top of page

NANKÖRLERDEN OLMAMAK


 

Cenabı Hakkın Müslümanlardan talep ettiği 11 hakkından 1.hakkının O’nu ilah olarak tanımak olduğunu, 2.hakkının Rab olarak tanımak olduğunu, 3. hakkının O’na olan imanımızı şirk ile örtmemek olduğunu, 4. hakkının O’na ibadet ederek kulluğumuzu ispat etmek olduğunu, 5. hakkının O’nu mutlak kuvvet ve mutlak kudret sahibi olarak tanımak olduğunu öğrenmiştik. bu dersimizde de cenabı hakkın biz müslümanlardan istediği 6. hakkından devam edeceğiz.


6. Hakkı; Onun Sayısız Nimetlerine Şükretmek.

En'amte Fiili

En'amte; Fatiha, Neml, Kasas, Ahzap ve Ahkaf surelerinde geçer. Cenabı hakka ait bir fiil olan En'amte fiili İki derin anlamı ifade eder.

Birinci anlamı Cenabı hakkın verdiği nimetler ikinci anlamı da tevfiki ilahi vesilesiyle ulaştırdığı nimetler anlamına gelir. Verilmesi ve ulaştırılması aynı şey değildir.

Cenabı Hak Hud suresinin 88. Ayetinde Euzubillah Bismillah …ve ma tevfiki illa billah… muvaffakatım ancak Allah’ın yardımı ile olacaktır. Ben Allahın yardımı olmaz ise bu işleri kendi başıma başaramam, buyuruyor.

Peygamber Efendimiz (sav.) bu ayetin tefsirini şöyle açıklıyor;

Hazreti Enes (ra) aktarıyor; Allah bir kulu hakkında hayır dilerse o kulunu ölümünden önce Salih amel işlemeye muvaffak kılar, buyurdular. Yani Rabbimiz hoşnut ve razı olursa ona salih amel işlemeye muvaffak kılıyor. Hoşnutluk, Cenabı hakkın bir davranışından memnun olması hoşnutluk, her şeyinden memnun olması da razılıktır.

Yüce Allah Hayırlı nimetlere ulaşmak için gayret gösterenlere Tevfik fiili ile yardım eder. Tevfiki ilahi Cenabı hakkın yardımı ve kolaylaştırması demektir. Yardım bedenimize ve ruhumuza verdiği kuvvet demektir. Kolaylaştırmak ise bir fiili yaparken yarı bırakmadan severek yapmamızı sağlamasıdır. Yardım veya kolaylaştırma olmadan hiçbir şeyi yapmamız mümkün değildir. Cenabı hakkın bir kişiye yapacağı işi kolaylaştırmasına fıkıhta istitaat denir.

İşte bu yardımdan sonra kişi muvaffak ve başarılı olur. Bu iki kavram da aynı değildir. Başarı bir alanda elde edilirken muvaffak hayatın her alanında tuttuğu her şeyi koparmak demektir.

Nimet Nedir?

Nimet; Kuranımızda nimet veya namet olarak geçer. İnsanı mutlu eden ve tat veren demektir. Maddi ve manevi bütün imkanlara denir.

Bazı insanların ekmeği vardır yiyemez. Bazıları da yer ama tat alamaz. Tat alınmayan ve onunla mutlu olunmayan şeyler nimet değildir. Bir şeyin nimet olması için kişinin ondan tat alması ve onunla mutlu olması gerekir.

Cenabı hak inanmayanlara rızık vermesi Rahman cc. Esma-i şerifin hürmetinedir. Bu rabbimizin adaletinin gereğidir. Rızık yiyip içtiklerimize Nasip ise elimizle kolumuzla istifade ettiklerimize denir.

İman edenlere verilen rızıkların küffara verilen rızıklardan farkı nimet olmasındandır. Rabbimizin esması müslümanlara verilen rızık ve nasibe tecelli eder, rızık ve nasip nimete döner. Nimet ruh ve kalbe huzur verir.

Nimet kelimesi ana hatlarıyla 140 ayette geçer. Naim, nimetin bolca verilmesine denir. Cenabı hakkın ikram ettiği nimetlerin insanlarla paylaşılmasına inam denir. Bu paylaşımı cenabı hak nasip eder.

Nimet Vehbi ve kesbi olarak verilir. Vehbi, gayretimiz olmadan Rabbimizin El Vehhab (cc) esmasının tecellisi ile kendi katından vermesidir. Ruhlarımız, Aklımız, zekâmız gözümüzle görmediğimiz manevi nimetler Vehbi nimettir. Rabbimiz bu nimetleri karşılıksız verir.

