HAZRETİ MERYEMİN HİCRETİ


HAZRETİ MERYEMİN HİCRETİ

1-Hazreti İsa ve Hazreti Yahya Aleyhisselâm'ın Dilinden Cenabı Hakkın Sevmediği İki Zümre

Cenabı hak Meryem suresini 14. ayetinde Hazreti Yahya aleyhisselamın diliyle bize onun anne ve babasına asi olmadığını anlatır. Meryem suresi'nin 32. ayetinde ise Hazreti İsa aleyhisselamın diliyle de anne ve babasına ki İsa aleyhisselamın babası yok ama orda bizim için uyarı olduğundan dolayı anne ve babasına cabbar ve şaki değildi buyurulur. Nisa suresinin 36. ayeti celilesinde Esteuzibillah, İnnallahe la yuhıbbu men kane muhtalen fehura. Allah teala mütekebbir ve müştehir olanı sevmez, buyuruyor. Şimdi bu ayette 2 kelime geçti. Birisi muhtalen yani halk arasında dalavereci dediğimiz kelimenin kökü buradan geliyor. Cenabı hak bu kelimeye tam 3 surede 3 ayrı ayette bizim dikkatimizi çekiyor. İkinci olarak da fahura geçti. Yani kendini beğenip övünen kişi anlamına gelir. Bu da 5 surede 5 ayette geçer. Toparladığımızda görüyoruz ki ileride anne ve babalarını küçümseyen, Anne ve babasını katleden bir neslin türemesi bu 8 ayetin mucizevi uyarısıdır. Anne ve babaya iyi davranmak üzerimize farz olan bir görevdir.

Selamlama; Meryem suresinin 33. ve 15. Ayetinde Esteuzibillah, Ves selamu aleyye yevme vulidtu ve yevme emutu ve yevme ub'asu hayya. Doğurulduğum gün, öleceğim gün ve canlı olarak diriltileceğim gün, selam benim üzerimedir. Bu ayete kısaca bir göz atarsak; Birinci olarak doğduğum günde buyurdu. Vulidtu, annelerimize valide dememiz bu kelimeden doğar. Selamlamadan bahsedildi. Kuranımıza şöyle baktığımızda Cenabı hak 1- Nuh aleyhisselama 2- İbrahim aleyhisselam'a 3-Hazreti Musa ve Hazreti Harun aleyhisselamlara 4-Hazreti İlyas aleyhisselama, 5- Hazreti Yahya aleyhisselama, 6- Hazreti İsa aleyhisselama 7- Bütün peygamberlere selam eder.

8-Resulullah efendimizle ilgili selamlamayı detaylıca işleyeceğiz. Diğer peygamberlere sadece bir yerde selamıyla o ismi yan yana konulur. Ancak Resulullah efendimize gelince bu çok değişir. Azhab suresinin 56. ayeti celilesi Esteuzibillah, İnnallahe ve melaiketehu yusallune alen nebiyyi, ya eyyuhellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima. Bunu çok sıkça duyduğumuz bir ayettir. Cenabı hak önce kendi adını zikrediyor. Sonra meleklerine, Peygamberimize salat ve selam ettiğini ardından da bu örneği bize yansıtıyor. Buyuruyor ki ey iman edenler siz de salat edin, selam edin. Yani 2 tane ayrı görev veriyor. Peygamberimiz miraca götürüldüğü zaman Cenabıhak karşılama selamında Esselamu aleyke eyyühenne buyyu ve rahmetullahi ve berekatuhu buyurdu. 1-Biz bunu her namazda tahiyyat oturuşunda okuyoruz. 2- Namazlarımızda salli barik okuyoruz. Peygamberimize hem salat ediyoruz, hem dua ediyoruz. 3- Ezani şerif bittiği zaman duasını okuyarak peygamberimize hem salat hem de selam ederek görevimizi ifa ediyoruz. 4- Kelimeyi tevhit kelimeyi şahadet, ikisinde de peygamberimizi zikretmeden imanımız geçerli olmuyor.

