top of page

MEKÂRİMU’L-AHLÂK MEKTEBİ’NİN, TESBİHÂTI’DIR


1-Hüzünlü Durumlarımızda Kuranımızla Tevessül Etmek Ve Cenebı Hakka Sığınmak.

Cenabı hak, Fatır suresi 34. Ayeti celilede Euzubillah bismillah, Ve kalul hamdu lillahillezi ezhebe annel hazen, inne rabbena le gafurun şekur, Hamd bizden hüznü gideren Allaha mahsustur. Şükrün karşılığını verendir, buyuruyor.

Bu ayeti celilede de açıkça görülmektedir ki hamd ve şükür iki farklı kavramdır. Kişi hüzünlü olaydan sonra elhamdülillah demeli, sevindiren mutlu eden şeylere de şükür demelidir. Cenabı hak şükredilen nimeti çoğaltacağını buyurduğu için bela ve musibetlere şükür değil hamd etmeliyiz.

Ahmedi Hanbel’in Müsned isimli hadis kitabında geçen ve Abdullah bin Mesut’un (ra.) rivayet ettiği bir hadisi şerife göre Peygamber Efendimiz (sav.), Allahım nasiyetin kudretullahında ve kudret kabzındadır. Kendini isimlendirdiğin veya yarattıklarından herhangi birine öğrettiğin resullerine, nebilerine ve kuranında bildirdiğin gayb ilminde kendin için seçip sakladığın isimlerin hepsi ile senden isterim. Allahım kuranın ile hüzün ve kederimi gidermeni senden dilerim, diye dua ederlerdi.

Bu hadisi şerife detaylıca baktığımızda Peygamber Efendimiz (sav.) bize burada Kuran ile tevessül etmeyi öğretiyor. Hüzünlü dualarımız başka olmak üzere kabul olmasını istediğimiz ulvi dualarımızda ya rabbi kuranın hürmetine, kuranda geçen sureler ve ayetler hürmetine bu duamı kabul eyle, diye dua edip kuranımıza tevessül ederek mutlu eden her nimetten etmeliyiz.

Peygamber Efendimiz bu hadisi şerifte iki önemli konuya vurgu yapıyor. Bi nasiyetiha hud suresinde geçer. Perçem, kakül, alın demektir. Alnım ve alnımın üzerindeki saçım kudret kabzındadır yani her şeyim senin elinde anlamına gelir. Bir koçun, keçinin alnının üstündeki perçeminden tutup çekildiğinde hayvan karşı duramaz hemen teslim olur. Aynen onun gibi insanların da nasiyatından yakalanıp tutulacağını ve karşı koyamayacağını anlatıyor. Cenabı Hak ahirette büyüklüğünü bilmediğimiz kainatın tamamını kudret kabzasına alıp adeta sizin uğruna öldüğünüz dünyanın tamamı buydu diyecek.

Cenabı hak el alim sıfatıyla resullerine ve nebilerine gerçek ilmi öğretiyor. Bizler de onlardan öğreniyoruz. Bu öğrenme-öğretme işi direk mükâleme ile yani miraçta olduğu gibi direk konuşma ile veya kalbe ilka yoluyla oluyor. Peygamberimizi ilk eğiten ve ilmi en yüksek olan Hazreti İsrafil (as.)’dır. Sonra Cebrail (as.) eğitmiş sonrada kısmen Mikail (as.) eğitmiştir. Peygamberimiz (sav.) bu üç yönde yani mükâleme ile ilka ile ve melekler ile eğitilmiştir. Bizler ise ilmi ancak Peygamber Efendimizin (sav.) izinden giderek öğrenebiliriz.

2-Lafzatullahı Doğru Okumalıyız

İmamı Fahrettini Razi Hazretleri Mefatih'ul Gayb adlı meşhur tefsir kitabında Allah lafzının başındaki hemzeyi kalın okumak daha fazla saygı ve tazim için gereklidir elzemdir, buyuruyor. Akaid İmamlarından İmamı Mekki de yine aynı yönde görüş bildiriyor. Bu nedenle lafzatullah Ellah değil, Allah diye okunmalıdır.

3-Lafzatullah zikrimiz nasıl yapmalıyız?

Mukalemet dediğimiz konuşmaların bize aktarılan kısmına Hadisi kutsi denir. Cenabı hak bir hadisi kutside, kulum beni kendi nefsinde yani sessiz ve iç aleminde zikrettiğinde ben de onu nefsimde zikrederim, buyuruyor.

Başka bir hadisi kutside de Kulum beni andığı ve dudakları benim zikrimle deprendiği zaman ben o kulumla beraberim, buyuruyor. Rabbimiz bizimle zatı ile değil sıfatıyla beraberdir. O her yarattığını aynı anda görür ve işitir. İşte bu semi ve basar sıfatlarının tecellisiyle gerçekleşen sıfat beraberliğidir.

