top of page

KURBANIN KAPSAMI


Kuranımızın anlatımı ile yeryüzünde kutlanmış bayramları işlemeye devam ediyoruz. İlk olarak Hazreti İbrahim aleyhisselam'ın kavminin bayramını, ikinci olarak Hazreti Musa aleyhisselamın kavminin bayramını ve üçüncü olarak da Hazreti İsa aleyhisselam'ın kavminin bayramını işlemiştik. Bugün ise biz ümmetin kurban bayramının ilk bölümünü işleyeceğiz. Ve en çok bayramların lütfedildiği ümmet olarak bu bayramları sırayla işlemeye devam edeceğiz.

Hazreti Enes (ra.) Peygamberimizden şöyle aktarıyorlar; Ümmet olarak sizin de eğleneceğiniz 2 gününüz vardır, onlar fıtır ve nahır günleridir. Bu hadisi şeriften bayramlarda ümmetin meşru şekilde eğlenmesinin cenabı hakın bir lütfu olduğu, bundan dolayı da Peygamberimiz bizatihi zaten bize emir buyurduğu anlaşılıyor. Birinci bayramımız fıtra dediğimiz Ramazan bayramımız, ikinci bayramımız nahır veya udhiyye dediğimiz kurban bayramımız, üçüncü bayramımız aşura bayramı, dördüncü bayramımız ise Ramazan ve Kurban Bayramı evveli olan arife günleridir.

Cenabı hak, Maide suresi 3. Ayette Euzubillah bismillah, …El yevme ekmeltu lekum dinekum ve etmemtu aleykum ni'meti ve raditu lekumul islame dina… Bugün sizin dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Ve size din olarak islamiyet'ten hoşnut oldum, buyuruyor.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin Zilhicce'nin 9. günü yani arife günü veda haccında Arafatta vakfede iken bu ayeti celile nazil oldu. Orada bulunan bütün sahabeye Resulullah Efendimizin mübarek diliyle kıraat olunduğu anda Ebubekir Efendimiz çok güçlü şekilde ağlamıştır. Neden ağladığını o anda kimse anlamadı ama bundan 82 gün sonra peygamberimiz (sav.) refiki alaya irtihal etti.

Hazreti Ömer (ra.) Efendimiz buyuruyor ki, Allah'a hamdolsun ki Cuma günü ve arife gününü bayram edindik. Yılda 52 kez Cuma günü bayramı, 2 de arife günü bayramı,1 kurban bayramı,1 ramazan bayramı bir de aşure günü bayramı olmak üzere toplam 57 bayram vardır.

Bu bayramlar beden ve ruh sahibi olan biz insanlara ve cinlilere olduğu gibi bizden önce vefat etmiş kişilere de bayramdır. Cenabı hak o gün vefat etmiş ve tevkif süresi bitmiş olan bütün Müslümanların ruhlarını o bayram sevincini yaşamaları için kabirlerine gönderir. Bayram günleri kabirleri ziyaret edersek ister gayrimüslim ister ateist ister ateşe tapan mecusi olsun o gün hürmetine Rahman (c.c)’nun bereketiyle cenabı hakkı inkar edenler dahi o gün kabir azabı yaşamazlar. Cuma günü ya da gecesi ölen kimse kim olursa olsun kabir azabını çok kısa bir süre yaşar.

Yukarıdaki okuduğumuz Maide suresinde Cenabı hak islame dina buyurdu. Ayrıca Ali imran suresi 19.ve 85. ayetlerinde rabbimizden islam dini tabirini duyuyoruz. İslam dini Hazreti Adem aleyhisselamdan başlayıp Hazreti Peygamberimizle tamamlanan dinin adıdır. Cenabı hak yeryüzüne tek bir din indirmiştir. Bunun için yeryüzünde görevlendirilmiş Peygamberler kendi dönemlerinde bu dinin kendilerine verilen miktarı kadarını tebliğ etmişlerdir. Bundan dolayı Hıristiyanlar ve Yahudiler bu ayeti celilelerden (İnned dine indallahil islam) rahatsız olurlar.

Bakara suresinin 275. ve 281. ayetleriyle Maide suresinin 3. Ayet aynı anda nüzul olmuştur. Bu ayetler bugün yeryüzünün kanını sömüren faizi anlatan kuranımızın son mesajıdır. İkincisi olarak da Haram etler ve kan anlatılır. Bugün konumuz kurban bayramı olduğu için bu kısmı açıklayarak sohbetimizi hitama erdirmeye çalışacağız.

Bakara suresi 175. Ayette Euzubillah bismillah, Ellezine ye'kuluner riba la yekumune illa kema yekumullezi yetehabbetuhuş şeytanu minel mess, O faiz yiyenler şeytanın mest ettiği kişilerdir, buyuruyor.

281. Ayetinde de bismillah, kullu nefsin ma kesebet. Yani sizin hepiniz öleceksiniz, buyuruyor. Yani hiçbir nefis bu dünyada kalmayacak.