5-Kuranımızdaki surelere kısaca göz attığımızda 1-Hicr suresinde Rabbimiz Peygamberimizin ömrüne yemin etmiştir. 2- İsra suresinde Miraçta makamı Mahmut ile şereflendirilmesi. 3- Azhap suresi 56. Ayeti celile peygamber efendimizin kıyamete kadar bütün hadisi şeriflerinin doğruluğunu teyit eder. Ona selam ve duanın rabbimizin emri olduğunun ve hadisi şeriflerin garantisi Azhab suresidir. Hazreti Akra anlatıyor; Ben hastalandım. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem beni ziyarete geldi. Dedim ki ya resulallah sanırım bu hastalığımdan dolayı öleceğim, dedim. Peygamber efendimiz sallallâhu ve sellem bana Hayır, iyileşeceksin. Ve Şam bölgesine hicret edeceksin. Filistin'de bulunan bereketli bir yerde ölüp oraya da defn olunacaksın. Ve bu hadisi şerif aynen tahakkuk etti. İşte hadisi şeriflerimize saldıranların gayeleri islamı aynı hıristiyanlar gibi Yahudiler gibi fırkalara ayrılıp etkinliğinin yok etmektir. Bundan dolayı da Müslüman, şuurlu ve uyanık olmak zorundadır. 8- Muhammed suresi ki Cenabı hak onun adıyla bir sure indirmiştir. 9- Fetih suresi. Peygamberimize lütfedilen bütün zaferlerin suresidir. 10-Hucurat suresi, Cenabı hak Hazreti peygamberimizin evine gittiğimiz zaman nasıl bir edeple varılması gerektiğini hucurat suresinde anlatıyor. 11 Necim suresi, Hazreti peygamberimizin miraca çıktığı zaman 2 tane baş gözüyle bütün ruhaniyet aleminin ve kâinatın seyrettirildiği anlatılır. 12- Kamer suresi, Hazreti peygamberimizin şahadet parmağı ile aya işaret edip ayın bölünüp sonra tekrar birleşme azametinin anlatıldığı sure 13- Cuma suresi, Hazreti peygamberimizin ümmeti olan bizlere her hafta bayram günü olarak lütufta bulunulmasının anlatıldığı sure. 14- Tahrim suresi, Hazreti peygamberimizin helal ve tayyib gıdalarla rızıklandırılması anlatılır. 15- Kalem suresi, Hazreti peygamberimizin nazardan korunduğu sure olarak hatırlayabiliriz. 16- Müzzemmil suresi ve 17- Müddessir suresi, Resulullah efendimizin hem vücudunun hem de o teninin üzerine giydiği giysilerin temiz tutmasını anlatan 2 sure 18- Duha suresi, Resulullah efendimizin üzüntüsünü ferahlandırması için indirimiş olduğu bir sure. 19-İnşirah suresi, Hazreti peygamberimizin kalbinin açılıp yıkandığını anlatan sure, 20- Kadir suresi. Biz ümmetine bir gecede 83 yılın mağfiretinin sığdırıp lütfedildiği süre. 21- Kevser suresinde mahşerin 12 ana büyük vasıtalarından geçtikten sonraki yaşayacağımız aşırı susuzluk nedeniyle Hazreti peygamberimiz ümmetine kendi eliyle su ikram edecek ki o bir bardak kevser suyu içimizde şeytana ait ne varsa yıkayıp akıtacak ve cennete girmeye layık olacağız. 22- Tebbet suresi, peygamberimiz eziyet çeksin diye geçeceği yere dikenleri döküp ayaklarını parçalamak isteyenlere Cenabı hakkın beddua ettiği ve lanetinin anlatıldığı bir suredir.

9- Hidayete ittiba edenlere doğum ölüm ve dirilmede selam olsun buyurmuştur. İblis 3 yerde en zayıf anımızı kollar orada bizim imanımızı ifsat etmek ister. 1-Doğum anında, 2. Ölüm anında, Eğer şuuru yerinde iken ölmüşse, en yakınından birisinin suretinde gelerek imanını bozmaya çalışır. Ama kişi komada ölmüşse, kabirde diriltildiği zaman Melaikler sorular sorarken iblis karşısına dikilir o soruları cevaplattırmamak için elinden gelen bütün fitnesini yapar. Bu selamla muhatap olamadık ise bizi koruyacak güç olmadığı için iblisin elinde oyuncak oluruz. Çünkü iblis o kadar usta ki. Kimi nereden vuracağını bilir. Ama Cenabı hakkın selam ettiği kullardan olur da korunursak inşaallah kurtuluşa ereriz.

10- Seçkin kullarına yani insanların önünde onlara her yönde faydalı olarak onları yönlendiren, onların kalplerine, ruhlarına, akıllarına yol gösteren seçkin kullara selam veriliyor.

