top of page

KALPTEKİ MARAZ VE  HAVFULLAHIN TANIMLARI


Cenabı hak Bakara suresinin 10. ayetinde Euzubillah bismillah, fi kulubihim maradun, onların kalplerinde hastalık vardır, buyuruyor. Kalpteki hastalık hizlana sebep olan 6. mertebedir. Maraz, kalbin taşlaşmasından daha ileri bir durumdur.

Cenabı hak insanların ve cinlerin kalplerine 3 tane sorumluluk yüklemiştir.

 1-Her insanın ve cinnin kalbi Allahı bilmek ve tanımak zorundadır. 

Bilmek ve tanımak ayrı iki kavramdır. Mesela; Selimiye Camiini yapan kişinin Mimar Sinan olduğunu söylemek onu bilmektir. Ama Mimar Sinan ile şahsen görüşmüş olmak, onunla arkadaşlık yapmak ve yakın ilişki kurmak onu tanımaktır. Bilmek ismen olur tanımak ise onun tüm özellikleri ile hemhal olmaktır.

Cenabı hakkı bilmek demek onun adını bilmek gibidir. Allahı tanımak marifatullahtır. Onun muhabbetinin kalbimizden yayılıp vücudun bütün hücrelerine derc olmasıdır. Cenabı hakkın muhabbeti kalbe derç olunduğunda bu muhabbetten vücudun tamamı istifade eder.

Müslüman ve mümin de yine birbirine karıştırılan iki kavramdır. Müslüman sadece kendine emredileni yerine getirip, yasaklanmışlardan kaçınmakla yetinen kişidir. Mü’min ise Cenabı hakkın hoşnutluğunu kazanmış, cihat etmiş, cehdetmiş, kalbine imanın yazılması için alın teri dökmüş ve gayret etmiş kişidir.

Bu takdim ile ilgili kuranımızda dört ayet vardır.

Cenabı hak Taha suresinin 14. ayetinde enallahu yani Ben Allahım, buyuruyor. İşte kalbimiz bu hitabı duyabildiğinde onu tanımış olur.

Cenabı hak Hac, Enam ve Zümer surelerinde Euzubillah bismillah,  Ve ma kaderullahe hakka kadrihi, Allahın kadrını kudretini ve büyüklüğünü hakkıyla takdir edemediler, buyuruyor. Allahı hakkıyla takdir onu tanımakla olur. Cenabı hak kendisini hakkıyla tanımayanları ikaz ederek Sizin tanımanız yetersiz gerektiği gibi tanımazsanız İblis sizi tarumar eder, diyor.

Nuh suresi 13. ayetinde de lillahi vekara, Allaha ona yakışan şekilde gereken saygı ve vakarı göstermiyorsunuz, buyuruyor ki Allahı bilen değil ancak tanıyan bu saygıyı gösterir.

Araf suresinin 33. ayetinde de euzubillah bismillah ve en tekulu alallahi ma la ta'lemun, Onun hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemeyi haram kılmıştır, buyuruyor. Ama maalesef özellikle müslümanlar her konuda konuşmaktan geri durmamaktadır.

2- Cenabı Hakka İtaat Etmek.

Kalb itaat ederse tüm vücut itaat eder, kalp itaat etmez ise vücut itaat etmez. Kalp havada uçan uçağın pilotu gibidir. Yolcuların durumu nasıl pilotun on parmağına bağlı ise organlar da kalbe bağlıdır. Kalp bir bakıma vücudun pilotudur.

İtaat etmek, yasaklardan kaçmak, emrettiklerine uymaktır. Eğer kalbimiz günah işlemeye kastederse Cenabı hak tevfikini çeker ve kişi hizlana uğrar. Cenabı hakkın kalbin üzerindeki koruması kaldırılır. O zaman kalp yardımsız ve güçsüz kalır ve hastalık ve maraz tahakkuk etmiş olur.

3-Cenabı hakka kulluk etmek,

Kulluk, Cenabı hakkın bize sevgisi ve bizim ona muhabbetimizi kazandıracak salih amelleri yapmaktır.

Kalbimiz bu 3 görevi yerine getirmemesi durumunda aslını kaybedip hastalanır. Artık o kalbi Cenabı hak dışında hiçbir güç iyileştiremez.

Kalpteki Hastalık Nasıl Oluşur?

Hastalık kalbin işleyişinin bozulması demektir. Hastalık durumunda kalbin sağlığı ve çalışma düzeni bozulur. Kalbin düzeni bozulunca bedenimizdeki bütün organların düzeni bozulur. Vücudun düzeni bozulduysa kalp hastalanmıştır. Kalpte gam ve keder oluşmaya başlamış ve kişi sürekli gamlı ve kederli halde ise kalbi hasta demektir.

