ve o kişiye azap çektirecek. Su olmadan yürüyeceğimiz bu kireçli zeminde sürekli terleme olacak. Bu ızdırabı herkes kendi ameline göre yaşayacak.

Hazreti Ayşe (ra.) annemiz, Ya Resulallah insanlar üzerlerinde hiçbir şey olmadan karmakarışık olacaksa bunlar birbirlerinin bedenlerine bakmayacak mı diye soru sorunca Hazreti Peygamberimiz; 3 yer var ki oralarda hiçbir kimse başkasını hatırlayamaz. 1-Amellerin tartılacağı mizanda, 2- Amel sahifelerinin dağıtılması sırasında ve 3- sırat köprüsünün üzerinde, buyurdular.

2. Basamak, Sicil Kayıtlarımızın Tutulduğu Kitaplarımızın Dağıtılması

Kitap kelimesi yan anlamlarıyla birlikte kuranımızda 319 kez geçer. Dünyadayken yaşadığımız her anın kayıt altına alındığı bu kitap veya sahifeler kiminin sağından kiminin solundan kiminin de arkasından verilecek.

3.Basamak, İbadetlerimizin ve Amellerimizin Tartılması

Her insanın amelinin tartılacağı mizan kelimesi de kuranımızda 23 kez geçer. Mizan tüm yaptıklarımızı kusursuzca tartan bir ilahi alettir.

4. Basamak, Sırat Köprüsünden Geçilmesi

Fatiha suresinin 6. Ayetinde bismillah …sırâtel mustakim… diye geçen sırat kelimesi kuranımızın 45 yerinde daha geçer. Sıratı günümüze göre anlayacağımız şekilde tabir edersek; Sırat köprüsü insanlar üzerinden geçerken elektronik bir cihaz gibi ayağının altındaki barkotu okuyarak ona göre şekil alarak kişiyi düşmesi gereken yere düşürecek. Hiçbir güç onun düşmesine engel olamayacak. Her insanın ölürken göreceği alaca veya beyaz bir koç şeklindeki ölümün kendisi sırat üzerine getirilecek ve Hazreti Yahya (as.) ölümü orada kesecek. Böylece hem cennet hayatında hem cehennem hayatında artık ölüm diye bir şey olmayacak.

Ölüm bazılarımıza beyaz veya alaca renkli bir koç suretinde gelir. Kokusu da aynı koç kokusu gibi olur. Bazılarına öldürdüğü ya da işkence ettiği herhangi bir hayvan suretinde gelir. O hayvan ayaklarıyla, boynuzuyla ölüm anını yaşayan kişiyi ciddi şekilde darp eder. Kişi o hayvancağıza yaptığı işkencenin bedelini orada öder.

5.Basamak, Cehennem Hayatı

Cehennem kelimesi kuranımızda 59 kez geçer. Cehennem de cennet de uzay boşluğu içerisinde aynen dünyamız gibi mevcut durumdadır. Kâfirler, münafıklar, ateistler eğer ölüm alametlerini görmeden iman etmemişlerse ebedi olarak cehennemde kalacaklardır. Buna dair kuranımızda 7 tane ayeti celile olduğu halde son 30- 40 yıldır dini konularda ben de varım diyerek televizyonlarda konuşanlar hatta küçük kitap ve risale yazanların -haşa- Cenabı hakkın merhametinden dolayı cehennemde kimse kalmayacağını söyleyenleri duyar olduk.

Cehennem 7 tabaka olup her tabaka yana doğru belki binlerce droblardan oluşur. Cennette böyledir. Yani hiçbir kul cehennemde de cennette de eşit derecede değildir. Cehennemin en üst katında müslümanların asi, fâsık ve günahkar olanları olur. Cehennemde cezasını tamamlayan bu Müslümanlar oradan çıkartılacaklardır.

6. Basamak, Ab-ı Hayat İle Yenilenme

Ab-ı hayat, Kehf suresinde bize dolaylı olarak anlatılır. Orada Hazreti Musa (as.) ve yanındaki fetası yani Hızır aleyhisselamla birlikte yol alırlarken yanlarında kızartılmış balık vardı. Bir kayanın yanında durduklarında denizden gelen dalganın içerisinden bir damla suyun balığa damlamasıyla balığın canlanıp denize doğru yol aldığı anlatılır.