11- Cennetliklere selam veriliyor, Cennetin kapısına ilk girenlere önce melekler selam verecek. Cennete girenlerin bir kısmı hayatı boyunca bir defa, bir kısmı yılda bir defa, bir kısmı haftada bir defa cemali ilahiyi görmeye mazhar olacak. Selamın kavlen mirrabbirrahim bu ödül insanın bütün hücrelerinde öyle bir makes bulacak ki belki orada 100 sene otursa bir saniye geçmiş kadar farkında olmayacak. Onun için zaman zaman insanın böyle içinde muhabbeti arttığında Rabbinin bu selamını adeta taklit ederek, ben de buna muhatap kıl diye dua ederse belki bir kabul saatine gelir. Selamın kavlen mirrabbirrahim denilen bir kul oluverir.

Yukarıdaki okuduğumuz ayetten bir de şöyle hüküm çıkıyor. Hazreti Yahya aleyhisselam bir kadının dayısıyla evlenmesine fetva vermeye zorlandı vermediği için şehit edildi. Rabbimiz Meryem suresinin 15. ayetinde Yahya aleyhisselamın bu ölümüne yevme emutu kelimesini kullanır. Bu kelime bizi itikâdi olarak bir alana dikkatimizi çeker. Yahya aleyhisselam öldürülerek şehit edildi ama kelime yevme emutu öldürme anlamına gelir. Trafik kazalarında veya ameliyat sonrası bazı hastaların yaşadığı gibi ölüm vaki oldu. Veya birisini biri silahla öldürdüyse o işle meşgul olan kişilere siz sebep oldunuz, eceliyle ölmedi diyoruz. Bunlar sapıklıktır. Müslüman bunu diyemez. Bu ayette Rabbimiz seni ben öldürdüm. Onlar ölmene sebep olarak sana işkence ettiler ama senin ruhunu almak benim salahiyetimde diyor. Şimdi bu çok ince bir çizgidir. İnsan ne şekilde ölürse ölsün bu ölümüne sebep olan kişiler dünyada da ahrette de hesap verecektir. Ancak ömür vadesi dolmamış olsaydı bu sebeplerin hiçbirisi öldüremez idi.

Yukarıdaki ayetten alacağımız dördüncü ders; Orada Cenabı hak İsa aleyhisselam için doğduğum buyuruyor. Yahya aleyhisselam için de doğduğu buyuruyor. İkisinin arasında bir m harfi fark var. Ama burada çok büyük bir ayrım yapıyor. Cenabı hak doğduğu buyurduğu zaman katında onun doğum günü, ölüm günü ve diriltileceği günün kıymetini anlatır. İsa aleyhisselam diliyle de doğduğum buyurdu için ise insanlar arasında bir çocuğun doğduğu gün öldüğü gün ve kabirdeki dirileceği günün kıymetini anlatır. Cenabı hak orada birini bize ayırmış, birini de katına ayırmış. Katında doğum ölüm ve dirilme kıymetli. Biz insanlar katında ise bize verilen bir evladın doğumu ölümü ve kabirdeki dirilmesi kıymetli. Şöyle ki içinde gayri meşru haram bir oluşum yok ise çocuklarımızın doğum gününü kutlamak, ölüm yıl dönümlerinde anmanın dinimiz açısından sakınca olmadığını görüyoruz.

2-Hazreti Meryem (ra.) ile Hazreti İsa (as.) Mısır'a Hicret Etmeleri

Esteuzibillah, Ve cealnebne meryeme ve ummehu ayeten ve aveynahuma ila rabvetin zati kararin ve main. Meryem oğlunu ve annesini bir ayet kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik. (Mü’minun suresi/ 50.)Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Mekke de sabah namazını cemaatle kaldırırlar iken Mu’minun suresinin bu ayetini okuyordu ki bir anda gözleri doldu. Boğazı düğümlendi. Ayetin gerisini okuyamadı, rükua gitmek zorunda kaldı. Çünkü Hazreti Meryem ve Hazreti İsa'nın başına gelen zoraki hicret anlatılıyor idi. Hazreti peygamberimiz ilerde aynı olayı yaşayacağı rabbimiz tarafından bildirilmişti. Bu ayetin tarihi seyrine baktığımızda Hazreti Meryem’e Hazreti İsa aleyhisselam henüz daha bir aylık olduğunda fitneyi yeniden alevlenince Hazreti Meryem'i öldürmeye kalkışacaklarını ve bundan dolayı da orayı hemen terk etmesini Hazreti Meryem'in kalbine ilham etti. Hazreti Meryem bir gece amcası oğlu Yusuf Neccara gitti. Onunla birlikte Mısır'a ulaştılar. Yusufu Neccar Kudüse geri döndü. Mısır'da 12 yıl kaldılar. Hazreti Meryem sürekli olarak İsa aleyhisselamı halktan gizliyordu.

Yahudiler ise sabah kaltıklarında baktılar ki ne Meryem var ne İsa hemen zekeriyyâ aleyhisselâmın evine koştular. Onu bulup Hazreti Meryem senden hamile kaldı ve bu suçun da ortaya çıkmasın diye onları sen gece kaçırdın diye suçlama yaptılar. O dönem hem Hudüs'ün hem Şam'ın idaresi Yunanlıların yani rumların elindeydi. Herodotos isimli bir zalim vardı. Herkesin İsa aleyhisselama rağbeti artınca yani onun ne mübarek bir çocuk olduğunu görünce bu çocuk gelecekte iktidar olur, benim makamını elimden alır kıskançlığı ile israil oğullarıyla birleşerek tuzak kurup öldürülmek için onların başında liderlik yapmaya başladı. İsa aleyhisselamı öldürmek için adeta onları tahrik etmeye başladı. Ve zekeriye aleyhisselam'a da attıkları yukarıdaki dediğimiz bu iftira neticesinde ilk önce Zekeriyya aleyhisselamı aramaya başladılar. Zekeriyya aleyhisselam Cenabı hakkın kendisine ilham etmesiyle Zekeriyya aleyhisselam bir ağaca emretti ağaç yarıldı ve içerisine girdi. Ama o anda işte kaderin cilvesi iblis Zekeriyya aleyhisselamın elbisesine bastı. Elbisesinin bir kenarı ağacın dışında kaldı. İblis insan suretinde israiloğullarına rehberlik yapıyor, yol gösteriyordu. Ve bir testleriyle ağacı yukarıdan aşağıya ikiye bölüp Hazreti Zekeriyya aleyhisselamı şehit ettiler. Ardından Yusuf'u Neccarı aramaya başladılar ama onu bulamadılar.

3-Hazreti Meryem’in Gurbette Çektiği Geçim Sıkıntıları

HZ. Meryemin (as.) gurbette yaşadığı sıkıntıları 4 bölümde inceleyeceğiz.

1. Hazreti Meryem Yüce Allah'a Ya Rabbi bana kanı olmayan bir et lütfet diye dua etti. Allah (cc.) ona çekirge yemesini müsaade etti. 2- Allah'ım O çekirgeleri emzirme olmaksızın yaşat. 3- Ses ile çağrılma olmaksızın onları birbirine sevdir. İnsanlar birbirini konuşmayla, muhabbetle ve o muhabbetini dile getiren kelimelerin terennümü ile seviyor. Ama bunlar bu semereleri yaşamaksızın birbirlerini sevsin diye dua etti. Ve bu duaların hepsi kabul oldu.

Şimdi gelelim bizim şeriatimizdeki çekirge yemenin hükmüne. Sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisi şeriflerinde buyuruyor ki; Çekirge bir topluluğa rızık bir topluluğa azap olarak gönderilir. Yani rızık olarak gönderilir ve Hazreti Meryem gibi onu yer açlığını giderir ama azap olarak gönderildiğinde ise çekirge istila edip oradaki tüm bitkileri yediği zaman o memleket 3-5 yıl kendine gelemez. İkinci bir hadisi şerif; Hazreti Abdullah ibni Ebu Enfa (ra) şöyle dedi. Resulullah (sav.) ile beraber 7 kez savaşa katıldık. O savaşların hepsinde de aç kaldıkça çekirge topladık ve yedik. İmamı Azam Ebu Hanife (ra.) ise çekirgeyi balık gibi kabul edip onu ölü olarak bulunsa bile yenmesinde bir sakınca olmadığına fetva vermiştir. Yani çekirge yemek caizdir ve mübahtır. Balığın zehirlenip ölenleri karnı yukarı gelir ki onlar yenmez. buradaki teşbih. Bi o dediğimiz türdeki ölümleri ne yapmıyor içine almıyor.