Vücudumuz da Vehbi olarak karşılıksız verilen bir nimettir. Her annenin rahminde görevlendirmiş bir melek vardır. O melek ana rahminde iki suyu birleştirip yoğurur. Bedenin muhterem olması bundandır.

Bazı şeyler nimet olarak gelip iptila ve fitneye dönerken bazı şeyler de musibet olarak gelip nimete dönüşür. İşte Vehbi nimetlerin sonunun ne olacağını bilmediğimiz için verilen her nimetin hayırlısını dilemeliyiz.

Kesbi nimetler ise bedenimize verilen güç ve kuvvettir. Bu güç ve kuvvetle ilim, ahlak ve cömertlik elde ederiz. Mal ve servet toplar makam kazanırız. Bunlar da elimizle kazandığımız ve rabbimizin lütfettiği kesbi nimetlerdendir.

Şükür Edenlerden Şakirinlerden Olmak

Şekür; şükreden, Şekura; çok çok şükreden, Şakirin de şükreden topluluk demektir.

Nahl suresinin 114. ayetinde Euzubillah bismillah …veşkuru ni'metallahi… Allahın nimetlerine şükredin buyurarak şükretmemiz emredilmektedir.

Neml ve Ahkaf suresinde Euzubillah bismillah …en eşkure ni'metekelleti en'amte…  verdiğin nimetlere şükretmeye beni muvaffak kıl, buyurmaktadır.  Yani şükredenlerden olmamız için arzulu, istekli ve şuurlu olmalıyız ki tevfiki ilahi  ile yardım gelsin ve bize şükür ibadeti nasip olsun.

Euzubillah Bismillah …yeşkuru li nefsih… kim şükrederse ancak kendi nefsi için şükretmiştir, buyurur. Yani her nefis kendi şükretmesi gerekir.

Nankörler Asla Şükretmez

Cenabı Hak Neml, Nahl, Furkan ve Şuara surelerinde; Şükretmeyen nankörler için kefera, yunkiru, küfüra tabirlerini kullanır. Kefera olanlar inkar noktasına gelmiş, yunkiru olanlar nimeti küçümsemekte ve küfüra olanlar da nimetin üstünü örtüp görmezlikten gelmektedir. Rabbimiz bunların tamamı nankörlük etti, buyuruyor.

Enfal ve İbrahim suresinde Bismillah yugayyiru ma bi enfusihim nefislerindekini değiştirmekdikçe Allah (cc) ona verdiği nimeti değiştirmez. Eğer insan nankör olursa farkına varmadan o nimet elinden alınır.

Muhammed suresinin 37. ayetinde Bismillah  İn yes'elkumuha fe yuhfikum tebhalu ve yuhric adganekum. Eğer sizden onu isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz. Böylece hoşnutsuzluğunuzu açığa çıkarırdı, buyuruyor. Yani cimrilerden hayırlı işler için yardım istemek onların isteyen kişiye kin gütmelerine sebep olur. Onların yüzü kül rengine döner. Kendilerini gizlemek için benimle mi kazandın Allah versin der. Peygamberimizi diğer insanlardan üstün yapan cömertliğidir. Cömertlik ise Merhametten ileri gelir. Merhameti olmayan asla cömert olamaz.

Cenabı hak Nahl suresinin 112. ayetinde Euzubillah bismillah  …bi en'umillahi fe ezakahallahu libasel cui vel havfi bima kanu yasnaun. Yaptıkları sanatlarla Allah’ın nimetlerine nankörler ettiler. Allah ta onlara şiddetle korku elbisesini ve ızdırabını giydirdi ve tattırdı, buyuruyor.

Rabbimiz burada geniş zaman kullanmış. Bu mucize bilgiyi 21. Asrın insanları mı yaşar 22. Asrın insanlarımı yaşar bilemiyorum ancak Cenabı hak Bu ayetin derinliğinde buyuruyor ki; Dünyaya koyulan iklim dengesi bir nimettir. İnsanlar bu iklim dengesine nankörlük edip bozacaklar. Ürettikleri şeyler yüzünden sanayi hoyratlığı yaparlar. Halbuki sera gazı salınımıyla dünyayı zehirlerler. Küresel ısınma olur. Buzullar erimeye başlar, sular yükselir. Bu ısınma içinde olduğumuz yüzyıl içinde 2.7 °C dereceye ulaştığında yükselen sularla kara parçaları suyun altına kalıp ülkeler yok olur. Ayette geçen sanatlar bu teknolojiyi kasteder. Yeryüzündeki tüm insanlarda açlık ve ölüm korkusu olacak. Bu korku ruhları sarıp sarmalayınca ayetin mucizesi tahakkuk edecek.