Fuadı kalbi, sevgi ve nefret gibi duyguların merkezidir. Cenabı hak nur suresi 35. Ayeti celilesinde bismillah Allahu nurus semavati vel ard… bütün kainatı en nur (cc.) esmai celilesiyle aydınlattığını ifade eder. Her birimizin fuadında az çok nur vardır. Bu nur bazılarında sönmüştür. Yaratıldığında güneşi bile karanlıkta bırakacak aydınlıktadır. Sönmüş veya feri azalmış bu nuru tekrar aydınlatmamızın adına tesbihat denir.

Hadid suresinde bismillah onların nuru vardır buyuruyor. Bu nurun ferini kimileri düşürmüş kimileri tekrar şarz ediyor, kimisi de sönmüş ama haberi bile yoktur.

Tahrim suresinin 8. ayetinde Bismillah rabbena etmim lena nurena… ya rabbimiz nurumuzu bizim için tamamla buyuruyor.

5 Kasım 2023 tarihinde yani 7 gün önce yaşanan bir olayı burada zikretmek istiyorum. Gazze’de enkazda kalmış çocuğu hatırasına kulak verelim: ben karanlıkta kalınca yüzü tamamen ışık saçan bir melek geldi. İnsanlar bana ulaşıncaya kadar yanımda kaldı beni kurtarmaya gelenler bana dokununca kayboldu diyor. İşte bu nur melaikenin kendi nuruyla çocuğun kalbindeki nurun birleşmiş ve açığa çıkmış halidir.

4-Yaptığımız Zikirlerin Füizatı İnkıtaya Yani Kesintiye Uğrar mı?

Müttakī el-Hindî’nin Kenzul ummal adlı hadis kitabında geçen bir hadisi şerifte, Rasulullah (sav.) mescidi nebisindeyken önünde bir meclis vardı. Peygamberimiz onları onlardan habersiz izliyordu. Yanına gelen diğer sahabelere buyurdular ki; karşımızdaki şu kavim Allahı zikrediyorlardı. Sekine yani ilahi huzur üzerlerine kubbe gibi indi. Onu melekler taşıyordu onlara yaklaşınca onlardan bir adam batıl bir şey konuştu. O esnada sekine üzerlerinden geri kaldırıldı, buyurdu.

Sekinet kuranımızda 6 kez geçer manevi huzur demektir. Bizler de tesbihatımızı peygamberimizin o mescidindeki yapanlar gibi ihlasla yaparsak bu sekinet bizim bulunduğumuz yere de iner.

5-Mekarımül Ahlak Mektebinin Tesbihatı

1-Estağfirullâh. Ve etûbu ileyh.

Hazreti Peygamberimizin bu istiğfarı her gün 100 defa yaptığı 13 ana kaynak kitabında geçer. Hiçbir günahı olmamasına rağmen sırf bize örnek olmak için ömrünün sonuna kadar yapmıştır. Mekruhatlarımızı, gafilliklerimizi, maleyaniliklerimizi, kusurlarımızı ve hatalarımızı istiğfarımızla temizleriz. Bunun başka bir ilacı yoktur. Mümtehine suresinin 4. ayetinde buyrulduğu üzere İbrahim (as.) babasına istiğfar etmiştir. Yani istiğfarın nefsimize olduğu gibi başkaları içinde yapılabileceğini öğretmiştir.

2-Allahûmmağfirlî. Ve tub aleynâ. İnneke ente’t-Tevvâbu’r-Râhîm.

Bu tövbedir. Peygamberimizin bu tövbeyi hayatı boyunca her gün 100 defa yaptığı 9 hadis kitabında geçer. Her nefis ancak kendi adına tövbe edebilir. Ama istiğfarı başkası için yapabilir. 125 çeşit günah, 5 çeşit de istiğfar edeceği hata vardır.(Mekruhatlar, gafillikler, maleyanilikler, kusurlar ve hatalar). Biz bu tövbeyle cenabı hakktan af dilemiş oluyoruz. Peygamberimiz böyle günahı olmadığı halde bize örnek olmak için ölünceye kadar yapmıştır.

3- Seyyidül istiğfar yani istiğfarların seyyidi demektir.

Allâhûmme, ente Rabbî. Lâ ilâhe illâ ente. Halaktenî ve ene abduke. Ve ene alâ ahdike ve va’dike. Mes’tetâ’tu. Eûzu bike. Min şerri mâ sanâ’tu. Ebû uleke. Bi ni’metike aleyye ve ebû ubi zenbî. Fağfir lî. Fe innehû lâ yağfiru’z-zünûbe illâ ente.

Peygamberimiz kim ki bu istiğfarı inanarak günde bir kere okursa o inanmanın teslimiyetiyle cennet ehline dahil olur, buyurur ki bu da 10 tane kaynakta geçer.

