top of page

ASULULLAH’A (sav.) SALAVAT GETİRMEK



Ahzap suresi 56. Ayette Bismillah. İnnallahe ve melaiketehu yusallune alen nebiyyi, ya eyyuhellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima. Kuşkusuz Allah ve melekleri, Nebi'ye salat ederler. Ey iman edenler! Siz de O'na salat edin. Tam bir bağlılıkla selam edin, buyuran Cenabı hak burada 3 tane noktaya işaret buyurdu. Birinci olarak sallu diyerek Peygamberime salat ediyorum diyor. Cenabı hakkın salatı 2 şekilde olur. Bir kulundan razı ve hoşnut olur ve onu rahmetiyle bereketlendirir. İkinci olarak kuluna olan muhabbetini izhar ediyor açığa çıkarıyorsa bunun adı da salludur.

Peygamberimize Neden Salat Etmeliyiz?

Cenabı hak kendisi ben salavat ediyorum, buyurarak bizim de salât etmemizi o dolaylı olarak emrediyor. Ahzap suresi 56. Ayetinin Tefsiri niteleğinde Resulullah (sav.) buyurdular ki, Bana bir defa salavat getirene Allah (cc.) 10 salavat sevabı verir. Diğer bir hadisi şerif, Cibril aleyhisselam bana gelerek rabbin sana selam ediyor. Sana bir defa tek bir kez salavat getiren kişiye Allah (cc.) 10 defa salavat getirir. 10 günahını siler ve onun derecesini 10 derece yükseltir, buyurdu. Yani 1 çarpı 30, biz bir kez salavat getirip karşılığında 1-Cenabı haktan o 10 defa salavat alıyoruz. 2-10 günahımızı affediyor. Yalnız affedilen bu günahlar tövbe etmemizi gerektiren günahlar değildir. Tövbe etmemizi gerektiren günah 125 tanedir. Cenabı hak onları tövbe etmeden affetmez. Bu 10 günah istiğfar gerektiren günahlardır. 3-Kendi katındaki manevi derecemizi de 10 derece yükseltiyor.

1-Cenabı Hakkın Salatı

Okuyacağımız salavatlar kişinin ihlasına göre değişir ve 14 alanda tecelli eder. Yani bir kısmımıza 14 alanda da nasiplendirir, bir kısmımıza da sadece birinden nasiplendirir beklide hiç nasiplendirmez. Bu kişinin ihlasına göre değişir.

Bu 14 alan nedir?

1- Rahmet tecellisi; Kuranımızda rahman ismi 57 yerde geçer.

2- Rahim tecelisi; buda kuranımızda 114 kez geçer. Mağfiret olunma, Cenabı hakkın günahın üstünü kalemle çizmesi gibidir. Bu da Kuranımızda 100 surede 234 defa geçer. Hazreti peygamberimiz şöyle, Bana salavat getiriniz ki Allah da size merhamet etsin buyuruyor.

3- Varidat veya ilham tecellisi; Mesela, Ezanı şerefimiz Abdullah bin Zeyd’in rüyasında kalbine varidat ve ilham olarak ilka olunmuştur. Demek ki salavat getiren kişiye böyle olabiliyor.

4- Şevahid tecellisi; Yani şahit olma, şahit olduğu bir olaya şahadet etmedir. Allah yolunda vatan savunmasında vefat edenlere şehit diyoruz. İşte Cenabı hak bu tecelliyi nasip ederse kişiye şahadetlik makamı nasip olur.

5-Keşif tecellisi; Başımızdaki gözlerimizden daha berrak ve daha net gören,hiçbir karanlıktan, herhangi bir dağdan veya bir duvardan etkilenmeden her şeyi görebilen kalp gözlerimiz vardır. Keşif tecellisi nasip olduğunda bunların önündeki 70 perde kalkar.

6-Müşahede tecellisi, keşif tecellisinde gördüğümüz perdeler kalktıktan sonra Cenabı hak kullarının kalplerine olan bazı zuhuratları, bazı olayların arkasındaki zuhuratları, baş gözlerine gösterir, buna müşahede denir.

7- Cezbe tecellisi; cezbe, hızlı yakınlaştırma demektir. Cenabı hak bir kulunu önce hareketlendirir, sonra süratle kendine çeker ise bunun adı cezbetmedir.

8-Kurb tecellisi; Cenabı hak cezbeyle kendine yaklaştırdığı kulunu eğer getirdiği noktada kalıcı hale gelmişse bu da kurb tecellisiyle müşerref olmuş olur.

9- Şürp tecellisi; Cenabı hak bir kulundan razı olduğu zaman gerek kalplerine, gerek ruhlarına adını kelimelerle ifade edemeyeceğimiz ilahi ikramları içirir. Bakara suresinde Bismillah, Fi kulubihumul icle… Biz onların kalplerine içirdik, buyuruyor. Buzağıya tapanlara buzağı sevgisini içirdik diyor. Bu içirilme neticesi hücrelerinin tamamı buzağı sevgisiyle o hale gelmiş ki ondan kurtulması imkansız hale gelmiştir.

Cenabı hak bir kulunu şürp tecellisiyle mükafatlandırdığı zaman ona öyle ikramlar içerir ki ilk önce rüyalarında sıklıkla su içirilmeye başlar. Arkasından süt içirilmeye başlanır. Üçüncü olarak da bal şerbeti içirilir. O zaman kemale gelmiştir.

10- Sek tecellisi; Sürekli lezzet alma yani manevi sarhoşluk makamıdır.

11- Rey tecellisi; Su, süt ve bal şerbeti içirilmeyle başlayıp sek tecellisi ile bunun sürekli hale gelmesiyle kul onları kanıksayarak manevi uyanıklık hali makamına ulaştırılmasıdır. Yani vücudun bütün hücreleri ondan doyum elde eder ki bu kulda artık manevi uyanıklık hali başlar. O kulun kalbine uykusunda bile ilkalar başlar.

12-Rabbimizin esmasının, sıfatlarının ve fiillerinin kainatta işleyişine o kolunu şahit eder. O kul artık 13 ve 14. tecelliler olan fenafillah ve vakabillah mertebelerine geçer. Fenafillah ve vakabillah kısacası şudur, Yüce rabbimiz ben bir kulumu sevdim mi gören gözü, işiten, kulağı, olurum buyurduğu kulları sınıfına girer.

2- Meleklerin Salatı

Ayeti celilede haber verdiğine göre salat getirdiler veya getirecekler buyurmuyor geniş zaman kullanarak sürekli getirirler, kullanıyor. Burada melekler üzerinden dolaylı olarak aslında bizler ikaz ediliyoruz.

3- Müminlerin Salatı

Resulü Ekrem efendimize nasıl salavat getireceğiz dersek; Ayette salat ve selamdan bahsediyor. Bu 2 özü içerir, ona dua ve etmek ve saygı duymaktır. Cenabı hak salat kelimesini 3 anlamda kullanır. Bazı yerde dua ve yalvarma olarak, bazı yerde namaz ibadet olarak, bazı yerlerde de rahmet anlamında kullanır. Salat kuranımızda tam 99 kez geçer. Cuma geceleri, bayram geceleri okunan salalar ve vefat edenleri koyduğumuz ve adına musalla dediğimiz cenaze namazı kılınan yer. Günlük yaşamımızda kendi kültürümüze girmiştir. Sala ve musalla da aynı kökten gelmiştir.

1-Rabbimizin ismini zikrettiğimiz zaman sürekli sonra celle celalühü, azimüşşan, tebarekellah gibi saygı ifadesi kullanırız.

2-Peygamberimizin ismini kullanırken de saygı ifadesi olarak da yine aleyhisselatu vesselam, sallallahu aleyhi vesellemi kullanırız. Öyle kesimler var ki gerek Cenabı hakkın ismini zikrederken gerek Hazreti peygamberimizin ismini zikrederken sıradan arkadaşıymış gibi kullanırlar. Bu kadar saygısız insanlardan ilim alınmaz. Onların ilminde bereket olmaz.

Müçtehitlerin kuranımızdan ve hadislerimizden çıkardığı hükümlere göre Allah'u teala'nın isimlerinin anıldığında tazim kelimeleriyle söylemek Farzdır. Bir müminin salat getirmesi Allahu teâlâ'dan Peygamberimizin şahsına rahmet dilemek anlamına gelir. Peygamberimiz ister hayatta olsun ister gıyabında olsun salat ümmetin ona dua etmesi demektir. Hazreti peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin duamıza salatamıza ihtiyacı yoktur. Çünkü o fahri kainat, dünyada iken imanla gideceğinin garantisini rabbimiz vermiş. Onun ihtiyacı olmadığı halde rabbimiz emrettiği için salavat getiriyoruz.

Rabbimiz 4 hikmetten dolayı bize salat etmeyi emrediyor.

1-Yukarıda saydığımız 14 tane mertebeden birisiyle mükafatlandırılmamız içindir. Peygamberimize salat ediyoruz ama meyvesi nefsimize dönüyor. Peygamberimizi sevdiğimiz için o sevginin bereketi olarak salat ve selam getirdiğimizden o bize geri dönüyor.

