Hayat Niçin Verildi?


ÖLÜM ECELLERİMİZ ve ÖLÜMÜ YARATAN’da, ÖLDÜREN’de ALLÂH (C.C)’DIR-2

1- Hayat niçin verildi?

Yüce yaratan bunu Mülk suresinde li yeblu vekum diyerek cevaplıyor. Yani biz sizi iptila, imtihan, deneme, sınama ve sınav için yarattık buyuruyor. Cenabı hakk'ın ezeli ilminde gaybi olarak her ne yapacağımız her bir saniyesine kadar bilinmesine rağmen bunun zuhur edip ortaya çıkması için bize hayat hakkı veriyor.

Bu sınavı nasıl kazanılır? Çok kısa ve öz olarak; Şarinin Şari Cenabı hakk'ın bir sıfatıdır ki hüküm koyan, kurallar belirleyen demektir. Batılisı da doğulusu da Ebu cehil de herkes Allah'a inanır. Ama Cenabı hakkın Rablığını kabul etmezlerdi. Yani o yeryüzüne karışmayacak derlerdi. Konumuza dönersek Şairinin koyduğu kurallara uyarak o kuralları ihlaslı olarak ifa etmek sınavı kazanmak için gereklidir. Bu kuralları kenara koyup kendi bildiğimiz hayat tarzını yaşamaya devam edersek arada da rabbimizin dediği bazı emirleri ifa etsek ne olacağını da Furkan suresinde cevaplamış Cenabı hak hebaen menfura biz onların her şeyini heba ederiz, paramparça ederiz buyuruyor. O zaman hem Şari olan rabbimizin koyduğu kurallara uyacağız hem de ihlasla ifa edeceğiz.

Peki kalbin sınavı nasıl olur? Kalbin ameli vaciptir. Yani itikaden farzdır anlamındadır. Marifetullah yani Allah'ı bilme ilmi derinliğidir. Kalp bunu tefekkür eder ki kalbin ameli de budur. Bu zaten vücuda öyle tesir eder ki insanın bütün organlarında tesirini ve etkisini gösterir.

Cenabı hak her şeyin sonunu bilmesine rağmen bizi neden sınav yapar? Esteuzibillah; El yevme nahti mu âlâ efvahihim ve tukallemune eydihim, ve teşhedu erculuhum. Bu ayeti celile 4 sure'de 6 kez geçer. O gün biz onların ağızlarını, mühürleriz elleri bize konuşur, ayakları da şahitlik eder yani insanoğlu her şeyi bile bile yaptığı halde bütün suçları işlediği halde kıyametin hesabının zorluğunu oradaki vereceği hesabın cezasını görünce yaptığını inkar edecek. Cenabı hak buyuruyor ki o diliyle ne kadar inkar etse kurtulabilmek için çırpınsa da biz diyor onun ağzını mühürleriz. Elleri ve ayakları her yaptığını anlatır. Insan yaptığı halde bile inkar ediyorsa Cenabı hak hiç imkan vermeseydi o zaman haşa biz Allah'ı zalimlik ile suçlardık. Cürmü meşhud dediğimiz yani suçüstü dediğimiz her şeyimizin delillendirilmesi için bize ömür veriliyor. İkinci olarak da sınav insanların birbirine bakarak hayırda ve şerde yarışmalarına sebep olur. Üçüncü, bir hikmeti de sınavlar insanı kemale erdirir. Bu 3 nedenden dolayı Cenabı hak hepimizi sınava tabi tutmuştur ve bu dünyaya bize bu hayatı vererek ikram etmiştir.

Ecel Çeşitleri

Cenabı hak Kuranı kerim'de 19 grup halinde eceller ile ilgili bizi bilgilendiriyor.