Bir kısmıda Ali imran suresinin 135. Ayetinde geçer. Cenabı hakkın çokça yapın emrine tabi olduğumuz için bizler bunu 3 kez okuruz. Çünkü Arapçada 1 ve 2 az, 3 çok hükmündedir. Ayrıca peygamberimiz dua ederken 3 defa tekrar etmiştir.

4-Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh. Lehu’l mulku ve lehu’l hamdu. Ve huve alâ kulli şey’in kadîr.

Peygamber Efendimizin vefatına kadar her gün 100 defa okuduğu 11 kaynakta geçer.

5-Allahûmme Salli. Alâ Muhammed’in. Ve alâ âl-i Muhammed.

Rabbimiz Ahzap suresinin 56. ayetinde İnnallahe ve melaiketehu yusallune alen nebiyyi, ya eyyuhellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima, buyurarak müslüman her kese peygamberimize salat getirmemizi emrediyor. Bunu bir defa yaptığımızda Peygamber Efendimize kabrinde haberdar edildiği ve bize 10 katı salat ettiğine dönük ebu davutta, müsnette ve mensurda geçen hadsi şerif vardır. Salvatı şerife Peygamberimizle aramızda ümmet bağıdır.

6-Euzu besmeleyle birlikte fatihai şerife her gün okunmasına dönük Müttakī el-Hindî’nin kenzul ummal adlı hadis kitabında hadisi şerif mevcuttur.

Besmele ile ayetel kürsiyi okumamız gerektiği de yine kenzul ummal da geçen bir emirdir.

Yine besmele ile her gün Kevser suresini okumamız gerektiği İmam Hanbelin Müsnet adlı hadis kitabında geçer. Çünkü insanın cehennem ateşinde yanmasından dolayı oluşacak harareti söndürmek için bize verilecek kevser suyundan içebilmemiz gereklidir. İşte bu ikramdan nasiplenebilmek için kevser suresini okumamız gerekir.

İhlas, Felak ve Nas surelerini 3’er defa okumamız gerektiğini Peygamber Efendimiz tavsiye etmiştir. İmam Hanbelinin Müsnetinde ve Müttakī el-Hindî’nin Kenzul Ummal adlı hadis kitabında hadisi şerif mevcuttur.

7- Okuduklarımızı bağışlama duası;

Yâ Rabbi! okuduklarımdan hâsıl olan ecri ve sevâbı, Peygamber Efendimiz’in, Ehl-i Beyti’nin ve Ashâb-ı Kirâm hazarâtının ruhlarına, peygamberler silsilesi’nin ervâh-ı tayyîbeleri’ne, Hz. Ebûbekir Sıddîk (ra) Efendimiz’den günümüze kadar gelen sâdât-ı kirâm hazarâtının ruhlarına, Hayatta olan, meşâyıh-ı zevil ihtiram hazarâtının rûhâniyetlerine, hassâten, geçmiş ecdâdım’ın ruhlarına, hediyye eyledim. Kabûl eyle Yâ Rabbi! Vâsıl eyle Yâ Rabbi! Diye dua ederek bağışlama yapmamız gerekir. Tevbe suresinin 100. ayetinde bu emredilmiştir. Yapılan tüm duaları mutlaka bağışlamalıyız. Aksi halde vefat eden kişiye hiçbir faydası olmaz.

8-Tefekkürü mevt, ölümü düşünmek demektir. Ölüm ve ardından gelecek ahiret merakitibi 3 kademe üzeredir.

1. Kademesi sekerattır. Ömrümüzün son saniyesidir. Bu son saniyede ömrümüz mühürlenecek kazanacak veya kaybedeceğiz. Dilimiz buna aşina olacak ki bu samimiyetimizden dolayı kazananlardan olalım. Bu esnada 3 defa dua edeceğiz. 1-Rabbim! Ölürken, mû’min ve müslüman olarak ölmeyi nasîp eyle… 2-Hayırlı vakitte, hayırlı şekilde, hayırlı hâlde ölmeyi nasîp eyle… 3-Rabbim! Ölüm esnasında bizi İblîs’in fitnelerinden muhafaza eyle.

İkinci merhalesi kabir safhasıdır. Kabirde ruhumuz bize tekrar iade edilip göğsümüze kadar hayat verilecektir. Orada dünyadaki gibi beynimiz dinç ve her şeyi hatırlar vaziyette olacak. İkinci ölüm merhalesi kabir sorgusundadır.

Oraya hazırlıklı olmak için 3 kalem bilmemiz gerekir. Birinci kalem, Bizim! Zât’ından gayrı sığınacağımız kimse yok! Bizim Velîmiz ol, Bizim Hâmîmiz ol, Bizim Mevlâmız ol, Bizim Sâhibimiz ol.