Cenabı hak Zümer suresinin 45. ayetinde Euzubillah bismillah Ve iza zukirallahu vahdehuşmeezzet kulubullezine la yu'minune bil ahıreh, Allah vahidir, cenabı hak böyle anıldığında kafirlerin kalbi nefretle ürperir, buyuruyor. Onlar buna tahammül edemezler. Çünkü onların 2. ve 3. Tanrıları vardır. Vahid tek, ehad ilk demektir. Küffarı asıl alt üst eden vahidtir.

Bir Kalp Neden Acı Çeker?

Kalp, başkalarının başına bir kötülüğün gelmesini bekleme hastalığından dolayı acı çeker. Sırf iyi oldu diyebilmek için kavgalı olduğu kişinin başına kötü bir durum gelmesini arzulamak bir hastalıktır. Bu durumda kişi hemen tövbe ve istiğfar etmelidir. Eğer tövbe etmezse ise kişinin kalbinin mizacı değişir. Kalbinde sızlama olur. Bu sızlama yürek dediğimiz et parçasında değildir. Bu manevi kalbin hasta olduğunun göstergesidir. Kalp hastalıkları ruhi ve manevidir. Buna rağmen belirtileri bedende görülür. Kalbimizi sağlıklı hale getirebilmek için içimizdeki fesadı temizlememiz gerekir.

Kuranımızda yeryüzünde harp çıkarır ve yeryüzünü fesada bular, buyurur ki bunlar kalbi hasta olanlardır. Harbi çıkaranın da destekleyenin de kalbi hastadır.

Kalplerimizdeki, Ruhlarımızdaki Ve Ahlakımızdaki Hastalıklar

Hastalık kalpte başlar ruha etkiler sonra ahlakımızı intikal eder. Kalp hastalıklarıyla ilgili ayetlerimizi incelediğimizde 17 temel hastalık olduğunu görüyoruz.

Hastalıklara geçmeden önce kuranımızda 9 farklı kategoride bildirilen uhrevi korkulara kısa bir geçiş yapalım.

1-Haşyetullah korkusu, Bu korku ilahi saygıdan doğar. Ancak Alimler böyle korkar. Kalbine iman yazılmış kişi alimdir.

2-Havfullah korkusu, Cezalandırılmaktan korkmaktır. Her müslüman günah işler. Bu günahı Cenabı hak merhametiyle affedebilir. Ama adaletiyle muamele ederse kişi günahının cezasını çeker. İşte bu cezadan korkmak havfullahtır.

3-Vecel korkusu, Bu korku beş değişik surede geçer. Bu korkuyu yaşayan müslüman sürekli ürperme yaşar. Bu kişilerin gözüne genelde melekler görünür. İlk gördüklerinde ürperir sonra ünsiyet ederler.

4-Feza korkusu, bu korku ile ilgili ayetlerde net bir detay bulamadık.

5-Hazer korkusu, Kuranımızda 21 defa geçer. Bu ölüm korkusudur. İnsanlarda ve cinlerde mevcuttur.

6-İşfak korkusu, Kuranımızda 11 kez geçer. Amel defterimize yazılan günahlardan dolayı yargılanmaktan ve hesaba çekilmekten korkmaktır.

7- Huşudur. Huşu ile ilgili konuyu biraz açalım. Huşu kuranımızda 17 kez geçer. Özellikle namaz ibadetimizle direk irtibatlıdır. Namazda iken bir anda kalbimize huşu ilka olundu ise vücut organları ürperir. Bu hal kişi tek basına namaz kılarken olur. İnsanların içinde olan riyadır. Kuran dinlerken ve dua ederken ürperme de yine yalnız basınayken olur. Huşu ikinci kimse görürken olmaz.

Cenabı hak Ahzap suresinin 35. Ayeti celilesinde müslüman kadın ve müslüman erkeklerle ilgili 10 tane sıfat sayar. Nasıl bir müslüman olmamız gerektiğini özetle anlatır. Bu 10 sıfat şudur ki;  Müslüman olun, mümin olun, itaat edin, sadık olun, sabırlı olun, haşyet olun, gizlice sadaka verin, riyanın en az  karıştığı ibadet olan orucu tutun, ferçlerinizi (ırzınızı) koruyun, çokça zikredin buyuruyor.

Cenabı hak yeryüzünün de huşusu olduğunu bildirir. Yeryüzü her mahlûkatın ayağı altındadır ve azizdir. Su da azizdir çünkü aşağı doğru akar. Huşulu insan ailesine de nefsine de zulmetmez. Zulmetmek günah işlemektir.

Dağların huşusu, dağlar öyle zikreder ki biz duymayız. Kuranımız Hazreti Davut’un bu zikri duyduğunu haber verir. Haşr suresinin 21. ayetinde Lev enzelna hazel kur'ane ala cebelin le reeytehu haşian mutesaddian min haşyetillah… Biz eğer bu Kur'an'ı dağa indirseydik, onu; huşu duyarak, Allah'a olan huşudan parça parça olmuş görürdün, buyurarak dağların huşusunu ifade eder.