Maide suresinin 3. Ayetinde de yenilmesi haram kılınan et türleri bildiriliyor.

1-Kendiliğinden ölen hayvanlar, usulüne uygun ve besmele çekilmeden kesilen hayvanlar. Bismillahi Allahu Ekber diyerek hayvanın hayat hakkını ve o ruhun bedeni terk etmesi için cenabı haktan izin alıyoruz. Hayvanın boğazında bulunan 2 tane şah damarı ile yemek borusu ve soluk borusunun da kesilmesi gerekiyor.

2-Ayetin devamında kan yemeyi yasaklıyor ki karaciğer ve dalak hariç kan içeren hiçbir şeyin yenilmesi helâl değildir. Sadece karaciğerin ve dalağın içindeki bütün kanı boşaltma imkanımız olmadığı için o muaf tutulmuştur.

3-Ve domuz etini yemek haram kılınmıştır. Neden haram niçin haram sorgulamayız Domuzu yaratan da etini yasak eden rabbimizdir. Ancak Müslümanların bu hayvan etinden yemesi için yapılan tanıtımlar olduğu gibi gizliden ürünlere katarak yenilmesi sağlanmaktadır. Mesela marketlerin birisi sanal market adı altında tulip ismiyle teneke bir kutuda bu eti satmaktadır.

4-Devam ediyor ayeti celile; Rabbimiz benim adımdan başkasının ismi anılarak kesilen hayvanları yemeyin, buyuruyor.

5-Boğulmuş yani bir sebeple boğularak ölmüş hayvan etleri de haram kılınmıştır.

6-Vurularak veya dövülerek öldürülen hayvan eti haramdır. Av köpeğinin parçalayıp öldürdüğü av hayvanı ölmeden önce yetişip besmele çekerek kesersek o zaman meyyit olmaktan kurtarırız. Besmele çekilerek atılan bir ok atılan bir mızrak atılan bir tüfekle kurşun ya da mermi veya saçma ile bununla yararlanıp ölmüş hayvanlar şer ‘an yetişip kesmek şartıyla caizdir.

7- Yüksek bir yerden yuvarlanmış hayvanı ölmeden önce yetişip besmeleyle kesebilirsek caiz yetişemez isek haramdır.

8-Başka bir hayvan tarafından ezilerek çiğnenerek ya da boynuzlanarak ölmüş hayvanlarda yine yetişerek kesmek şartıyla helaldir.

9-Yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanarak ölen hayvanlar da bu ayet kapsamı içerisine girer.

10- Dikili taşlar önünde boğazlanan hayvanlar, kendisine kutsama kapsamı içine girmesinden dolayı asla yenilmez. Fal oklarıyla kısmet aramak yasaklanmıştır.

11-Ve ayetin sonuna doğru piyango, şans oyunları, fotolar, lotolar ganyan gibi kısmet arama caiz değildir ancak kura çekmek caizdir. Bütün bunları işleyenler Yoldan çıkmıştır.

Dünyada 57 bayramımız varken 58. ve son bayramımız inşallah imanla ölmek neasip olursa ahirettedir. Cuma günleri rabbimizin huzuruna çıkıp Cemalullah'ı seyretme, lezzetini tatmış olacağız.

Maide suresi 27. Ayette Euzubillah bismillah, Vetlu aleyhim nebeebney ademe bil hakkı iz karreba kurbanen fe tukubbile min ehadihima ve lem yutekabbel minel ahar kale le aktulennek kale innema yetekabbelullahu minel muttekin. Onlara, iki adem oğlunun gerçek öyküsünü anlat: İkisi de birer sunu sundular. Birisininki kabul olundu, diğerininki ise kabul olunmadı. Dedi ki: Yemin olsun seni öldüreceğim. Dedi ki: Allah, yalnız takva sahiplerinden kabul eder, buyuruyor.

Yani kurbanın eti kanı, kılı tüyü tırnağı bağırsağı dünyalıktır. Bıçağa ilk dokunduğumuz anda niyetimiz neyse rabbimize o ulaşır. Kurban kelimesi tam 6 süremizde ve 13 ayeti celile de geçer. Kevser suresinde fe salli li rabbike venhar. Rabbin için namaz kıl, kurban kes derken venhar kurban anlamına gelir.

Zebih boğazlama demektir. Bu da 9 gez geçer. Kurb rabbimize yakınlaşmak için keseriz. (yaklaşmak için değil çünkü yaklaşmak fiziken olur, yakınlaşmak için) Kurban bayramında kestiğimiz kurbanın dâhiyye ve udhiyyedir. Hac ve umreye gidenlerin oradaki kestikleri kurban ise hediyyedir ki bu kuranımızda 3 surede 5 kez geçer. Bir de Nezir kurbanı vardır ki halk arasında adak kurbanı deriz. Hac suresinde geçen bu ayeti celile ye göre. Biz adak yapmamız emredilmiş bir ibadet değildir. Ama adadıktan sonra yapmamız emredilmektedir. Bu kavramlar açıkladıktan sonra şimdi kurban ile ilgili bir kıssayı paylaşalım.