Yine Kehf suresinde Hazreti Zülkarneyn (as.) bu suyu aramak için Teyzesinin oğlu Hazreti Hızırı da alıp karanlık bir ortamda yolculuğa çıktı. Hazreti Zülkarneyn (as.) o suyu bulup içmek için Hazreti Hızır ’ın kendisine rehberlik yapmasını istiyordu. Ama o karanlıkta birbirinden ayrılmak durumunda kaldılar. O esnada ab-ı hayat suyunu içmek Hızır aleyhisselama nasip oldu. İşte bundan dolayı Rabbimiz Hızır aleyhisselama Muammerin dediğimiz kıyametin son anına kadar sürecek uzun bir ömür verdi.

Sırattan geçerken günahlarımızın bedelini ödemek için bir süre cehenneme düşüp yanacağız. Sadece secde yerleri cehennemin bu ateşinden yanmayacak. Azap çeken herkes kendine göre azabını çektikten sonra ab-ı hayat suyundan secde yerlerine damlatılacak. Kişinin bütün bedeni eskisinden daha muazzam şekilde canlanıp ihya olacak.

7.Basamak, Kevserden İçebilmek

Kevser suresi 1. Ayetşnde Cenabu hak Euzubillah bismillah innâ a’tayâna kel kevser, yani biz kevseri ona hibe ettik verdik, buyuruyor. Cehennemden gelenlerin vücutları ab-ı hayatla ihya olduktan sonra iç organları da Peygamberimize verilen bu havuzdan içtikleri su ile sıhhat bulacak. Vücudumuzun dışı ab-ı hayatla içi kevserden içeceğimiz suyla ihya olacak.

Bu ayetin tefsiri sadedinde Resulullah Efendimiz, Kevser havuzunun başında bana kavuşana kadar sabredin. Ben ümmetimi orada ağırlayıp o sudan tek tek elimle içirmek için bekleyeceğim, buyururlar.

Şu ikazı da bilmek zorundayız ki, Kevsere ulaşabilmek bu dünyada müslümanım diyen herkese nasip olmayacak. Çünkü ölüm anında nasıl gideceğimizi bilmiyoruz.

Hazreti Enes (ra.)’nın rivayet ettiği bir hadisi şerifte Resulullah (sav.), Kıyamet gününde ümmetimden olanlar Kevser ırmağından içmek için koşuşturacaklar. Ancak içlerinden bir kul melaike tarafından ırmaktan uzaklaştırılacak. Ben ey Rabbim! O da benim ümmetimdendir dediğimde bana senden sonra onlar neler yaptılar, neler? Sen bilmiyorsun, bunun için onun havuza gelmesine mani oluyoruz, karşılığı verilecek, buyurdular.

Demek ki bazı kişiler oraya kadar vardığı halde o havuzdan içmesine müsaade edilmeyecek. Peygamberimize hakaret eden, küçümseyen, Onu sıradanlaştıran, O da bir kuldu diye hadisi şeriflere değer vermeyen kişiler kevser nimetinden mahrum olacaklar.

8. Basamak, Cennet Hayatı

Kuranı Kerimimizde cehennem 59 kez geçerken cennet eş anlamlıları ile birlikte 201 kez geçer. Cennet hayal edemeyeceğimiz kadar ağaçlarla örtülü bir yerdir. Dünya hayatında olduğu gibi ahiret hayatında da Cuma gününün ehemmiyeti devam edecek. Cuma günleri büyük ikram olarak rabbimizin veçhesi gösterilecek. Ancak bu ikram kimine cennet hayatı boyunca bir defa, kimine yılda bir defa, kimine haftada bir defa olunacak. Bu derecelendirme amellerimiz ve cennet hayatındaki durumumuza göre olacak.

Bismillah, Subhanellezi sahhara lenâ hazâ ve ma künna lehu mukrinin, Bizim hizmetimize verdiğin canlı cansız, kolaylaştırıcı vesilelerden dolayı çok çok şükürler olsun rabbimiz. (Zuhruf/13) el Fatiha.

10 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page