İkinci kalemde amentüyü okuyacağız. Âmentû billâhi. Ve melâiketihî ve kûtûbihî. Ve rusûlihî ve’l-yevmi’l-âhiri ve bi’l-kaderi. Hayrihî ve şerrihî minallâhi teâlâ… Ve’l-bağ’sû bağ’de’l-mevti! Hakkun. Eşhedû enlâ ilâhe illallâh. Ve eşhedû enne Muhammed’en abduhû ve rasûlûhû.

Rabbim! Kabir suâlimizde Âmentû’müzü okuyabilmeyi nasîp eyle, diye dua edeceğiz. Peygamberimiz (sav.) bir hadisi şerifte, Ağzınızdan Allah rabbimiz, İslam dinimiz Muhammed (sav.) nebimizdir. Eşhedû enlâ ilâhe illallâh. Ve eşhedû enne Muhammed’en abduhû ve rasûlûhû sözlerini düşürmeyiniz, buyurarak amentüyü okumayı bize emrediyor.

Üçüncü kalem Rabbim! Kabir suâli esnasında bizi, İblîs’in fitnelerinden muhafaza eyle, diye dua edeceğiz. Peygamberimiz (sav.) bir hadisi şerifte, ölüye sual olunup rabbin kimdir denildiği zaman iblis görünüp benim diye kendini gösterir. Bu büyük bir imtihandır, korkunç bir fitnedir, buyuruyor. Onun için bu duayı sürekli yapmalıyız.

Üçüncü merhalesi ise Ahirettir. Kabirden diriltilip mahşer yerine geçme, kitabın sağından verilmesi için yalvarma, mizan, sırat, cehennem ab-ı hayat ve kevser havuzunu düşünüp O havuzun başında peygamberimizin elini öperek bitiriyoruz.

9- Lafzatullâh Zikri,

Maddi kalbin içersindeki, manevî kalb düşünülerek, Cenâb-ı Hakk’ın, En Nûr (cc) Esmâ-i Şerîfe’sinin tecellisinden Nûrun in’ikâs olunduğunu düşünüp dilimizi hareket ettirmeksizin, gırtlak ses basıncı ile 1.000 defa sessizce Allâh denilir. Yâ Rabbi! Kabûl eyle, diyerek tesbihatımızı tamamlamış oluruz.

Bin tane olmasının delillerine gelince;

Cenabı hak Ahzap suresi 41. ayetinde Euzubillah bismillah Ya eyyuhellezine amenuzkurullahe zikren kesira, Ey iman edenler! Çok anışla Allah'ı anın, buyurmaktadır. İşte bu emir gereği çokça zikrediyoruz.

Hazreti Peygamberimizin eşleri, annelerimiz Hazreti Safiye ve Hazreti Cüveyriye annemiz 3-4 bin hurma çekirdeğini toplayıp tesbih yerine onları sayarak Allah lafzını zikrederlerdi.

Hazreti Muaz (ra.) Allah lafzını her gün 10 bin defa zikrederken zorlandığı için 7 bine düşürmüştür. Hazreti Peygamberimiz Allahım kalbimi nurlandır diye dua ederdi.

Yukardaki delilleri ve günümüz şartlarını karşılaştırdığımızda günlük bin tane demi yapamayız diyoruz ve her gün 1000 defa lafzatullah zikrini yapıyoruz.

Bizde bu 3 temel bilgiden sonra Necmeddini Kübra Hazretleri zikrin nuru kalbi kaplayıp hakimiyeti altına aldığı zaman kalp gözlerinin açılır ve en karanlık yerde dahi her türlü eşyayı görebilecek duruma gelir, buyuruyor.

Son söz;

Tesbihatı bitirip yanımıza koyduktan sonra ya rabbi yaptığım tesbihatımı kabul eyle diye dua edeceğiz.

Tesbihatın fıkıh hükmü müekket sunnetir. Muekket sünneti terk eden asi olmuştur. Cezası ise kişi azarlanacak ve peygamberimizin şefatından mahrum olacaktır.

Tesbihat her gün yapılır. Acil ve mücbir durumlarda tesbihatı bölünerek kalan yerden devam edilebilir. Kalan kısmı yapamadığımız zaman yarım olarak kalır.

Allahu hemmahu ve huznehu, Allahu hemmahu ve huznehu, Allahu hemmahu ve huznehu… Ey yüce rabbimiz Gazzeli kardeşlerimizin hüzünlerini ve kederlerini sekinetinle ferahyad eyle, Ey yüce rabbimiz Gazzeli kardeşlerimizin hüzünlerini ve kederlerini sekinetinle ferahyad eyle, Ey yüce rabbimiz Gazzeli kardeşlerimizin hüzünlerini ve kederlerini sekinetinle ferahyad eyle… Amin, amin. Amin… El fatiha…

13 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page