Yeryüzünde Hazreti Adem aleyhisselam ve Hazreti Havva annemiz dışında kimse yoktu. Bunların 20 batında yani 20 seferde biri kız biri erkek olmak üzere toplam 40 çocukları oldu. Neslin çoğalması için Cenabı hak çaprazına erkek ve kız kardeşlerin evlenmesine musade etti. Aynı batında doğan kız ve erkeğin evlenmesi katiyyen haramdı. Adem aleyhisselam Habil’e abisi Kabil ile aynı batında doğan kızı ile evlenmesini emretti. Kabil’e ise Habil ile aynı batında doğan kızla evlenmesini hükmetti. Kabil bunu kabul etmedi. Çünkü kendi ile aynı batında doğan kız imtihan gereği daha güzeldi. Adem aleyhisselam Kabili ikna etmek için bir tepeye kurban bırakmalarını kimin kurbanı kabul görürse onun dediğinin olmasını söyledi.

Hazreti Habil cenabı hakka kurban etmek üzere sürüsünün içerisinden en güzel koçu seçti. Ve Adem aleyhisselam'ın dediği tepeye koydu. O zaman bizim gibi kurbanı bıçakla boğazlamak yoktu. Çünkü her Peygamberin şeriatında uygulama değişebilir. O zaman gökyüzünden yıldırım gibi bir ateş gelir eğer o ateş kurbanı yakarsa kabul olmuş olurdu. Hazreti Habilin abisi Kabil ise ziraatçi idi. Ekinleri içerisinden en adi, otlu, çöplü, çürük, taşlı olan buğdayları koydu. Gökten inen ateş Hazreti Habil'in kurbanını alıp götürdü. Kabil'in kurbanı ise kaldı. Bundan sonra Kabil kardeşi Hazreti Habil'e haset etmeye başladı. Kardeşine karşı haseti öyle arttı ki bir gün onun kafasını taşla ezerek öldürdü. Kardeşler arasında hasetin ilki böyle başladı ve Yusuf aleyhisselam döneminde zirveye çıkmış oldu. Bir anne, baba evlatlarının birbirlerine haset etmemeleri için adaletli olması gerekiyor ki eğer bir olumsuzluğa sebep olursa haset edenler kadar suçludur.

Yeryüzünü ilk şehidi Hazreti Habil’dir. İlk ölüm olduğu için Kabil ne yapacağını şaşırır vaziyetteyken Cenabı hak oraya birbiriyle dövüşen iki karga gönderdi. Kargalardan birisi diğerini öldürüp ayağı ile kazdığı toprağa gömdü. Kabil de onlardan görerek kardeşinin cesedini toprağa gömdü. Bu olay Saffat suresinde 13 tane ayeti celile ile tane tane de anlattığı bir hakikattır.


Saffet suresinde bismillah Rabbi heb li mines salihin. Rabb'im! Bana salihlerden bağışla, buyuruluyor ki çocuğu olmayan İbrahim (as.) böyle dua ederdi. Buradan anlıyoruz ki çocuğu olmayanların da bu ayeti okuması gerekir (günde 33 defa).Bu ayeti okuduktan sonra da ya rabbi okuduğum ayeti celile hürmetine falan kişiye çocuk nasip et diye dua etmeliyiz. Cenabı hak İbrahim aleyhisselama bu duanın bereketi olarak ilk önce Hazreti İshak aleyhisselamı, sonra Hazreti İsmail aleyhisselamı nasip eyledi.

Hz. İbrahim (as.) bu duayı ederken ya Rabbi bana verdiğin ilk evladı yoluna adak yapıyorum, kurban edeceğim diye dua etmişti. İbrahim aleyhisselam arafata çıkıldığı arife günü gündüz uykuya daldığı zaman, akşam ve bayramın 1. Günü olmak üzere 3 kez rüyasında bu adağı hatırlatıldı. Demek ki bizler bir rüya görünce hemen peşine düşmeyeceğiz. Aynı rüyayı ikinci, üçüncü kez gördüğümüzde ehlini bulup anlatacağız. İbrahim aleyhisselam aynı gün üstelik arife günü, üstelik vakfede bunu görünce oğlu İsmail aleyhisselamı alıp Mina dediğimiz kurban kesilme yerine götürdü. Orada çeşitli imtihanlardan sonra o az önce anlattığımız Hazreti Habil’in adak olarak sunduğu kurbanlık koç yere indirildi. Ve bu ümmete kurban dediğimiz ibadet başlamış oldu.

Saffat suresinde 13 Ayetin içerisinde geçen belaun iptila danlamına gelir. Her Müslüman İbrahim aleyhisselam gibi iptila, imtihan olunur olur. Hemen ikinci kelimede sadakat gösterdi diyor. Demek ki her imtihanda sadık olmalıyız. O zaman kazananlardan oluyoruz.

Hepimizin Bayramı mübarek olsun. Ülkemiz ve ümmeti Muhammed için hayırlara vesile olsun el Fatiha.

12 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page