Birinci ecel grubu; her şeyin şahitlendirildiği alem anlamına gelen şehadet alemidir. Şehadet aleminin devamında ikinci olarak berzah alemini yaşarız. Hem şahadet hem berzah alemindeki ömür süreleri ve ölüm ecelleri 2 surede 2 ayetle geçer. İnsanın bir toprak süresi ve o sürenin bitimi eceli var. Onu su süresi takip eder yani yediğimiz bitkinin kana karışıp zürriyetin devamı için su süresi ve eceli var. Üçüncü olarak alaka süresi yani ceninin Anne rahmine yapışıp kan ile beslenme haline denir. Dördüncü evre mudga süresi ve ecelidir. Alaka bir santimetre çapında et parçasına dönüşmüştür, buyuruyor. Beşinci olarak rahim süresidir. Her birimizin rahimde kaldığı sürelerdir. Altıncı dünyaya geliş ve çocukluk süresi ve ecelimiz var. 7- Gençlik süresi ve ecelimiz var. 8- İhtiyarlık süresi ve gerçek ecel vukua gelir. Dünya yani şahadet aleminde bu 8 evreyi yaşıyoruz. Topraktan başlıyoruz ve o bitki yardımıyla gelen toprağımız sekizinci evreden sonra mezarımız olur. O toprağımız nereden alındıysa o aslına mutlaka ulaşır.

2- İnsanların Eceli Müsemması

Esteuzibillah; Ve ma kâne li nefsin en temute illa bi iznillahi kitabeden muaccele. Bu ayeti celile tam 11 surede 13 kez geçer. Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. O vadesi ile yazılmış bir yazıdır. Yani Ölümü yaratan da öldüren de Allahtır.

Ölüm ecellerimiz uzatılıp kısaltılır mı? Ömürler artmaz eksilmez fakat uzar kısalır. İkisi birbirinden çok farklı % 100 zıt şeylerdir. İlk anda birbirine benzer gibi olur. Bu uzama kısalma kuranı kerimde Nuh suresinde ayetle tescillidir. Cenabı hak eceli gelmiş bir kimsenin infaz emri verilmiş ise yani Cenabı hak o kişinin ömrünü kabzedin diye levhi mahfuzda o bilgiyi görünür hale getirip Hazreti Azrail aleyhisselama tebliğ etmiş ise infaz olur. Artık onu hiçbir şey durduramaz. Ama henüz levhi mahfuzda açığa çıkarılmamış, yazı okunur hale gelip Azrail aleyhisselam'a tevdi edilmemiş ise uzama kısalma olur. Cenabı hak bunu Nur suresinde 3 şeye bağlıyor. 1- İbadet ederseniz buyuruyor. 2-İtikâdi yaşarsanız buyuruyor. Üçüncü olarak itaatkâr olursanız buyuruyor. Bu üçünü de yaparsanız tehir ederiz yani uzatırız ya da yapmazsanız kısaltırız. Bunları yapacağımızı ya da yapmayacağımızı cenabı hak zaten ilmi ezelisinde bilmektedir.

Bir de belli şartlara bağlanmış muallak durumlar vardır. O şartlar ifa edilirse ecelimiz uzatılacak, ifa edilmezse uzatılmayacak. Cenabı hak o muallak durumları meleklerine bildiriyor veya biz insanlar için bilmemizi ona göre hareket etmemizi istiyor. Ölüme neden olan katil ilaç doktor kaza vs bunlar ölümün sebebidir. Eceli ile ölmedi, şöyle olsaydı, şu yapılsaydı ölmezdi,çok erken öldü, ani ve zamansız öldü gibi sözler insanı dinden çıkaran sözlerdir. Bunlar Cenabı hakkın eceline başkaldırmadır, isyandır.

İki ecel yoktur. Ecel tektir. İki ecel inancı yıllarca ülkemizde yayıldı. Mutezile diye sapık bir kavim bu inancı yaydı ve birçok Müslüman da buna inanmaya başladı. Şöyle olmasaydı ölmezdi gibi iki ecele inanan kişi Cenabı hakkı cahillikle itham etmiştir. Ve din dairesinden çıkmıştır. Katil kişi kastı azimetinin sorumlusudur. Taammüden bilerek tasarlayarak kasıtlı olarak adam öldürmek büyük günahtır. Mümini taammüden öldüren kimse eğer yaptığı işin günah olduğunu, haram olduğunu, suç olduğunu kabul ederse kâfir olmaz ancak Ben mümin olduğu için öldürdüm veya bunu öldürmem bana helaldir dediği anda dinden çıkar. Katil kastı azimetinden sorumlu olmakla birlikte ölümü yaratan Allah'tır. Allah öldürmedikçe kişi ölmez.