Bismillah Zümer suresinin 8. Ayetinde Euzubillah bismillah Ve iza messel insane durrun dea rabbehu muniben ileyhi summe iza havvelehu ni'meten minhu nesiye ma kane yed'u ileyhi min kablu ve ceale lillahi endaden li yudılle an sebilih, kul temetta' bi kufrike kalilen inneke min ashabin nar. İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek içtenlikle ve samimi  dua eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın, buyuruyor.

Görüyoruz ki musibeti isabet ettiren de koruyan da el hafiz cc olan rabbimizdir. Ehli sünnet itikatımıza göre; Bir musibetin isabet etmesi kader programında yer verilmişse bütün insanlar bir araya gelse önleyemez. Kader programımızda musibetten koruma yazılmış ise bütün dünya bir araya gelse isabet ettiremez.

Furkan suresinin 18. Ayetinde Euzubillah bismillah …ve lakin metta'tehum ve abaehum hatta nesuz zikre… onlara nimetlere nail kıldım ta ki zikri unuttular. Onlar verilen nimetlerle keyifli, eğlenceli hayat sürdüler ama zikri unuttular, buyuruyor.

Kuranımızdan Şükür ile İlgili Uyarıcı Nasihatlar

1-İbrahim suresinin 7. ayetinde bismillah …in şekertum le ezidennekum şükrederseniz nimetimi artırırım, buyuruyor. Buradaki ezide kelimesi ziyade olsun diye kullandığımız duanın temelidir. İkram ettiğin bu nimet bereketlensin demektir.

2-Kamer suresinin 35. Ayetinde euzubillah bismillah  Ni'meten min indina… katımızdan bir nimet olarak şükredeni nimetlendiririz, buyuruyor. Rabbimiz Hazreti Nuh’un (as) kızları ile birlikte kurtarılmasını nimet olarak bildiriyor. Demek ki etrafımızdaki musibetlerden bizi çekip alıyorsa bu büyük bir nimet oluyor ve şükür gerekiyor.

3-Vakıa suresi fe lev la tezekkerun buyuruyor ki Musannif Alim Bedreddin Zerkeşî, Hazretleri buradaki tezekkerun kelimesinin tahdit edatı olduğunu söylüyor. Tahdit edatı demek azarlama demektir. Yani Rabbimiz burada şükretmemiz gerektiğini sertçe talep ediyor.

4-Cenabı hak 12 yerde Euzubillah bismillah ekseruhum la yeşkurune insanların çoğu şükretmez buyuruyor.

5. Kalilen ma teşkurun ne kadar da az şükrediyorsunuz buyurarak biraz daha açıyor.

6-Nahl suresinin 121. Ayetinde İbrahim (as.) için Euzubillah bismillah Şakiren li en'umih küçücük nimetlere bile şükrediciydi, buyurur. En'umih çok küçücük demektir. Cenabı hak O küçücük nimete bile şükrettiği için 3 tane sıfat verdik buyuruyor. 1-Peygamber olarak seçtik. 2- Hidayette kaim kıldık. 3- Sıratı müstakim nimeti ile lütuflandırdık, buyuruyor.

Kuranımızda İbrahim (as) ile ilgili 6 özellik verilir

En küçük nimetlere bile şükrederdi.  Tek başına bir ümmet idi. İmam Fahrettin Razi Hazretleri; Cenabı hak yeryüzünde umuma verdiği belaları her dönem yer yüzüne yerleştirdiği 14 zatın duaları ile kaldırır. İbrahim (as) döneminde bu musibetler sadece onun duası ile kaldırdı. Buyuruyor. Bu da Hazreti İbrahim aleyhisselamın Allahu teala katındaki değerini anlamamıza yeter.

O kanıt idi. Yani Rabbimizin emrettiklerine amasız fakatsız itaat ederdi. O muvahhit idi. Hanif idi. Allahu tealaya hiç şirk koşmadı. Daha 6 yaşındayken kendi aklını kullanarak Rabbini buldu. Haccın bütün kurallarını kurbanın tüm kuralların eksiksiz ilk uygulan odur. İlk sünnet olandır.

Şuara suresinde yad’ı cemil buyurur ki; O bütün insanlar tarafından sevilirdi. Hiristiyan, Yahudi her din mensubu onu sever.

6- O millete İbrahim’dir. Herkes İbrahim peygamberimizin milletindendir. O hepimizin manevi babasıdır.

Ey yüce Rabbimiz! Bizleri nankör olmayan kullarından eyle…

  Amin, Amin, Amin… el fatiha…

 

16 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page