Huşu ile secde edenler buyuruyor. Huşu ile secde etmek mütemekkil yani uyumuş gibi secdemizi yapmaktır. Kuran okurken huşu ile okunmalıdır. Kuranımız kronometre gibidir. İçimizden kuran okuma isteği gelmediği zaman hemen okumayı bırakmalıdır. Kuran suretle okuyup hatim sayısını artırmak yerine hazmaderek huşu ile sanki anlamını biliyormuş gibi okunmalıdır.

Huşu içinde ağlama,  Kuran okurken, tesbihat yaparken içimizde bulutlanma dahi olsa yeterlidir. Bu his ağlamanın başlangıcıdır.  Kalbimizin huşu ile boyun eğmesi, Cenabı hakkın adını duyduğumuzda kalbimiz aşka gelip mest olmalıdır.

Bir de hudu vardır. Huşu içimizden gelerek yapmak, hudu ise biraz şekli ve zoraki yapmaktır.

8. Rahbet korkusu kuranımızda 12 defa geçer. Rahiplerin yalnız basına kalıp ruhbanlık yapması gibidir. Kuranımızda bununla da ilgili detay verilmemektedir.

9- er Rub korkusu, Hayatın iştigali içerisinde yaşadığımız hissi korkudur. Bu korkuyu sosyal hayatta dört şekilde yaşarız.

1- Açlık ve fakirlik korkusu, bunun sonucu olarak kürtaj yaptırmak er rub korkusundandır.

2-Makam ve mevki korkusu, eleştirilme, itibarını, malını kaybetme korkusu ve kınanma korkusu yaşar.

3- İnsan korkusu, karanlıktan, haşarattan, hayvanattan korkma, telaş ve heyecan gibi sinirsel kaygılardır.

4- Ölüm korkusu, Sınavlardan, savaşlardan korkmak, yenilgiden, depremlerden, virüslerden korkmak gibi korkular da er rub kapsamına girer.

İnsanın korkudan kaynaklanan bütün alanlarına işaret eden 646 ayet vardır. Bu sayı insan ile korkunun bedenle gölge gibi iç içe olduğunu gösterir.

Kalbin Hastalanmasıyla İlgili 17 Temel Kavrama geri dönersek;

1-Hasta Kalplerde Heva ve Şehvet Virüsü Konuşlanmıştır.

Kalplerdeki heva ve şehavet virüsü kişiyi evire çevire istediği noktaya getirir.

Cenabı hak Ahzap suresinin 32. ayetinde Euzubillah bismillah Ya nisaen nebiyyi lestunne ke ehadin minen nisai inittekaytunne fe la tahda'ne bil kavli fe yatmaallezi fi kalbihi maradun ve kulne kavlen ma'rufa. Ey peygamberin hanımları siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz eğer Allaha karsı gelmekten sakınıyorsanız erkeklerle konuşurken sözünüzü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık ve kötü niyetle olan kimse ümide kapılmasın. Sözün güzel olanını söyleyin, buyuruyor.

Bu ayet Hazreti Peygamberimizin hanımlarına hitap eder. Her ayetin nüzulu sebebi vardır ama her müslümanı her ayetten mes’uldür. Ayetler kime hitap ederse etsin hükmü geneldir.

Bu ayette annelerimize siz diğer kadınlar gibi değilsiniz buyurarak onlara iki üstünlük atfetti. 1-Peygamberimizin eşleri tüm ümmetin manevi annesidir. 2- Peygamberlerin en hayırlısının hanımları olarak ona gelen feyiz ve bereketinden nasiplendirilmişlerdir.

Bu ayette tesettür ve muhadderat emretmektedir. Muhadder, yabancı erkeklere görünmemek anlamına gelir.

Nur ve Ahzap suresine göre Tesettür, kızımıza, gelinimize, eşimize, peygamberimizin hanımlarına, kızlarına farzdır. Muhadder ise peygamber efendimizin mubarek hanımlarına farz, bizlere ise ölçülü olmak kaydıyla müstehaptır.

Araf suresine göre tesettür erkeklere de farzdır. Vücudunun haram olmayan kısımlarını kapatması ise sünnettir. Günümüzde yaygınlaşan erkek ve kadın arasında yapılan gizli nikah Bakara suresine göre haramdır.  Bütün bu asiliklerin sebebi heva ve şehavet virüsünün insanı emrine almasındandır.

Euzubillahbismillah, lem yuridillahu en yutahhire kulubehum. (Maide-41) Ey rabbimiz 9 hızlan kapısını bize açma, bize 9 ihsan kapısını aç, bizi ihsanınla tedavi et. Kalplerimizi tahir eyle. Amin, Amin, Amin… el Fatiha…

 

 

 

 

 

 

 

 

13 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page