2-Peygamber efendimiz buyurdu ki, Allah'ın ve meleklerinin bana salât etmesi yeterli idi ama Allah (cc.) onlara, (yani biz ümmetine) sevap vermek için müminleri de buna dahil etmiştir. Rabbimizin şefkatine ve merhametine dahil olmamız için salavat getirmemiz bize emrediliyor.

3-Peygamberimize saygımızı açığa çıkarmak ona olan sevgimizi ispat etmek için yapıyoruz.

4-Tanışıklığımızı artırmak için salat getirmemiz emredilmiştir. 1.400 küsur yıl evvel vefat etmiş olan Resulullah efendimizle tanışıklığımızı nasıl artıracağız. Gelecek dersimizde bu konuyu işleyeceğiz ama bugün sadece bir maddesini söylersek;

Mahşer yerine vardığımızda Hazreti peygamberimiz trilyonlarca insanın içinde bizi alnımızdaki secde nuru ve Mahşerde ya resulullah dediğinde salavat getirenlerin dillerindeki nurdan tanıyacaktır.

Bütün bu salavatlar neticesinde Yüce rabbimiz peygamberimizin bize bir minnet borcu olmasın diye bu minneti dünyada ve ukbada iken peygamberimize öğretiyor. Cenabı hak, Tevbe suresinde Bismillah, …ve salli aleyhim, inne salateke sekenun lehum … Onlara dua et, çünkü senin duan onlar için sükunettir, buyurarak Peygamberimize emretti. Efendimiz (sav.) Minnet altında kalmamak için hayatında sürekli müminlere dua etti.

4. Müminlerin Selam Vermesi

Asr suresinin 56. Ayetinin son kısmında Bismillah …ve sellimu teslima. Teslimiyetle selam verin yani benim peygamberime sıradan bir kişiye verdiğiniz gibi selam vermeyin ona teslimiyetle selam verin, buyuruyor. Peygamberimize sordular ya resulallah selam vereceğiz ama neden rabbimiz teslimiyetle verin buyurdu, diye sordular. Resulullah (sav.) o sorular karşısında Bana salat ettiğinizde salatanızı güzelce yapın buyurdu. Ayette teslime hadisi şerifte de güzelce yapın geçiyor. İkisini birleştirdiğimiz zaman selam verirken büyük bir tevazu ile böyle vücudumuzdaki hücreler ürpererek selam vermek işte teslimiyet ve güzelcenin anlamı budur. Öyleyse kalbimizden huzurlu bir hal ile selam vermemiz lazım. Kalbimiz uyanık olmalı ve dilimizin ne söylediğini düşünerek söylemeli.

Efendimiz (sav.); Cebrail yanıma geldi ve müjde olarak Allah (cc.) buyuruyor. Ümmetinden sana bir defa salavat getirene ben 10 defa rahmet ederim. Ümmetinden sana bir defa selam edene ben 10 defa selam ederim. Rabbimiz Yasin suresi 58. ayetinde Selamun kavlen min rabbin rahim, buyurarak manen selam veriyor. Yeter ki tevazu ile teslimiyetle, kalp huzuru ve kalp uyanıklığı ile zihin dağınıklığı olmadan yapalım. Hadisi şerif devam ediyor. Ben bu müjde gelince şükür olarak secdeye kapandım, buyurdular. Demek ki gerek dünyevi gerek uhrevi bir nimet verildiğinde 2 rekat şükür namazıkılmalıyız. Eğer onu kılacak zamanımız yoksa en azından şükür secdesi yapabiliriz.

Büyük fakih İmam Tahavi, Peygamberimiz her anıldığında salavat etmek üzerimize farzdır diyor. İmamı kerhi de hayır ömür de bir kere söylemek farzdır, diyerek bizi rahatlatıyor.

Abdullah ibni Mesud buyuruyor ki, Kişi namazda tahiyata oturunca önce Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme salavat getirir, sonra da kendisi için dua eder. Bunu biz tahiyyat okuyarak yapıyoruz. Esselamu aleyke eyyühenne diyerek peygamberimize salavat getiriyoruz. Esselamu aleyna diyerek de kendi nefsimize dua etmiş oluyoruz. Onun için namazda tahiyyat okumak vaciptir. Yine namazda salli barik dualarını okumak müekked sünnettir. (Şafiilerde farzdır).

Peygamberimizin meşhur olan 5 tane adı vardır. Meşhur olmayanları da eklediğimizde bu sayı 150 nin üzerindedir. Muhammed ismini duyduğumuz zaman salat sorumluluğumuz başlar. Diğer isimlerinde bu sorumluluğumuz yoktur. Bu ismi duyduğumuzda en kısa olarak aleyhisselam dediğimiz zaman ona selam olsun demiş oluruz. Bu salavat yerine geçer. Sallallahu aleyhi vessellem dersek Allah'ın salat ve selamı ona olsun demiş oluruz. Bu da geçerlidir. Aleyhisselatu vesselam dediğimiz zaman ise Allah'ın hem salatı hem selamı ona olsun demiş oluruz. Dilimizi hangisine alıştırmışsak onu söyleyebiliriz. Bir sohbet meclisinde sürekli peygamberimizin ismi geçse birini dedikten sonra sohbet bitinceye kadar yeterli olur.

Hazreti Lokman (as.), Hazreti Meryem (as.), (Bizim ehli sünnetin ikinci imamına göre Hazreti Meryem peygamber olarak kabul eder.) Hazreti Hızır (as.), Hazreti İskender-i Zülkarneyn (as.) peygamber olup olmadıkları ihtilaflı olan kişilerdir. Bunların ismini duyduğumuzda da Ya radiyallahu anha ya da aleyhisselam demeliyiz. Ashabi kiram efendilerimize ve Tabiin efendilerimize Fıkıhta buna Teraddi denir.

Teraddi, yani onları zikrederken radiyallahu anha diye zikredip dua edilecek. Evliya ve alim olanlar için de Rahmetullah veya rahimehullah kullanılır.


5- Peygamberimizin adını bir yere yazarken isminin her geçtiğinde bir parantez açıp aleyhisselatu vesselam, sallallahu aleyhi ve sellam kullanmayıp direkt yazıp geçmek tahrimen mekruhtur, istiğfar etmemiz gerekir. Resulullah (sav.) buyuruyorlar ki, Kim bir kitapta bana salavat getirirse benim adım o kitapta yazılı olduğu sürece onun salatı devam eder. İşte yukarıdaki mekruhtur ifadesi bu hadisi şerife dayanarak çıkmıştır.

6- Ezanı şerifi dinlerken Peygamberimizin adını duyunca salavat getirilir. Müezzin, Eşhedü enne muhammeden Resulullah dediğinde başparmaklarımızın üzerindeki tırnakları göz kapağımızın üzerine koyuyoruz. Öpülmesi veya sürülmesi ihtilaflıdır. Fakihlerimizden Kuhistani rahmetullahı aleyh Onun göz kapaklarının üzerine koyup, ardından da rabbim duyduklarımdan beni faydalandır demek müstehaptır buyurur.

Hz. Adem aleyhisselam cennette iken bir ağacın yapraklarında peygamberimizin adını görünce unutmamak için bu sünneti işlemiştir. Cibril emin peygamberimizi bu konuda bilgilendirmiştir. Peygamberimiz de bunu uyguladığı için bize de müstehab olmuştur.

7- Ezan bittikten sonra az vesile duası dediğimiz ezan duasını okuruz. Rabbimizin ona vaadettiği makamı mahmudu vermesi için okuyoruz. Bu ezan duasını okumak da bir salattır. İnşaallah o salatin bereketini ahrette göreceğiz. (Allâhümme Rabbe hâzihi’d-da’veti’t-tâmmeh ve’s-salâti’l-kâimeh, âti Muhammeden el-vesîlete ve’l-fazîlete ve’d-derecete’r-rafîah. Veb’ashü makâmen mahmûdeni’llezî va’adteh İnneke lâtuhlifü’l-mîâd.)

8- Abdeste başlarken ve bitirince de mutlaka salavatlar getireceğiz. Peygamberimiz (sav.) salavat getirmeyenin abdestli muteber değildir, buyuruyor. Yani Abdesti geçerli fakat ibadete dönüştürüp ondan sevap alamıyor.


9- Gerek mescitlere gerek camilere girerken önce salavat getiririz. Ardınca da önceki derslerimizde öğrendiğimiz 5 duamızdan üçüncüsü olan

Allahümme‘ftah lî ebvâbe rahmetike ("Allah‘ım benim için sonsuz rahmetinin kapılarını aç) duasını ederiz. Bir yolda giderken dahi cami gördüğümüzde salavat getirmemiz üzerimize bir haktır.

Bismillah Allahumme ya musarrife’l- kulüb! İsrif kulübena sebbit kalbi ala taatike, Allahumme ya musarrife’l- kulüb! İsrif kulübena sebbit kalbi ala taatike, Allahumme ya musarrife’l- kulüb! İsrif kulübena sebbit kalbi ala taatike. El fatiha.

20 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page