Kazayı mübrem; Cenabı hak Kaf suresinde Esteuzibillah; Ma yubeddelül kavl. Benim katımda söz değiştirilmez buyuruyor. Her sene Berat gecesinde bir yıl içerisinde olacak her şey levhi mahfuzda okunur hale getirilir. Cenabı hakkın ezeli ilminden açığa çıkarılır. Kazayı mübrem olacakların okunur hâle geldiği zaman muallak olanların hiçbirinin değişmeyeceğini bildirir.

Kazayı muallak, kesinleşmemiş musibetlerdir. Hani bir yağmur yağdığını düşünün. Üzerimizde şemsiyemiz yok o damlacıkların faydalı olanı da zararlı olanı da vardır. İşte faydalı olanlara iptiladır diyoruz. Zararlı olana da fitne diyoruz. Bunların her birisinin bize dokunması belli şartlara bağlanmış kesinleşmemiştir. Rad suresinde Esteuzibillah; Yem hulllahu ma yaşau ve yüf bitu. Allah dilediğini siler ve dilediğini bırakır, buyuruyor. Bu ayeti kerime kazayı muallakı anlatıyor. Muallak yani boşlukta bekliyor. Bazı bize fırsatlar verilmiş onları yapacak mı diye bekletiliyor. Kader Allaha teâlânın olacak şeyleri ezelde bilmesine, kaza bilinen şeylerin zamanı gelince yaratılıp vücuda gelmesine diyoruz. Eğer bir musibet kaza şeklini almadıkça yani infaz emri verilmedikçe değişebilir. O kimse iyi amel yapıp duası da kabul olursa Cenabı hak o kazayı değiştireceğini dualarımıza bağlamıştır. Bir kimseye takdir edilen bela eğer kazayı muallak ise yani o kimsenin dua sebebine bağlanmış ise dua eder iyilik eder ve kabul edilirse cenabı hak o belayı önler. Ama bu sadece duaya bağlanmıyor. Kesbimize, sebat etmemize, azimete ve kalbimizdeki sadık niyete bağlıyor. Biz bunları uygulayabilir isek musibet gelir ama çok hafif geçer. Diyelim ki o yağmur damlası gözümüze düşüp gözümüzün görmesine olumsuz etki yapacaksa kipriğimize düşerek hafif geçirir. Ya da Cenabı hak Muaccele döndürür yani tehir eder bir müddet sonraya bırakır. Kişi aynı suçu işlerse işte o zaman musibetin ikisi birlikte ona döner ama aynı suçu işlemezse o tecil edildiği sürede o musibet bir daha geriye dönmez.

Abdullah bin Ömer (ra.) Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu ifade eder, sadaka verin, hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Muhakkak ki sadaka gelen arazları, marazları hastalıkları geri çevirir. Sadaka aynı zamanda ömrünüzün uzamasına iyiliklerinin de katlanmasına vesile olur.

1200’lü yıllarda yaşamış Necmeddini Kübra Hazretleri, Mevlana Celaleddini Rumi Hazretlerinin babasını yetiştiren kişidir. Bu zaat bir gece Rüyasında Hazreti peygamberimizi görür. Peygamberimiz (sav.) buna bir taltifde bulunarak Ya ebul Cenap diye hitap eder. Bu büyük alim uyanınca bu Resulullah efendimiz bana neden Ya ebul cenap diye tesmiye de bulundu diye araştırır. Ebul cenap, dünya cazibesinden, saltanatından her türlü zevki sefasından uzak duran anlamına geliyor. Bu zat diyor ki deme ki Resulullah efendimiz bana bu emri verdi diye düşünüp artık zahidan bir hayat yaşıyor. Yaşadığı yer Harezmi şimdi yarısı Türkmenistanda, diğer yarısı Özbekistan'da bir yer. 800 yıl önce Moğollar oraya hücum ettiklerinde Necmeddini Kübra Hazretleri yetişkin talebelerini toplayarak buyurdu ki, Hepiniz acilen memleketlerine gidiniz. Evinizi toplayıp evinizden eşya almaya dahi vakit kaybetmeyin. Şarkdan yani doğudan bir ateş yayılıyor. Bu Moğol zulmü yaklaştı. Bu büyük bir fitnedir, buyurdu. O anda talebeleri Mevlana Hazretlerinin babası da dahil Efendim dua buyurun da bu bela Müslüman memleketlerinden uzaklaşsın, dediler. Buyurdu ki Bu kazayı mübremdir. Dua ile engel olunamaz. Peki siz ne yapacaksınız dediler. Burada şehit olmak isterim, dedi. Cenabı hak tarafından Benim dışarı çıkmak için iznim yoktur, dedi. Hazreti Mevlananın babasının aile efradını toplayıp Konya'ya gelmesi bu emirle oldu. Kendisinin bulunduğu yeri Moğollar bastığında kucağına doldurduğu taşlarla kendini savunmaya çalıştı. Ok atışlarıyla şehit edildi. Ancak tam vefat edeceği esnada Moğol askerlerinden birisinin alnın üzerindeki saçı sağ eliyle öyle bir tuttu ki Onu ne yıkarken, ne kefenlerken ne de kabrine indirirken elinden bir türlü alamadılar. Onunla o toprağa defin olundu.

Necmeddini Kübra Hazretleri kazayı mübrem olduğunu ne biliyordu? Çünkü öyle büyük bir velayet sahibi ki levhi mahfuzda görüp okuyabildiğinin işaretidir, şahididir. Necmettin Kübra hazretleri bu hareketinden itikad olarak bir alana da kısaca girmemiz gerekiyor. İhtiyarı cüzi yani iradeyi cüziye; Bize verilen kuvvetimizi bir şeyi yapmak veya yapmamak da kullanmaktır. Cenabı hak vücudumuzda bir güç kudret yaratır. Bu yarattığı güç kudreti bir şeyi yapmak için de yapmamak için de kullanmanın adı iradeyi cüzziyyedir. Kullar iradeyi kullanmakta serbesttir. İrade bizde bir haldir. İyiliğe kullanırsak Allahu teala iyiliği yaratır. Kötülüğe sarf edersek onu yaratır. Eğer ikisini de sarf etmez isek ikisine de yaratmaz. Kul iradeye cüziyyesini ibadete sarf ederse Allahu teala ibadeti yaratır. Günaha sarf edersek günahları yaratır. İhtiyarı işlerimiz yalnız bizim irademizle de olmaz. Allahu teala da o işi irade edip yaratmaz ise yeryüzünde hiçbir şey gerçekleşmez. Yani bizim irade ettiğimizin belki % 60 ı gerçekleşir. Niçin müsaade edilmediğini biz asla bilemeyiz.

Bunun bir hikmeti vardır. Abdullah Hakimi Arvasi Hazretleri şöyle buyurur, Kaza ve kader bir cebri mütehakkim değildir. Yani bize zoraki yaptırılan tahakküm eden emreden bir kural değildir. Cenabı hakkın ilmen bildiğini bize açıklamasıdır. İsra suresi'nin 84. Ayetinde Esteuzibillah kul kullun ya melu alâ şakiletihi. Yani her insan kendi mizaç, meşrep, temayül, kabiliyetine, fıtratına, asli tabiatına uygun iş yapar, buyruluyor.

3- Uyku Süresi Ve Eceli.

Bu da 2 surede 2 ayette geçer. Ruhumuz uyuduğumuz anda teveffi ettirilir. Bedenimizin ölmesi mevt ruhumuzun bedeni terk etmesi hali de teveffidir. İkisi farklıdır. Biz uyandığımızda uyku süresi bitirilmiş olur. Cenabı hak duyu organlarımızın ruhunu lütfeder geri verir. O zaman eceli uykumuz yani uyku süremiz bitmiş olur. Bunun süresi her gün farklı olur. Hiç kimse her gün aynı eşit derecede uyuyamaz. Her gün bize verilen uyku eceli farklıdır. Şu sebep olur, bu sebep olur, şöyle olur böyle olur, az uyuduk, çok uyuduk Bize verilen uykumuz o kadardır. Biz ne yapsak ondan fazlasını uyuyamayız.

4- Eceli Talak Ve Süresi

Esteuzibillah; Ve iza tallaktumun nisae fe belahane ecele hunne. Kadınları boşandığını ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Bu konuda tam 6 tane ayeti celile var. Aile hukuku olarak bir boşanma olacaksa o boşanmanın iddet süresi bittikten sonra 2 taraflı da o boşanma tahakkuk etmiş olur. Cenabı hak bunu talakı ecelle birleştirince şunu anlıyoruz; Bir insan dünyada kim, kiminle ne kadar süre evli kalacaksa bunların hepsi cenabı hak katında yazılmıştır. Bir kadının erkek eşi ölünce 4 ay 10 gün beklemek zorunda. Bu süre içinde nikah yapamaz yaparsa bu ayeti celili çiğnediğinden dolayı Cenabı hakkın gazabına uğrar. Adet görmeyen kadınlar için bu süre 3 ay, Hamile kadınlar da doğum yapıncaya kadardır.

5- Eceli Menfaati Hayvanat Yani Hayvana Hattan Faydalanma Süresi.

Bununla ilgili bir ayeti celile vardır. Hayvanatlardan her birimizin bir faydalanma süresi vardır. İşte o süre bitince ya öldü diyoruz ya sattık diyoruz ya hastalandı artık bize hizmet edemez hale geldi diyoruz. Veya 4 ayaklardan yenilebilen ise kesmiş oluyoruz. Halbu ki ondaki menfatlenme süremiz bitmiş oluyor. Aynı zamanda günümüze ait kullandığımız vasıtalar bunun içine giriyor. Kuranı kerim her döneme hitap ettiği için her kullandığımız deniz, hava, kara bize ait olan araçlardan ne kadar süre menfaatleneceğiz? Kaç ay bizde kalacak, o araçla nerelere gideceğiz, gittiğimiz yerdeki her çeşit rızıklandırılma ve oradaki nasiplendirilmeler tek tek kaydedilmiştir. Şimdi bir yere gezmeye gittik. Orda da birileri bize bir şeyler ikram etti. Buna ne deriz? Rızık oradaymış, gitmek zorunda kaldık. Bu yanlıştır. Cenabı hak nereye, ne zaman ve ne kadar süre ne kadar kişi gideceğimizi önceden bildiği için rızıklarımızı oraya konuşlandırır. Yani rızlkımız ordaymış diye gitmiyoruz. Gideceğimiz için rızkımız orda bulunuyor. Eğer rızık orda diye gitmiş olsak oraya irade dışı zorlanarak gitmiş oluruz.

6-Eceli Borç Yani Borcun Süresi

Bu da bir ayeti celilede geçer. Biz bir kişiye borç veya karzı hasen veririz, ikisi aynı şey değildir. Borçta süre mutlaka belirlenir. Karzı hasende süre belirlenmez çünkü o adı üstünde iyilik yapmak gayesiyle Allah için verilerek karşıdaki insanın zor gününde yardım demektir. Eğer karzı hasen yaparsak sevap alırız. Borç vermiş olursak iyilik yaparız ama sevap almayız. Burada kim borcunu ödeyecek, kim ödemeyecek, ne kadar süre geciktirecek. Bütün bunların dahi eceli süresi cenabı hakkın ilminde yazılıdır.

7-Anlaşma sözleşme süresi. Bu 2 ayeti celile de geçer. Devletler birbiriyle anlaşmalar yaparlar. Cenabı hak bunu kimin ihlal edeceğini, ne kadar süre devam edeceğini dahi kaydedip bildiğini ifade ediyor.

8-Kıtal savaş sebebiyle oluşacak öldürülme ecelleri, Diyelim ki bir savaş çıktı savaşların ne kadar süreceği, ne kadar insanın öldürüleceği Cenabı hakkın katında eceli süre olarak kayıtlıdır.

9-Cinler ile irtibat eceli, Bazı kişiler işte çeşitli yollar ve yöntemleri kullanarak cinlerle irtibat kurma, onlardan faydalanmasına da bir süre verdiğini ifade ediyor. Cinlerin insandan insanın cinlerden ne kadar hangi alanlarda faydalanacağı, ne kadar süreyle bu devam edeceği bunlar kayıtlıdır.

10-Öldürülme eceli ve müsebbibi katil, Bu da bir ayeti celilede geçer. Biz bir insanı öldürmeyi kastı azimden dolayı müsebbibi katil olduğumuz ve 2 ayeti celileyi ihlal ettiğimiz için en büyük suçu alıyoruz. Bir de cinleri öldürmeye azmettirme var ki orda da yine azmettirdiğimizden müsebbibi katil oluruz. Ha bir insan öldürülmüş ha cin öldürülmüş. Bu ecelden aynı şekilde sorumlu oluruz.

11-Gazabı ilahinin Eceli yani bitiş süresi; Bu 3 ayette geçer. Diyelim ki cenabı hak bir memleketi helak edecek O helak edilecek memleketin azabı ne kadar sürecek, nasıl olacak bunların kaydı tutuludur.

12- Yeryüzündeki ölüm ve öldürülme ecelleri; 2 ayette geçer. Cansızın süreleri, bir bardağın süresinden, bitkilerin, hayvanatın, haşaratın, virüslerin, eşyaların, fosillerin bütün bunların bir ömrü vardır. Şimdi burada halk arasındaki bir yanlışını düzeltelim. Diyelim bardak elimizden düştü, kırıldı ne deriz kırılacağı varmış, ömrü bitti, kırıldı. Tamamen yanlıştır. Halbu ki doğrusu; Bizim tedbirsizlik ve dikkatsizliğimiz nedeniyle düştü. Cenabı hak da o anda kırılmasını onayladı ve kırılma gerçekleşti.

13-Eceli ümmet ve süreleri, her milletin belli bir süresi vardır. Tarihte nice milletler gelmiş geçmiş hepsini Cenabı hak ümmet olarak, millet olarak niteliyor. Bunların ne kadar saltanat süreceği ve ne şekilde yok olacağı süresinin nasıl biteceği, yaşam sürelerinin kayıtlı olduğunu görüyoruz.

14-Eceli melekut, Şu evrendeki bilmediğimiz nice yaratılmışların belli bir süre ömrü var. Biz insanlar mürekkep varlığız. Hücreler, moleküller, atomlar hepsi birleşiyor onların birleşmesiyle bir tek insan haline geliyoruz. Biz yaratılırken bir tedricilik var. Yani safha safha kademe kademe girişte saydığımız gibi topraktan başlayan bir sıralama var. Bir de ruhaniler var, işte melâikeler ve bizim bilmediğimiz evrendeki ruhaniler. Bunlar mürekkep değildir. İsra ve Ali İmran suresinde ruhumuzun dahi tek bir ol emriyle yaratıldığını görüyoruz. Vücud tedrici yaratılıyor ama ruh sadece ol denilince oluveriyor. Bunların ömürleri bittiği anda Cenabı hak bir emriyle yok eder.

15-Eceli leyl ve nahar yani gece ve gündüzün Eceli; 3 ayette geçiyor. Gecelerin gündüzlerin uzaması kısalması, mevsimler, aylar, günler, vakitler oluşuyor. Cenabı hak bunları diyor biz kaydettik, ayarladık. Bunlar tespit edilmiş sürelerdir. O süre bitince onun da ömrü tamamlanmış olur.

16- Dünyanın ve Berzah aleminin eceli, Cenabı hak kuranımızda anlatır ki bu dünyanın ömrü kıyamet tamamlandığında bitmiş oluyor.

17-Uzaydakilerin eceli; 5 ayette geçer. Yıldızlar, galaksiler, gezegenler, dünya ay ve güneş. Bütün bunların belli bir ömrünün olduğu yazılıdır.

18. Ahretin süresi, Bir ayette geçer ki Ahiret hayatımız 12 evredir. Yani 12 semere de gerçekleşecek. Onların her birinin süreleri her bir insan için ayrı ayrıdır.

19. Eceli likaullah; Ahrette bütün hesap kitap işleri bittikten sona cennetlik ve cehennemlikler kesinleşti. Cennette ve cehennem de kapatıldı. Cenabı hakkı görme, cemalini seyretmek için de bir süre verdim diyor. Bazı kişiler her gün görecek, bazıları haftada bir, bazı kişiler de cennet hayatı süresince tek bir kez görebilecek. 19 ecel grubunu tamamladık.

Bismillah. subhaneke la ilmelena illa ma allem tena inneke entel alimul hakim. sadakallahul azim. Subhan ya rab senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki, her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin. Amenna ve saddakna velhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha

29 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör