İBADETLİ OL Kİ SEVİLESİN
- 22 Nis
- 7 dakikada okunur

Kuranımızdan süzerek çıkardığımız sevilmeyle ilgili ayetlerin özüyle giriş yaparsak;
1-Sevgi, buğday habbesinin manevi ikizidir. Kalpte yeşerir ve ruhun ekmeği olur. Ruh onunla inşirah olur.
2- Ne mutlu! Allah’ın sevmediği şeylerden nehyedip insanları Allah’a sevdiren, Allah’ı da insanlara sevdiren nasihatçilere.
3-Her canlı hatta hayvanatlar bile sevilmek ister.
4-Sevilmek ruhun ve kalbin ihtiyacıdır.
5-Sevilmeyi istemek fıtridir.
6-Sevilen kıskanılır.
7-Sevilen mutlaka musibete ve fitneye uğrar.
8-Sevgi kalpten çıkan tesirli bir ışındır. (Cenabı hak 5 ayette ellefe yani kalplerinizi birbirine ısındırıp kaynaştıran benim, buyurur.)
9-Sevgi bütün kalbi kaplar ve kavurur. Bunun ileri dercesine kara sevda denir. Bismillah …kad şegafeha hubba (Yusuf/30.)
10-Eşler evlatlar ve dostluklar meveddet sevgisiyle beslenir.
11-Kalp sevdiğine meyleder.
12-Sevgi kalbe atılır. Cenab-ı hak habbeyi kalbe atar.
13-Rabbimiz imanı gönüllerde ziynetlendirir. Bismillah …ve zeyyenehu fi kulubikum, buyurur. Ziynetlenmeyi bu gibi sohbetlerin bereketiyle artırır. Aklımızın ufkunu geliştirip zenginleştirir.
Konumuzun ana teması: Rabbimiz Kimi Sever?
Rabbimiz ibadeti olan kulunu sevdiğini birçok ayetinde haber verir. Biz bugün bu ayetlerden sadece birini işleyeceğiz.
Cenabı Hak Hud Suresinde Bismillah Vestagfiru rabbekum summe tubu ileyh, inne rabbi rahimun vedud. Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra ona tövbe edin. O zaman size merhamet eder ve sizi sever, buyurmaktadır. Bu ayetin önce ilk yarımını sonra da ikinci yarımını inceleyeceğiz.
Rabbimizin el vedud esma-i şerifesi kalplere tecelli eder. Cenabı hak da o kulunu katından sevgiyle rızıklandırır. Bu rızıktan vücudun tüm hücreleri ve başkaları da istifade eder. İşte bu tecelliye sebep olan şey istiğfar ve tövbe etmektir.
İnsan kendi kendine bir yol bulup tövbe istiğfar ederse başaramaz. Çünkü nasıl tövbe edilir, nasıl istiğfar edilir Rabbimiz öğretmiştir. Bunun dışında kendi kendimize yöntem ve yol belirleyemeyiz.
Rabbimiz Ali İmran suresinde bunu bedihi şekilde açıklar. Bismillah Kul in kuntum tuhibbunallahe fettebiuni yuhbibkumullahu… Siz Allahı gerçekten seviyorsanız bana uyun ki Allah (cc) da sizi sevsin, buyurur. Yani peygamberimize uymadığımız müddetçe Allah’ın sevgisine ulaşmak mümkün değildir. Hem istiğfar ederken hem tövbe ederken Mürşidi mükemmil olan peygamberimize tabi olmalıyız.
Peygamberimize ruhani ve fiili şekilde tabi olunur. Ruhani tabi olmadan fili tabi olunmaz olunursa ihlas olmaz.
Ruhani Olarak Nasıl Tabi Olunur?
Cenabı hak Enfal suresinde Bismillah …ve ente fihim… ve sen onların arasındayken, buyurur. Peygamberimiz aramızda değil ama ayetin hükmü devam etmektedir. Ayetlerde o zaman bu zaman diye bir şey olmaz. Hükmü kıyamete kadar geçerlidir.
Peygamberimiz (sav) Vefat Ettiğine Göre Aramızda Nasıl Olur?
Bu sorunun cevabını kuranımıza bakarak açıklayalım. Rabbimiz Bakara suresinde bismillah …en ye'tiyekumut tabutu fihi sekinetun min rabbikum… Size melaike getirecek. Öyle bir alametle gelecek ki eğer o alameti fark etmek ve mümin olarak ondan istifade etmek istiyorsanız bu yönde ferasetinizi harekete geçirin, buyuruyor.
Bu kıssayı hatırlarsak; Bir tabut (sandık) gelecek ve o tabut müslüman ordusunun kalplerinde özgüven oluşturup tüm korkuları atacak. Sandığın içerisinde Tevratın bir nüshası, Hazreti Musa’nın asası, Hazreti Adem’den itibaren bütün peygamberlerin savaşlarda kullandığı, bedenlerinin temas ettiği bazı eşyalar vardı. Sandık Melekler tarafından ordunun arasına getirildi. Ordu sandığı görüyordu ama melekleri görmüyorlardı. Zaten hiç kimse melekleri de cinleri de aslı haliyle göremezler. Tabut ordunun bulunduğu yere gelince ordunun cesareti öyle hale geldi ki Hazreti Talut’un komutasındaki ordu Calut ordusunu bozguna uğrattı.
Görülüyor ki bu manevi bakiyeler İnsana güç ve moral veren kalplerimizde mutluluğa sebep olan, korkuları yok eden bir tecellidir. İşte kalplerde bu rızıktan yararlanır ve farklı kalıba girer.
Bu tabut su anda Vatikan’da saklı durmaktadır. Bunlar Peygamberimizin mübarek naaşına da çalmaya kalkmışlar Cenabı hakkın yardımıyla Nurreddin Zengi Hazretleri sayesinde başaramamışlardı.
Demek ki Rabbimiz tarafından ruha manevi bir güç inikas ettiriliyor. Bu inikas yukardaki ayetle delillendirdik.
Habibullah Efendimizin ruhaniyetinin 1517 yılından bugüne ülkemiz üzerinde duran manevi bir şemsiyesini görelim.
İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Hazretleri tarafından başlatılan manevi bir nöbet var. Mukaddes emanetler diye bildiğimiz yerde o zamandan bu zamana sürekli kuran hatmi okunmaktadır.
Orada bulunan tüm emanetleri sayma imkanımız yoktur. Ama başlıcalarını sayalım;
1- Hazreti Osman efendimizin şehit edildiği esnada kanının üzerine damladığı ve kuranımızın ilk nüshası olan kuranların imamı (imamı nüsha) olan kuran-ı kerim.
2-Hazreti Musa’nın asalarından birisi.
3- Hazreti İbrahim’in kullandığı tenceresi.
4-Hazretri peygamberimize ait hırka. İstanbul’da iki tane hırkası vardır. Birisi Hırka-ı Şerif camiinde bulunan ve Üveys Karni Hazretlerinden ulaşan hırka, birisi de Topkapı Saray’ında Hazreti Kab (ra) eliyle gelen hırka.
5-Hazreti peygamberimizin sancağı.
6-Peygamberimizin mührü, ayak izi, uhud savaşında kırılan miğferi, sakalı şerifi, mektupları, kılıçları.
7- Hazreti Davut (as) ve birçok sahabeye ait kılıçlar.
8-Kabenenin anahtarı, hacer-ül esvedin eski muhafazası.
Bunları ilk halifemiz Yavuz Sultan Selim Hazretleri büyüğümüz getirdi. Getirdiği anda daha dinlenmeden birisi de kendi olmak üzere 40 hafız ile kuran hatmi başlattı. Günümüzde 28 hafız tarafından devam ettirilmektedir. Günlük bir hatim yapılır. Ramazan ayının 15. günü veya kadir gecesinde Destimali Şerif dediğimiz törenle bu hatim indirilir. Destimal-i Şerif Farsça şerefli mendil demektir. Bu törene katılan rical ceplerinde bir mendille gelirler. Mendiller Rasulullah efendimizin hırkasına dokundurulur ve sahibine verilir. Oranın tozu dahi özel yapılmış bir kuyuya doldurulur sokağa atılmaz.
Yukardaki mendil olayı için herkes bir şey söyler ki onun da delili vardır. Yusuf suresinde bismillah İzhebu bikamisi haza fe elkuhu ala vechi ebi ye'ti basira… Gömleği babamın yüzüne koyun o zaman gözleri görür, buyurmaktadır ki Hazreti Yusuf’un gömleği bez değil mi?
Yine Yusuf suresinde bismillah Fe lemma en cael beşiru elkahu ala vechihi fertedde basira.. Yakup (as) gömleği yüzüne koydu ve derhal gözleri açıldı. İşte bu iki ayet Destimal-i Şerif için kuranımızdan delildir.
Abdulhamithan Hazretleri vasiyetinde Destimal-i Şerif töreninde Hırka-ı saadete dokundurulan mendil ve kabenin örtüsünden bir parçayı kefeninin içine koymalarını vasiyet etmiştir. İşte ecdadımızın peygamberimizin ruhaniyetine tabi olma yöntemi böyledir.
Hadimul harameyn ve serefeyn ünvanını alan Yavuz Sultan Selim büyüğümüzün başlattığı bu güzellik 5 asırdır devam etmektedir. Ancak 1918 İstanbul’un işgaliyle 32 yıl, 27 Mayıs ihtilalinden sonra 14 yıl, 1975 yılından 1983 yılına kadar 8 yıl, 28 Şubat döneminde 9 yıl olmak üzere toplam 63 yıl kesintiye uğramıştır.
Bütün bunlardan sonra; Peygamber Efendimizin ruhaniyetiyle ülkemizin üzerinde olduğunu delillerle gördük. Enfal suresinin 33. Ayetinde verilen emre göre biz de o büyüklerimiz gibi ruhani olarak peygamberimize tabi olmamız gerekir. Ancak böyle Allah (cc) katında sevilen bir mertebeye ulaşırız.
Şimdi gelelim Enfal suresi 33. Ayetinin ikinci kısmına;
Cenabı hak Bismillah …ve ma kanallahu muazzibehum ve hum yestagfirun, İstiğfar ederseniz Cenabı hak size azap etmez, buyuruyor.
Hazreti peygamberimiz (sav) Bu ayetin tefsiri niteliğinde; Ben ahirete göçtüğümde iki emniyet kalır. Birisi benimle birlikte ruhaniyete dönüşür. İkincisi ise istiğfarım kıyamete kadar devam eder, buyuruyor.
Bu iki güvence hem ülkemizin güvenliği hem de ona tabi olmanın yolu yordamıdır. Bu ayet Peygamberimize tabi olduğumuz müddetçe toptan helak olmayacağımızın güvencesidir.
Toparlarsak; istiğfarlarımız ülkemizin toptan azabına ve o yönlü zalimler güruhuna engel olur. Kendi nefsimiz için yapmamıza rağmen. Bu istiğfar hem kuranımızın hem Peygamber Efendimizin emridir.
Öyle cahil güruh vardır ki istiğfarı sadece falan şeyhe veya müride verilmiş bir görev gibi bakarlar. Asla öyle değildir. Ayet Ey iman edenler! diye başlar.
İstiğfar ve tövbe Hazreti peygamberimize farzdır. Ona farz olan da biz vacip derecesinde müekket sünnettir. İstiğfar geçen 40 ayet vardır. 32 tanesi Peygamberimize hitab eder ve bize dolaylı emir olur. 8 tanesi de direk bize emredilmiştir. Rabbimiz başka bir ayette de bu 8 emri yapabilmenin ikram olduğunu bildirmektedir.
Rabbimi Ali İmran suresin bismillah Rabbena ve atina ma vaadtena ala rusulike… Ey Rabbimiz rasulunun vasıtasıyla ve onun lisanı üzere bize vaad ettiklerini ikram et, buyurmaktadır.
Tesbih, Rabbimizin zatını, sıfatlarını ve fiillerini tenzih etmek yani onun hiçbir şeye benzemediğini ifade etmektir. İstiğfar ise arınmaktır. Kalbimiz ve nefsimiz istiğfarla arınır ve ruhumuza tecelli olur.
Hazreti Yunus (as) balığın karnındayken bismillah la ilahe illa ente subhaneke inni kuntu minez zalimin (Enbiya/87.) Eğer balığın karnında cenabı hakkı tesbih etmeseydi kıyamete kadar orada kalacaktı, buyururken tesbihin rabbimiz katındaki değerini gözler önüne seriyor.
Hazreti Peygamberimize Fiili Olarak Nasıl Tabi Olunuyor?
Arınmak ve ülkemizin milletimizin bekası için tesbihlerin manevi zırh olduğunu gördük. Bunun yanı rabbimiz sıra 3 manevi kalkan daha gösteriyor.
1-Cenabı hak Hud suresinde bismillah Ve ma kane rabbuke li yuhlikel kura bi zulmin ve ehluha muslihuna, Rabbim ahalisini ve nefsini ıslah edip duranları helak edecek değildir ya, buyuruyor. İşte şu sohbetimiz bu ayetin kapsamında oluyor. Bu ıslah görevini herkes kendi gücü yettiği şeyi yapmalıdır başka yolu yoktur.
2- Nisa suresinde de bismillah Ma yef'alullahu bi azabikum in şekertum ve amentum Eğer size verilen nimetlere şükrederseniz Rabbiniz size neden azap etsin ki,buyurmaktadır. Yeter ki verileni beğenmemezlik etmeden her şeye şükredelim. Şükür sadece dille olacak değildir. Referans olarak güzeldir ama yetersizdir. Şükür, verilen nimetin kendi cinsinden bir kısmını ihtiyaç sahibiyle paylaşmaktır.
Mesela bir inek ot yer ve süt verir. İşte o inek kendisine verilen ot nimetinin şükrü gereği süt vermektedir. Bu o hayvanın şükrüdür.
Cenabı hak bazı insanlara ilim verir. O ilim sahibi menfaat gütmeden verilen ilmi başkalarıyla paylaşırsa ilmin şükrünü yerine getirmiş olur.
Kişi verilen bir malın bir kısmını hiç çıkar gözetmeden paylaşabiliyorsa şükrünü yerine getirmiş olur. Zekat zorunlu olduğu için bu kapsama girmez.
3-Cenabı hak Sebe suresinde bismillah Zalike cezeynahum bima keferu… Nankörlükleri yüzünden onları böyle cezalandırdık, buyuruyor. Yani benim verdiğim nimetle başkasına zulmeden nankörler için ceza verilir buyuruyor.
Özetlersek;
Islah eğitimi yapanların eksik olmaması için gayret edeceğiz. Nimetlere kesintisiz şükür etmenin ehemmiyetini unutmayacağız. Nankör olmamak için o nimetleri zekat sadaka hediye olarak paylaşacağız.
Ve Son Olarak;
1-Peygamber Efendimiz (sav) Allah (cc) katında hiçbir şey Allah korkusuyla akıtılan iki damla göz yaşından daha sevimli değildir, buyuruyor.
2-Allah (cc) ibadet etmemizden şirk koşmamamızdan tefrikaya düşmememizden razı olur. Kuranımızda sık sık okuduğumuz amelen saliha şirk koşmayın demektir. Şirk koşmak, İnsanlar, cinniler, diğer canlılar veya tabiattaki bir eşyayı rabbimizin makamına koymaktır. Bunlardan birisinin rabbimizin sıfatlarıyla sıfatlandırmak şirktir.
İmam Azam efendimiz diyor ki; Müslüman şirke düşmemek için Rabbimize ait 38 sıfatı bilmesi gerekir. Bu 38 sıfatın 6’sı zati sıfat, 8’i sübutu sıfat, 11’i fiili sıfat ve 13’ü haberi sıfattır. Bunlardan hiç olmazsa 9 tanesini öğrenelim. (Hayat, İlim, İrade, Kudret, Tahlik, Tarzik, Semi, Basar, Kelam.)
3-Rabbimiz Bakara suresinde bismillah innallahe yuhıbbut tevvabine Allah (cc) sürekli olarak tevbe edenleri sever, buyurmaktadır.
4-Allah (cc) affetmeyi sever. Bizler de affetmeliyiz. Kalpte kin durursa kalp kazanç elde edemez.
5- Cenabı hak Hud suresinde bismillah festagfiruhu summe tubu ileyh, inne rabbi karibun mucib. Allah istiğfar edenleri ve tövbe edenleri sever, buyuruyor. İstiğfarlarımıza başlarken veya biterken hibe ederek paylaşmalıyız. Çünkü istiğfar etmek bir nimettir. Nimetin şükrü ise paylaşmaktır.
6- Resûlullah (sav) günde yüz defa: Rabbiğfir lî ve tüb aleyye inneke ente’t-tevvâbü’r-rahîm: Allahım! Beni bağışla ve tövbemi kabul eyle. Çünkü sen tövbeleri çok kabul eden ve çok merhamet edensin diye dua ederdi. Biz de onun yolundan gidenler olarak bunu devam ettirmeliyiz.
7- Rabbimiz ahzab suresinde bismillah Usvetun hasenetun limen kane yercullahe vel yevmel ahıre ve zekerallahe kesira, Allah rasulunda Allahı zikredenler için en güzel örnek vardır, buyurmakta ve onu örnek almamız gerektiğini öğretmektedir.
8-Allah (cc) kulunun tövbe etmesinden ferahlar ve nimetini üzerine saçar. Bu saçılma ev ahaline de sıçrar ve evin tümüne sirayet eder.
9-İstiğfar ehlini Allah (cc) sever.
10-Kıraat ehlini Allah (cc) sever.
11-Hazreti Aişe annemiz anlatıyor: Eve gelirken mescitten çok güzel okuyan bir ses duydum. Durum dinlemeye başladım. Biraz gecikince Rasulullah efendimiz sebebini sorudu. Ben de olanları anlattım. Peygamber Efendimiz dışları çıkıp kimmiş diye baktı. Okuyan kişinin Hazreti Salim (ra) okuduğunu gördü. Ayakta kıbleye dönerek ümmetimden senin gibi birini bana evlat ettiği için Rabbime hamdolsun diye dua etti.
Burada yeri gelmişken Hazreti Salim (ra) hakkında biraz bilgi verelim. Ebu Huzeyfe (ra) Hz. Salim’i bir savaşta esir düştüğü için köle olarak almıştı. Sonra onu azletti. Hazreti Salim de onları terk etmedi. Peygamberimiz kur’anı 4 kişiden öğrenin dediği dört kişiden biridir. Diğer 3 kişi ise Abdullah İbni Mesut, Hazreti Ubeyb ve Muaz Bin Cebel’dir. Hazreti Salimin çocuğu olmamıştır. Musellemetül Kezzab ile yapılan savaşta şehit oldu.
El fatiha


Yorumlar