2.Hazreti Meryem etraftan bulduğu yünleri eğip ücretini alarak kendiyle oğlunun geçimini sağlardı. Bu iplik eğirme ruhsal hastalıkların arttığı, özellikle bayanların tamamen işsiz, güçsüz telefon oynamakla hayatlarını geçirdiği bunalımlarının arttığı bir dönemde bakın unutulan bir sünnet ki ifa edilmeye başlanır ise o hastalıkların çoğu yok olur. Yoksa gittikçe hastalıklar artar ve hiçbir şekilde tedavisi de yoktur. Ruh hastalandıktan sonra eski haline asla dönmez. Hazreti Aişe annemiz buyurur ki kadının elindeki kirmanı Allah yolundaki mücahidin elindeki mızraktan daha güzeldir. Erkek için mızrak neyse kadın içinde kirman odur. Bütün bunlar gösteriyor ki İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri tefsirinde en son şu cümleyi kullanıyor, kendi bereketli kadın olmalarındandır ki pamuğu, keteni eğirirler. Yani bir kadın herhangi bir ipi eğirip eve bir katkı yapıyorsa bu kadın bereketli bir kadındır buyuruyor.

3. Güncel tabirle bir çiftlik ağası nerede bir fakir yoksul varsa onu çiftliğini alır hem onu muhafaza eder hem de elinden geldiği kadar yedirir, içirirmiş. Hazreti Meryem bunu duyunca o ağanın çiftliğine girer. Orada yaşarlarken bir gece ağanın biriktirdiği altınları çalınır. Çiftlikte büyük bir hüzün vardır. Çünkü bazıları yedikleri ekmeğe nankör olmuştur. O hüzün en çok da Hazreti Meryem ve Hazreti İsa aleyhisselamı etkiler. Hazreti İsa aleyhisselam o anda 12 yaşlarındadır. 12 yaşındaki bir çocuk olarak ağaya der ki, Sen der çiftliğinde kalanları toplayıp karşıma getir, der. Ağa hemen getirir. İsa aleyhisselam oradaki bir ağma ve kötürümü seçer. Yani dıştan baktığımızda zahiren orada insanlar içinde en son suç işleyebilecek konumdalar. Ağma olana der ki, Şu kötürümü omzuna bindir. Kötürüm itiraz eder benim ama İsa (as.) zorlayınca bindirmek zorunda kalır. İsa (as.) Dün gece de aynen böyle yaptın. O kötürümü pencereden girip oradaki altınların olduğu keseleri aldı geldi ve siz bunu falan yere sakladınız deyince Mecbur kalırlar, olayı doğrular ve sakladıkları yerden altınların hepsini çıkarırlar. Bu durumu gören çiftlik ağası,Hazreti Meryem'e, bu altınların yarısını ben size hibe edeceğim der. Ama onlar içinden tanesini bile kabul etmezler. Bu olaydan sonra İsa aleyhisselamın şöhreti artar. Hazreti Meryem o çiftlikten de uzaklaşmak zorunda kalır. Ekin biçilmiş tarladaki yerde kalan başakları toplar, un yapar, yarı ezilir, yarı ezilmez onları ekmek yapıp anne oğul yerlerdi.

Ayetin sonunda Biz onu yüksek bir yerde iskan ettik buyurdu. Şimdi anlıyoruz ki arkadaşlar. Bu bize bir işaret ki, binalarımızı mutlaka düz yere değil, yüksek dağların üzerine yapmamızı işaret ediyor. Cenabı hak biz orada onlar için soğuk su çıkardık diyor. Soğuk suyun bir tarafı nimet, bir tarafı da o dağların en yüksek yerlerinde dahi su çıkacağının işaretidir. Siz diyor oralarda iskan olun. Oralarda evinizi veya yaşam yerlerinizi tercih edin ki orada bir zaten sizin için sulara hazırladık diyor. Depremlere karşı en dayanıklı yerlerin dağ olduğunu işaret buyuruyor. Hazreti İsa aleyhisselamı yerleştirdiği yeri bize anlatarak biz insanlara bir ufuk çiziyor.

Bismillah. Subhaneke la ilma lena illa ma allem tena inneke entel alimul hakim. sadakallahul azim. sübhansın ya rab senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin. Amenna ve saddakna velhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha.


14 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör